Virüs unutturmasın!

Dünyayı pençesine alan Korona Virüsü sayesinde, onunla yatıp onunla kalkıyoruz. Bu insan oğlunun vazgeçilmez karakterlerinden biri olsa gerek.
Dünyayı pençesine alan Korona Virüsü sayesinde, onunla yatıp onunla kalkıyoruz. Bu insan oğlunun vazgeçilmez karakterlerinden biri olsa gerek.
Bir halk tekerlemesi var. Korku miskindir diye.
Evet dünya insanlığını miskine çeviren bir virüsle karşı karşıyayız.
Bunun ciddiyetini ve tehlikesini algılayanlar var. Algılamayanlar var.
Bu sınıfın içerisinde maalesef bizim halkımızdan da olanlar var.
İşin feciatını ve ciddiyetini bizde de bazı kesimler daha kavrayamadı.
Eskiler bu durum karşısında. “Ma oyun zannedersiniz “ derlerdi.
Evet bazıları için bu korkunç olay bir nevi oyun olarak algılanmıştır maalesef.
Kısmi sokağa çıkma yasağında. Toplu sohbetlerin olduğu mekanlara rastlanmaktadır.
Bu virüs öyle bir şey ki bu işi yapanlara, zararı kendilerine de diyemeyiz. Çünkü zararı tüm topluma şamil olmakta.
Bu virüsten önce insanlığın baş belalarından biri olan kanserdi. Bu hastalıktan dünyada her sene ölenlerin sayısının haddi hesabı yok. Bunun bir teselli kaynağı ise, bulaşıcı olmaması.
Ülkemizde kanser nerede ise her konutta bir vaka haline geldi. Korona çıktı geldi. Kanser gölgesinde kaldı.
Korona ile ilgili gerek sağlık ve gerekse alınan diğer tedbirler sonucunda. Kanserden mustarip olup tedavi gören hastaların. Korona virüsü nedeni ile Devlet Hastanelerinin, Korona hastanelerine çevrilmesi karşısında. Bu hastalar ve yakınları çok sıkıntılı zamanlar geçirmektedirler. Bir de ailelerin maaşlarında kısıntıya gidilmesi. Kanser tedavi ve bakımlarının özel hastanelerde paralı yapılması sonucunda. Bu aileler çok ciddi mali sıkıntı içerisine girmişlerdir.
Kanser hastalarını ve ailelerini rahatlatıcı önlemlerin alınması gündeme getirilmeli ve çözüm üretilmelidir.
Unutmayalım ki sağlık giderleri, gerek maaş ve gerekse emekli maaşları ile karşılanacak boyutları çoktan aşmıştır.
Hele hele emekli maaşıyla bunu karşılamak namümkün.
Bir de maaş kısıntısından sonra imkansız.
Kanser Derneği Başkanı Sn. Kocaismail’in sesine kulak verilsin.
Korona salgınına gerekli önemi verelim.
Bunu yaparken de Kanseri ötekileştirmeyelim.
Efendim dünyanın ve bizim de konumuz Korona.
Tüm insanlık, Süper güçlerde dahil. Bu virüsü ortadan kaldırmak için nerede ise birbirleriyle yarış halinde.
Geçmişte dünyayı titreten salgın hastalıklarda olduğu gibi bu virüsle de insan oğlu baş edecektir. Buna kimsenin kuşkusu olmasın.
Dünya her zamanki gibi dönmeye devam edecektir.
Dünya dönmeye devam edeceğine göre. Tarih de devam edecektir ve devam etmelidir.
Geçen gün yeni bir aya girdik. Nisan ayına.
Bütün ayların giriş sayısı birle başlar.
Nisan ayına da tabii olarak birle girdik.
Yani 1 Nisanla.
Bir Nisan dünyada şakalaşmanın günü olarak anılır ve şaka yapılır.
Bu dünya insanları açısından, bu özelliği ile tarihe geçen bir gün.
1 Nisanın Kıbrıs Türk Halkı için ayrı bir yeri olan ve tarihe kara harflerle geçen çok özel bir günüdür.
1 Nisan 1955 ‘te, çok önceleri hazırlıklar yapılarak. Teknelerle kaçak yollardan adaya silah, mühimmat ve donanım sağlanarak. Adanın Yunanistan’a bağlanması olan Enosis’in gerçekleşmesi için, Emekli Yunan albaylarından olan Grivas’ın başkanlığında bir terör örgütü oluşturuldu. Bu terör örgütünün ismi de EOKA olarak belirlendi.
Bunun açılımı ise : ETHNİKİ ORGANOSİS KYPRİON AGONİSTON . Türkçesi : Kıbrıslıların Milli Mücadele Örgütü.
Eoka mensuplarının tümü Rum olduğu halde. Örgütte Kıbrıslı Türklerin de olduğu zehabını yaratmak için bu aldatmacaya girişerek. Sanki örgüt içerisinde Kıbrıslı Türklerin de var olduğu yutturmacasını dünya kamuoyuna sundular.
Bir süre dünyayı aldattıklarını sandılar. Bunun sonucunda.
Kıbrıs’ta da etnik olarak yaşayan bir Türk Halkının olduğunu dünya görmüş oldu.
EOKA İngiliz yönetimine karşı başlatmış olduğu ENOSİS hareketi karşısında. Enosise karşı olan bir Kıbrıs Türk Halkı ile karşılaştılar.
Vay sen misin karşı çıkan.
Silahsız masum zavallı Türkler EOKA’ cı teröristler tarafından öldürülmeye başlandı.
Kıbrıs Türk Halkı, sahipsiz ne yapacağının telaşı ve umutsuzluğu içinde idi. İşte bu umutsuzluğu umuda bağlayan ve EOKA hareketini etkisizleştiren. Kıbrıs Türkünün bağrından doğan ve onu varoluş mücadelesi sonucuna götüren TMT’nin sahaya inmesi oldu.
Bu kuruluş yıldönümünde, Korona sayesinde pek EOKA terör örgütüne değinilmedi.
Bendeniz. Değinmek istedim.


Bu haber 1686 defa okunmuştur

:

:

:

: