Size ve virüsünüze inat yaşayacağız

Neredeyse bir aydır yarattığınız VİRÜS'le boğuşuyoruz. Yalnızlığımız, güçsüzlüğümüz ve bir ömür fedakarlığımız size yetmedi.
Neredeyse bir aydır yarattığınız VİRÜS'le boğuşuyoruz. Yalnızlığımız, güçsüzlüğümüz ve bir ömür fedakarlığımız size yetmedi.

Kanallarda ahkam kesen bazı doktorlardan, çok bilmiş konuşmacılardan illallah geldi. Zaten 65 yaş üstü kişilerin bir sürü hastalığı varmış. Neredeyse ilaçları onlar için kullanmayın, yazık oluyor anlamına gelen konuşmalar... Bir sürü zırva...

Allah aşkına biz size çok mu yük olduk?
Gözünüze mi batıyoruz?
Bakın Allahın verdiği ömrü sizin virüsünüz bile alamaz ona göre...

Bizim de büyüklerimiz oldu.
Onlara veda ederken ' Keşke birkaç gün daha yaşasa..'
' Birkaç saat daha nefes alsa ...' diye dualar ettik...
Ancak çok acı çekiyorlarsa ' Allahım acısını dindir...' diye yalvardık...

Bu kadar terbiyesizlik olamaz gerçekten...
Sizin çocuklarınız sokaklarda yaşlıları itip kaktı, hakaretler etti...
Bekleyin de görün, size neler yapacaklar?
Bu iş parayla değil sırayla...

Gerçekten çok üzülüyorum. Elbette çoğunuzun böyle düşünmediğini biliyorum, sinek küçük ama mide bulandırıyor, değil mi?

Çok şükür bizim çevremizde böyle sözler hiç duymadık...
Çocuklarımız günde beş kere arıyorlar, sıkılıp üzülmeyelim diye destek oluyorlar...
Bir şeye ihtiyacımız var mı diye soruyorlar.

Telefonlarımızı bir telaşla açıyorlar, acaba bir şey mi oldu diye...
Azıcık neşesiz konuşsak ne yapacaklarını şaşırıyor.

İNSAN denilen yaratıklar, duygu yoksunu olarak aranızda geziniyor ne yazık ki!

Biz eski toprağız, bünyemiz sağlamdır.
Ruhsal ve bedensel olarak kendimize ÇOK İYİ BAKIYORUZ...
Biz ne BADİRELER ATLATTIK...

Hiç heveslenmeyin size inat YAŞAYACAĞIZ....

😄👏😄👏😄👏😄👏😄👏😄👏

YAŞAM ENERJİSİ...

Yaşamın içinde bizim davranışlarımıza göre hareket eden bir enerji olduğunu biliyorum.

Kimse çekildiğiniz köşede sizi aramaya kalkmaz.

İstediğiniz şeye doğru siz hareket ederseniz, istediklerinizi daha kolay elde ettiğinizi göreceksiniz...

GÖNÜL BAHÇEM

Yaşamı
Dedemin marangoz rendesinde tanıdım.
Hiç taze tahta kokusu duydunuz mu?
Ne güzel kokar! ..

Büyükannemin katmerli karanfilleri
Hala düşlerimdedir.
Akşam sefaları yaz ikindilerinde
Yaşama kulaklarını uzatır..

Uyku çiçekleri uykuya hazırlanır.
Bir solucan siner toprağa
Usul usul....

Tırtıl boylu boyunca
Dut yapraklarındadır.
İpek ipek örülür zaman
Dal uçlarında....

Ayşe TURAL

HAYATIN YIRTIK CEBİNE..

Hayatın YIRTIK cebine
hayallerimi dolduruyorum...

Yola çıkıyorum sonra
Yaşam ormanında
dökülüyorlar birer birer...

Derken bir KURT
çıkıyor karşıma...

Hayallerime baka baka
dönüş yolumu buluyorum...

Ayşe TURAL

BAHAR KADINLAR

Baharın başlangıcından, tatlı bir nisan sabahından merhabalar sizlere...

Nedense böyle sabahlarda pencerenizi açtığınızda, balkona çıktığınızda, bahçeye yürüdüğünüzde farklı bir hava vurur yüzünüze...

Ilık ılık, tatlı bir bahar havası... Mis gibi çiçek kokusu, taze ot kokusu gelir burnunuza kadar...

Kuşlar bile sanki bir başka öter. Güneş, birkaç beyaz bulutla süslü gökyüzünde keyifle gezinir. Yüzünüzde, ellerinizde tatlı tatlı oynaşır; sizi sıcacık sarar sarmalar...

Doğayla birlikte insan da canlanır, renklenir...

Bahar başlangıçtır, yeniden doğuşun müjdecisidir...

Bahar gelince alıp başımı kırlara kaçarım.
Neresi olursa olsun, hoşuma giden bir yerde mola veririm.
Toprağa oturur; ellerimle taşlara, otlara, çiçeklere, böceklere dokunurum.

Doğurgan TOPRAK ANANIN asırlar süren öyküsünü kendinden dinlerim. Nefes alışını duyarım. İnsana yalvarışını anlamaya çalışırım.

Özellikle insankızlarının ( annelerin) İNSAN’a doğanın değerini öğretmesi gerektiğini tekrar tekrar düşünürüm...

Toplumlar, onu doğurup büyüten annelerin, kadınların öğrettikleriyle bir yerlere gelecektir kuşkusuz...

Bu yüzden ben kadınlara
“ BAHAR KADINLAR “ derim.
Çünkü her kadın çok güzel ve çok özeldir de ondan...

Bahar gibi rengarenktirler. Gülüşleri, bakışları gökkuşağı gibidir. Hele de seven kadınlar...

Alımlı yürüyüşleri, savrulan saçları, kendine güvenli duruşlarıyla bambaşkadırlar...

KADIN, toplumda kendisinden olağanüstülükler beklenen bireydir. Annedir, eştir, sevgilidir...

KADIN doğurgandır, üretkendir, güzeldir, çekicidir. Kısacası dünyanın eksenidir kadın...

Aslında toplumlarda kadınlar neredeyse, hangi düzeydeyse toplum oradadır.

Bir yazar şöyle der erkekler için:
“ Kültürlü bir kadınla olan erkek kültürlü; esprili bir kadınla olan erkek esprili, pozitif bir kadınla olan erkek de pozitiftir....” diye uzayıp giden örnekler verir.

Doğru eş seçiminin aile birliğini ve toplum sağlamlığını sağladığına yürekten katılırım.

Tıpkı bir elmanın iki yarısı gibi hem de...

Unutulmaması gereken önemli nokta da kadın sevildikçe güzelleşir...
Değer verildikçe pırıltısı artar...
Desteklendikçe daha da güçlenir...

Mutlu pazarlar efendim...

AZ ÖNCE

'Seni seviyorum...' demeden önce
az önce
kulak vermeliyim yüreğime
vuruşları ne kadar gerçek
ve
ne kadar güçlü diye...

gözlerine bakmadan önce
az önce
kirpiklerim titremeli bakışlarından...

ellerim ellerine değmeden
değmeden önce
avuçlarının sıcaklığını hissetmeliyim...

öpüşlerine uzanmadan önce
az önce
duraksamalıyım, beklemeliyim...

kor alev yanıyorsa içim
delice çarpıyorsa kalbim
susuzluktan çatlıyorsa dudaklarım...

öyleyse gerçekten
SENİ SEVİYORUM....

Ayşe TURAL

IŞIĞIMIZ

“ Bazen IŞIĞIMIZI kaybederiz ama karşılaştığımız BİRİ, onu yeniden alevlendirmemizi sağlar. Her birimiz, BU KİŞİLERE en derin teşekkürlerimizi borçluyuz. “

Albert Schweitzer

BAHAR
önce
kokun geliyor
sen geliyorsun...

kapıda bahar
o da seninle
dalıveriyor içeri...

Ayşe TURAL



İKİ AYRI ANLAM
sen
bir başka anlamsın
ben bir başka
ayrı ayrı anlamlar yaşamalıyız seninle...

iki ayrı anlam
iki ayrı anlam
çooook anlam demektir...

ikisi bir olursa
eksilir bir şeyler...

SEVGİ eksilir
DÜŞ eksilir
AŞK eksilir...

Ayşe TURAL

EVDE KAL

GÜNAYDIN KIBRIS...
GÜNAYDIN ÜLKEMİN GÜZEL İNSANLARI...

BUGÜN DÜNDEN DAHA UMUTLU,
GÜZELLİKLERLE DOLU BİR GÜNE PENCERELERİMİZ AÇILMIŞ OLSUN...

HANGİMİZ?

Hangimiz,
sevgiyle bakan bir çift göz karşısında heyecandan titrememişizdir?

Hangimiz,
sımsıcacık gülümseyen yüz karşısında buz dağları gibi erimemişizdir?

Hangimiz
rica etsem / teşekkür ederim / özür dilerim
sözleriyle dize gelmemişizdir...

En zor koşullarda bile denenen bu altın ANAHTAR nice kapılar açmıştır hayatımızda...

Sevgiyle kalın...


YOKSUN

düşlerimin mevsimsiz bahçelerinde
akşam sefaları açıyor
sen açıyorsun...

bütün parmaklarını
tek tek öpüyorum
bir, iki, üç, dört...

zaman
NİSAN da olabilir mayıs da
yeter ki eylül olmasın...

gözlerimi kapatıyorum
arzularım dizginlenemez oluyor...

önce
saçlarım tutuşuyor
ardından dudaklarım
tenim yanıyor ardından
hem de alev alev...

gözlerimi açıyorum
pencerede yoksun
uçuşan perdelerde de
kahroluyorum...

Ayşe TURAL

Bu haber 3418 defa okunmuştur

:

:

:

: