Çocukça safça iste ( me )

İstemek eylemini gerçekleştir ve bırak olsun!

İstemek eylemini gerçekleştir ve bırak olsun!
Yaşamdan ne istediğimiz, oldukça önem arz ediyor. Fakat bu istek, net olmalı. Çocukça, safça istenmeli. Bir şeyi isterken başka duygumuzu karıştırmamalıyız bu isteğimize. Bu bilinç çerçevesinde davranmayı da alışkanlık edinmeliyiz diye düşünüyorum. “Yaşam Koçluğu” mu aldığım ilk senemde, hocamın, “Danışanlarınıza sadece ‘iste’ komutunu vereceksiniz.” sözü, bana çok da doğru gelmemişti. Nasıl olacak? diye düşünmüştüm. İsteyin; ama ne kadar isteyeceklerdi? Neye göre ya da kime göre? Seneler geçtikçe, yaş aldıkça ve ben de neyi, kendime göre ne kadar isteyeceğimi kavradıkça, konusunda uzman hocamızın Amerikalarda okuyup üzerine de doktorasını orada yapmasını ve bizlere bu komutu verebileceğimizi rahatlıkla söyleyebilmiş olmasını şimdilerde anlıyorum. İsteklerimiz, her şeyimizi oluşturur. İstediklerimizi karşımızdakine doğru aktarabilirsek; o kişi, bize o konu ya da konularda yanlış yapmaz. Eşimize, dostumuza, arkadaşımıza, öğrencimize, çalışanımıza, annemiz ve babamıza, çocuğumuza… neleri istemediğimizi değil; neleri istediğimizi kodlamalıyız.
HEDEF ( İ ) GÖSTER
Hedeflerimiz için mi amacımız olur; yoksa amaçlarımız için mi hedefimiz olur? Beş sene sonrasına mektup yazmayı düşündünüz mü hiç? Neden düşündüm ya da neden düşünmedim? diye sorgulayın kendinizi. Bu durum, bilindiği kadar da ilginç değil aslında. Bana göre oldukça normal bir süreç. Çünkü, bunu yaparak kendimize ulaşıyoruz. Hedeflerimizi düşünerek motive oluyoruz. Hedeflerimizi belirleyip sonra da performans değerlendirmesi yapıyoruz kafamızda. Tabii öncelikle, istek olacak ki planlanmış hedeflerimizi belirleyebilelim. Hedefe giderken de aralarda eksiklerimizi, fazlalıklarımızı kontrol etmemiz de gerekli. Hedefimizi belirledikten sonraki politikamız nasıl olmalı? Bu hedefe ne zaman ulaşabiliriz ve bu hedefe ulaşmak için neler yapmamız gerektiğini de ilaveten belirlemeliyiz. Sonrasında, hareket etmek için amaçlar edinmeliyiz. Amaçlar edindik, harekete geçtik, hedefimize ulaştık. Bitti mi? Tabii ki hayır. Bu sefer, yaşamımızı yeni hedeflere açıyoruz. Dünyanın en saygın liderlik uzmanlarından birisi ve Dünyada çok satanlar listesine giren “Ferrari’ sini Satan Bilge” kitabının yazarı Robin Sharma, “Sen Ölünce Kim Ağlar” adlı kitabında, mesleklerinde çok başarılı, etki sahibi insanların, gün içinde fırsat buldukları anda okumak için cüzdanlarında hedef kartları taşıdıklarına defalarca tanık olduğunu, kartlarda basit olarak bu kişilerin hayatlarında başarmak istedikleri en büyük hedefler ve başarmayı planladıkları tarihlerin listesinin bulunduğunu yazar. Bunların da bizim için en yüksek önceliğe sahip şeyleri kendimize hatırlatmanın akıllıca bir alışkanlık olduğunu da ilave eder. 16. yüzyılda yaşamış olan ünlü Fransız deneme yazarı Montaigne, bu konuyu şöyle ifade etmiştir: “İnsanoğlunun en büyük ve görkemli eseri, amacını gerçekleştirmesi için yaşamasıdır.” Bu iki örnek de amaçlarımızın ve hedeflerimizin iç içe girmiş durumda, yaşamımıza yön verdiğini anlatıyor.


BAŞARISIZ OLMAYI DENEYİMLEMEK
Ne istediğimizi net olarak ortaya koyabilirsek, isteğimize odaklanırsak, onu karşımızda buluruz. Bunların gerçekleşmesi, bizim çıktığımız bu yolda sarf ettiğimiz çabalarımıza bağlıdır. Yolumuzda isteğimize gönülden inanarak, istikrarlı devam etmeliyiz. Pes etmek, başarısızlığa uğruyorum deyip moral bozukluğu yaşamak, böyle olumsuz düşünceleri aklımıza getirmek pek de doğru değil. Ampulü icat eden Thomas Edison’a: o dönemlerde, “Artık, bu işi bırak, başarısızsın.” diyenlere Edison’ un cevabı: “Yok, ben, başarısız değilim; ben nasıl başarısız olunacağını görüyorum.” olmuş. İstemek eylemini beynimizde gerçekleştirip de oluruna bırakmak, “Ben istedim, üzerime düşeni yaptım; artık, nasıl olursa olsun bir şekilde.” demenin de doğru olamayacağını hepimiz biliyoruz. Çünkü, biliyoruz ki bir isteğin gerçekleşmesi, kişinin çabasına bağlıdır; oluruna bırakmasına değil.


Kaynaklar:
Knight, Sue, Uygulamalarla NLP, “İşinizde Fark Yaratan Farklılıklar”, Sistem Yayıncılık, İstanbul, Ekim 2001.
Güzeldere, Banu, Yeditepe Üniversitesi, Nefes Teknikleri Koçluğu Eğitimi Ders Notları, İstanbul, Nisan 2020.







Bu haber 1419 defa okunmuştur

:

:

:

: