Tüm zengin ve yoksullar ölüm karşısında eşitlendi

İnsanlık birer birer eksilirken televizyon ekranları artık mali piyasaların rakamlarını değil, ülke ülke kayıp sayısını veriyor….
İnsanlık birer birer eksilirken televizyon ekranları artık mali piyasaların rakamlarını değil, ülke ülke kayıp sayısını veriyor….
New York Times, krizin 18 ay daha süreceğini yazarken, İngiltere’de 250 bin, Amerika’da 1 milyon kişinin ölebileceği iddia ediliyor…
Doğu’nun acılarını, hastalıklarını, gözyaşlarını bugüne kadar görmezden gelen Batı, bugün birer birer eksilen insanlarıyla korku içinde nerede hata yaptığını sorguluyor...
Avrupa, belki de ikinci dünya savaşından bu yana görmediği bir tehlikeyle karşı karşıya kalmanın şaşkınlığı içinde farklı yöntemlerle krizden çıkış yolunu arıyor...
Virüsle mücadelede düşen ilk kale olan İtalya’daki durum, insanlığın çaresizliğini gözler önüne seriyor…
Televizyonlardaki haber bültenleri, düne kadar uzaya çıkan, ayda yaşam düşleyen insanlığa ellerini nasıl yıkaması gerektiğini anlatıyor…
Dün birbirlerine karşı sınırlarını kaldıran Avrupa Birliği, bugün gelecekte var olacak mı diye tartışmaya açılıyor…
Avrupa’da serbest dolaşımı sağlayan AB pasaportu, coronavirüs günlerinde kağıt parçasında öte bir anlam taşımıyor…
Doğu’nun cenaze törenlerini uzaktan konforlu evlerinden izleyen Batı, bugün kendi evinden kalkan cenazelerde ağlamaya bile utanıyor...
Çünkü bugüne kadar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” mantığıyla dünyanın hepimize ait bir gezegen olduğunu unutan Batı felsefesi, ciddi bir biçimde sorgulanıyor…
Bu dünyada kurtuluşun ancak “ben değil biz” diyerek olacağını yeni yeni anlamaya başlıyor…
Kısaca dünya ciddi bir özeleştiri sürecinden geçiyor...
2008’de yaşadığı ekonomik krizin ardından dünya nasıl yeni bir düzen kurduysa, bugün de aynı süreç yaşanıyor.
Kapitalizm krizden sonra yeni kurallarını belirlemek için kafa yoruyor.
Zira bu süreçten sonra hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmeyeceğini artık bütün dünya biliyor…
Ekonomiden toplumsal yaşama bütün kurallar, tek tek yeniden yazılıyor…
Artık Afrika’nın en ücra noktasında açlık ve salgından da, Uzakdoğu’da yaşanan hastalıktan da sorumluyuz…
Bugün bize binlerce kilometre ötede çıkan yangının, yarın bizim evimizi yakacağını artık hepimiz çok iyi biliyoruz.
Ünlü İngiliz yazarın 450 yıl önce yazdıklarını, Avrupa bugün yeniden okumak zorunda kalıyor…
Ne diyor John Donne?
“İnsan ada değil ama bütün de değildir tek başına… Ana karanın bir parçası, okyanusun bir damlasıdır… Bir insanın ölümüyle eksilirim ben… Çünkü parçasıyım insanlığın… İşte bu yüzden, çanlar kimin için çalıyor diye sorma… Çanlar senin için de çalıyor…”
Düne kadar yoksul dünyada çalan hiçbir çanı duymayan zengin Batı, bugün aynı gök kubbenin altında bir arada yaşamak zorunda olduğumuzu fark etti…
Çünkü tüm zenginler ve yoksullar, ölüm karşısında eşitlendi…

Bu haber 986 defa okunmuştur

:

:

:

: