Suriye’de görev tamam mı?

Evet, Suriye’de görev tamam demeyi bilmeli.Suriye giderek Uluslararası iişkilerdeki temelleri kavrayamayanlara çok pahalı bir ders oluyor.
Evet, Suriye’de görev tamam demeyi bilmeli.Suriye giderek Uluslararası iişkilerdeki temelleri kavrayamayanlara çok pahalı bir ders oluyor.
Esad’ın kendi iktidarını koruması için vatandaşlarına yaptığı baskılar, önce dünyanın Esad’ın antidemokratik yönetimine tepki koymasına neden oldu.
KOALİSYON GÜÇLERİNİN MÜDAHALESİ
Bu tepkiyi yönetmek için oluşturulan Avrupalı ve Amerikalı silahlı koalisyon güçler ve Türkiye, ‘’düşmanımın dostu işime yarar’’ diyerek Suriye’de yarattıkları paramilitarist güçlerin terörden şiddete kadar parçalar olduğuna göz yumdular. Hatta her biri kendi malı teröriste ve katillere maddi katkı yapmayı maharet gördüler.
Kafa koparan cihatcılar, radikal islamcılar, İŞİDler, ve bir sürü terör örgütü böyle oluştu. Hem de teröre doğrudan ve dolatlı destek veren sözde demokrasi savaşcısı ülkeler eli ile.
Ateşi körükleyenler bırakın Esad rejimini cezalandırabilmeyi yangını kendi evlerine, kendi ülkelerine taşıdılar.
Her ne kadar da. Avrupalılar aslında Süriye’de iki kötü taraftan birini seçmelerinin Suriye halkına ve kendilerine felaketlerden başka bir getirisi olmadığını ergeç anlayıp anlamlı çıkış stratejilerini uygulayabildiklerini düşünüyorlarsa da, Suriye hamlesinde ta baştan beri Suriye’deki Şişman Kadın’ın Rusya olduğunu idrak edememenin bedellerini ödemeye devam ettiler.
AMERİKA-TÜRKİYE OPERASYONLARI
Koalisyon güçleri olan Avrupalıların çekilişi sonrası Amerika ve Nato müteffiki Türkiye bu paramilitarist örgütleri temizleyip Süriye’de büyük ağabeyliğe ortak olmak için birlikte el ovuştumaları da Esad İktidarına, Rusya ile birlikte Suriye topraklarının neredeye tümünde otoriteyi altın tepside devretti.
Fırat Kalkanı ve diğer TSK operasyonları çatışma teatrelinde en fazla Rus ve Suriye güçlerine askeri üstünlük sağladı.
Sınır güvenliği ve mülteci sorunları üzerine kurulan Türkiye dışpolitikasından Amerika mükemmel yararlanarak Türkiye’yi birlikte yarattıkları ateş içinde bırakarak şanlı çıkışını yaparken, Rusya ‘da tam kendi siyasetini güçlendirecek hamleler ile Türkiye’nin rolünü kule gözcüsü ve sınır ötesi devriye takım arkadaşlığına modife etti
RUSYA – TÜRKİYE HAMLELERİ
Rusya böylelikle başlangıç yıllarındaki pasif görüntüden, tavlacılar karşısında santraç oynayan usta rahatlığı ile bütün atları,kaleleri, papazları devip kraliçeyi çığlık çığlığa bırakarak Kıral’I emanate aldı.
Türkiye’nin bugün Suriye içerilerinde, Suriye Devlet güçlerine karşı ufacık kulelere sıkışmasının hikayesi de bu.
Dar sınır şeridi dışında herhangi bir Suriye toprağında Türkiyenin askeri varlığının ne stratejik, ne meşru ne de başka bir anlamı var mı anlamak, anlatabilmek aartık mümkün değil.
Ne Afrin, ne Fırat Kalkanı, ne Barış Pınarı bu son hamlelerden sonra kimseyi aktör yapamaz, mülteci akışını durduramaz, Esad iktidarına zarar veremez.
Doğruları geçerli bilgilere dayalı analizlerle, edinilmiş deneyimlere aftederek konuşanların afaroz edildiği bir ortamda belli ki TC Dışpolitika ve Savunma mühendislerinin yararlanabilecekleri kaynaklar da tüketmektedirler.
Şiddet sadece şiddet doğurdu, ateş kocaman yangınlara dönüştü. Suriye’ye yaptığı karmaşık ve zikzaklı müdahalelerden Türkiye, ne çıkar beklerdi bilemem ama, bu yangınlar çoktan kazanılması hedeflenenleri de yakıp kül etmiş gibi görünüyor.
Eğer Türkiye’nin gözü ve hedefi bir miktar Suriye toprağı değilse, tamamı ile sınır güvenliğine yönelip Suriye’de yetiştirilen canavarların önünü kesmelidir.
Türkiye’deki milyonlarca Suriye göçmeninin insani sorunlarını da erdem ve ispatlanmış benzeri başarılardan yararlanarak çözmeye çalışır.
5 Nisanda’ki Türkiye, Almanya, Rusya ve Fransa dörtlü zirvesin de ajandası herhalde buna parallel olacaktır.
Taraflar Suriye’nin toprak bütünlüğünü güvenceye alırken, Türkiye’ye de kendi sınır güvenliğini gözetmesini destekleyerek hem Türkiye’ye bu girdaptan gururu kırılmadan çıkma fırsatı verecekler hem de göçmen sorununu insani değerlerle yönetmesine maddi destek sağlayacaklar.
NOT Bu yazı kaleme alındıktan sonra Idlib teki saldırıda 33 Türk askeri şehit oldu.

.
Bu haber 4706 defa okunmuştur

:

:

:

: