KABİNEDE YİNE KRİZ

Hükümetin HP’li bakanları Kudret Özersay ve Ayşegül Baybars, Lapta’da 5 yıldızlı otel projesine ait Casino işletme iznini rehin aldı. Özersay ve Baybars, Maliye Bakanı Amcaoğlu’nun onayladığı 5 yıldızlı otel projesine ait Casino işletme izninin yenilenmesini imzalamayı reddedince hükümette bir kriz daha çıktı.

Hükümetin HP’li bakanları Kudret Özersay ve Ayşegül Baybars, Lapta’da 5 yıldızlı otel projesine ait Casino işletme iznini rehin aldı. Özersay ve Baybars, Maliye Bakanı Amcaoğlu’nun onayladığı 5 yıldızlı otel projesine ait Casino işletme izninin yenilenmesini imzalamayı reddedince hükümette bir kriz daha çıktı.

Maliye Bakanlığı’na yapılan başvuruyla 55 bin Euro karşılığında 8 yıldır her yıl yenilenen izin, hükümetin HP’li bakanları Kudret Özersay ve Ayşegül Baybars tarafından yasadışı bir şekilde engellendi. Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu’nun, yıllardır yenilenen iznin, Bakanlar Kurulu’ndan iki bakan tarafından imzalanmayacağı şekilde bilgi verdiği öğrenildi.

Özersay ve Baybars tarafından hiçbir sebep gösterilmeden reddedilen izinle ilgili yasalar açıkça çiğnendi. Star Kıbrıs ve Ada TV’nin imar planındaki yayınları nedeniyle iki bakanın Safa Grup’a karşı yürüttükleri husumet, anayasanın da açıkça ihlali anlamına geliyor.

ALİ ÖZMEN SAFA’DAN TEPKİ

Star Kıbrıs Medya Grubu Başkanı Ali Özmen Safa, yaşananlara tepki göstererek şunları söyledi:
“İki bakan, Kalkınma Bankası’nı kullanarak Ada TV’yi kapatmaya çalıştı ama başaramadılar.

İmar planı sürecinde İskele Kalecik’te 1500 konutluk proje için Dubai bankasından 40 milyon dolarlık finansı getirmemde köstek oldular.

Yine Kalecik’te imar adaletsizliğiyle 90 milyon dolarlık otelin bitmesine de köstek oldular. Alayköy’de yapmaya çalıştığım bir yatırım yine İçişleri Bakanlığı tarafından engellenmeye çalışıldı.

Şimdi de Lapta’da 50 milyon dolarlık otel projesini engellemeye çalışıyorlar.
Bu yatırımlardan sadece ben değil, yerli halk da fayda görecek. Bu düşmanlığın nedenini anlayamıyorum.

Yetkilerini açıkça suiistimal eden Özersay ve Baybars, hukuku, yasaları, anayasayı ayaklar altına alıyor.

Bizim kazanılmış haklarımız var. Hiçbir imtiyaz, ayrıcalık istemedik. Sadece haklarımızı istedik.

Biz bu ülkeye hizmet ettik. 2004’ten önce emlak sektöründe bu ülkeye yapılan ambargoyu tek başıma deldim. 40 inşaat şirketini Londra’da götürerek emlak fuarında Türk köyünü kurdum. İnşaat sektörü Kıbrıs’ta böyle patladı. Bu hizmetlerimizi Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer de her fırsatta dile getirir.
“İnşaat sektörü Ali Özmen Safa’ya çok şey borçlu” der. Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur da bu hakkımızı her zaman teslim eder. Zamanın Başbakanı Soyer, “Ali Özmen Safa, Kıbrıs sevdalısıdır” diye demeçler vermiştir.

YETKİSİNİ SUİSTİMAL ETTİ

Ancak biz ülkeye bu hizmetleri yaparken, yaptığımız her yatırımda bize köstek olunması son derece üzücü. Karşılığı bu olmamalıydı. Ali Özmen Safa kimdir? Kıbrıslı bir Türktür. Bizim kabahatimiz nedir? Bize söylesinler. Bizim kabahatimiz bu ülkeye yatırım yapmak mı?

Yoksa sahibi olduğum, medya kuruluşları Ada TV ve Star Kıbrıs’ın yaptığı doğru ve tarafsızlık habercilik nedeniyle cezalandırılıyor muyum?

Ben bu ülkeye gelmeden önce zaten kendimi ispatladım. Kıbrıs’ta yaptığım yatırımın çok daha büyüklerini İngiltere’de yaptım. Londra’da halka açık bir şirket kurarak başarımı ispatladım.

Sayın Baybars, Meclis’te benim adımı kullanarak hakarette bulundu. Kendisine çağrıda bulundum. ‘Beni dava et’ dedim. Etmedi. Şimdi ben ona dava açtım. Ayşegül Baybars, yetkisini suiistimal ederek Meclis kürsüsünü kullandı. Meclis’i hiçe saydı. Şimdi de yasaları hiçe sayıyor. Meclis’teki dokunulmazlık, orada söz hakkı olmayan vatandaşa karşı geçerli olamaz. KKTC tarihinde Meclis kürsüsü hiçbir zaman hiçbir siyasetçi tarafından vatandaşa hakaret için kullanılmadı. Bana hakaret edip suç duyurusunda bulundu. Ben da bana dava aç dedim. Ama açmadı. Çünkü benim öyle bir suçum zaten yok. Ben ona dava açtım. Bu bir ilk olacak. Yapması gereken kürsü dokunulmazlığını bu davada kullanmamaktır.

İmar planı sürecinde sahibi olduğum Star Kıbrıs ve Ada TV’nin yaptığı haberlerin hepsi de doğruydu. Bir yayın organın da vazifesi budur. Benim talimatımla yayın yönetmenim yayınında, Sayın Baybars’ı davet etti. ‘Bu yayınların hangisi yanlış söyleyin’ dedik. Eğer bunu ispatlarsa gazeteyi ve TV’yi kapatmaya hazır olduğumuzu söyledik. Bizim yaptığımız doğru haberlerdi. Zaman gösterdi ki, imar adaleti olmadığından dolayı bu imar planı da imzalanmadı.”

Bu haber 290 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER