Krizden çıkış yolu bu soruda gizlidir

Safa Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özmen Safa, 2009’da dünyada yaşanan ekonomik krizi görmüş, o dönemde Türkiye’de, İngiltere’de ve Kıbrıs’ta şirketlerini başarıyla ayakta tutmuş bir işadamıdır.

Safa Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özmen Safa, 2009’da dünyada yaşanan ekonomik krizi görmüş, o dönemde Türkiye’de, İngiltere’de ve Kıbrıs’ta şirketlerini başarıyla ayakta tutmuş bir işadamıdır.
2009 dünyanın saygın üniversitelerinde krizin nasıl fırsata çevrilebileceğine yönelik konferanslar vermiş, gelecek 10 yıl için tahminlerde bulunmuştur.
O dönemde pek çoğu dünyaca ünlü birçok saygın yayında yazılan o tahminlerin nasıl tuttuğuna bizzat Ali Özmen Safa’nın anlatımlarıyla tanık olduk.
Geçtiğimiz hafta Ada TV’de tecrübelerini paylaşan Safa, o günleri anlatırken, “2008’de yaşadığımız kriz, şimdi yaşadığımız krizin yanına dahi yaklaşamaz. Şimdi çok daha büyük bir kriz yaşıyoruz” dedi.
Nitekim IMF de dün Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nu 'Büyük Tecrit' başlığı ile yayımlarken, Safa’nın sözlerini doğruluyordu. IMF raporunda da şimdi yaşadığımız krizin '2008-2009 finansal krizinden çok daha kötü' olduğu tespit edildi.
IMF’ye göre dünya finansal sistemi yüzde 3 küçülürken, Türkiye’de bu küçülme yüzde 5’e ulaşacak. Türkiye’deki küçülme elbette burada yaşayan bizleri de fazlasıyla vuracak.
Kısaca soframızdaki ekmek azalacak, cebimizdeki para eksilecek.
Artık bolluk dönemi bitti.
Peki bu dönemde biz ne yapacağız? Bu krizi nasıl atlatacağız?
Ali Özmen Safa, bu kritik soruya cevap verirken ülkenin lokomotifi denen üç sektöre dikkat çekti. İnşaat, turizm ve üniversite...
Bu üç sektörde de şu anda tüketicinin bittiğini ifade eden Safa, bu pazarların yeniden sil baştan yaratılması gerektiğini ifade etti.
Safa’ya göre, bunun için de elbette turizmde, inşaatta, eğitimde konunun uzmanı kişilerden bir komite oluşturulması gerekiyor. Hükümet bu komitenin çalışmalarına göre kısa, orta ve uzun vadeli planları uygulamaya sokabilir.
Peki bugünün şartlarında Safa’nın 2009’da da söylediği gibi kriz nasıl fırsata çevrilebilir?
Bakın dün yapılan koronavirüs testlerinde sağlık alanında tek bir pozitif vaka dahi görülmedi. Eğer bu işten en az hasarla çıkmayı başarabilirsek, bunu dünyaya ‘güvenli ülke’ imajıyla pekala pazarlayabiliriz.
Şunu unutmayalım. Sağlık alanındaki güvenlik, yeni kurulan dünya düzeninin de birinci önceliği olacaktır.
Herkes “güvenli” ülkede eğitim görmek ister. Herkes “güvenli” ülkede tatile gitmek ister. Herkes “güvenli” ülkede ev alıp, orada yaşamak ister.
Safa’ya göre “güvenli ülke” önümüzdeki dönemde dünya pazarları için önemli bir anahtar olacak. Yabancıya Kıbrıs’ı pazarlamak için de bu “güvenli ülke” imajı bizi dünyada ayıran önemli bir enstrüman olacak.
Ama ne yazık ki bugün bırakın yabancıya bu güveni verebilmeyi, hükümet kendi halkına bile bu duyguyu veremeyecek bir durumdadır.
Hükümet işe yanlış yerden başlıyor. Kapıları açmaktan, inşaat sektörünü faaliyete geçirmekten söz ediyor. Kapıları açınca ne olacak? Dünya buraya mı akın edecek? Ya da inşaat sektörü faaliyete geçse bile insanlar, biten inşaatlardaki evleri almak üzere kuyruk mu olacak?
Ne diyor Ali Özmen Safa? Tüketici bitti? Peki yeni tüketiciyi nasıl bulacağız? İşte krizden çıkış yolunun anahtarı bu soruda gizlidir. Hükümetin önündeki en önemli ev ödevi budur. Bu ödevi yaparsak sınıfı geçebiliriz. Aksi halde bu krizi geçmenin mümkünü yoktur. Bizden söylemesi…



Bu haber 3728 defa okunmuştur

:

:

:

: