Kristal mi çocuklar?!

Ben çocukken annem sıkça Allah’tan bahsederdi.
Ben çocukken annem sıkça Allah’tan bahsederdi. O’nun bizi yarattığından, O’nun bizi çok sevdiğinden, bize karşı cömert ve bağışlayıcı olduğundan. Annem böyle anlattıkça ben mest olur; “Nolur devam et, anlat” diye ısrar ederdim. Çocukluk bu ya arada haşarılığım, söz dinlemediğim zamanlar da olurdu. İşte o zamanlarda çok sevdiğim yaratıcının; öfkesinden, cezasının ağır olacağından bahsedilince dinlemek istemez, kaçacak yer arardım.
...
Ben büyüdüm merakım küçüldü. Büyüdükçe sorularım azaldı. Yakasından paçasından tutup babama; “Allah neden ölmez” demez oldum. Çocukken anlamaya çalıştıklarım önemini yitirdi. Her yeni gelenin aynı merakla sorular soruşuna; yaşama bu sorularla bağlanışına ve bir süre sonra anlatılamayan konularda savrulmuş çocuğun büyüyüp boşvermişliğine şahit oldum.
...
İnsanın en akıllı çağı çocukluk çağı olsa gerek, her şeyi merakla incelediği, sorguladığı çağı. Benim iki kızım var küçüğü henüz başlamadı sorulara. Büyük kızım üç yaşında ve bu yaşına gelene dek, dolap içlerine kadar her şeyi defalarca sormuştur. Yağmur yağar, niye yağıyor anne? Köpekler kedilere dalaşır, neden anlaşamıyorlar anne? Bir insan ölür, insan nasıl ölür anne? Yeni bir bebek doğar, peki ya ben nasıl doğdum anne? :) Daha böyle yüzlerce soru. Aslında çoğu felsefik, varoluşsal sorgulama. Ve tümü bana; ötelediğim arayışımı hatırlatan sorular.
...
Dincilikten bahsetmiyorum en temel hakikatten yaratıcının varlığından, O büyük gücün küçük bir çocuğa korkutulmadan, sevgiyle muhabbetle tanıtılmasından bahsediyorum. Mesela var oluş sebebimizi, bu dünyadaki arayışlarımızı, amacımızı, dünyada yok olup başka bir evrende yineleneceğimizi, basit cümlelerle kendi felsefemizce doğru anlatabildik mi? Yoksa kristal -indigo- çocuk olarak adlandırılan; herkesin masum bir çocuğa yüklenen art niyetli misyonlara göz yumup, tebrik ettiği Atakanlar mı türüyor?
...
Bütün canlıları, tüm gezegenleri, aklımıza gelen herşeyi var eden yaratıcının, dünyaya henüz teşrif etmiş olan, ürkek ve bir o kadarda meraklı çocuğunuza nasıl anlattığınızı bilmek isterdim. Çünkü fasülyeyi dahi müthiş bir heyecan ve merakla soran çocuğunuzun, bir gün yaratıcısını ve yaratılışını da soracağını biliyorum.

Bu haber 276 defa okunmuştur

:

:

:

: