Duyuyor musun?

GÜNAYDINLAR!
GÜNAYDINLAR!
Bugün haftanın başı...
Güzel gün olsun...

Her ne kadar günler birbirine benzemişse de siz bir gayret onu değiştirin.

Her sabah yeni bir güne uyandığınızı asla unutmayın.
NE GÜZEL BİR ARMAĞAN...

Onu hak etmek için SEVGİYLE davranın. Sanki birisi gelecekmiş gibi giyinin. Hatta BAHAR geldi ya rengarenk giysilerinizden seçin...

Her gün dolabınızı karıştırıp farklı bir şey giyin mutlaka... Dolap beklemesin garipler...

Evinize alıcı gözle bakın bakalım, neler yapabilirsiniz?

Yatak odanızı havalandırırken, yeni yatak takımınızı seriverin... İçiniz açılsın...

Mesela yuvarlak fiskos masanızın örtüsünü değiştirin, başka renkte, yeni bir örtü koyun.

Şu köşeye de balkondaki saksılardan birini yerleştirin. Şöyle kocaman yapraklısından...

Bugün özel bir yemek yapın... Canınızın çektiği... Çoktandır pişirmediğiniz... Özene bezene süsleyin sofranızı.

Mutfağınızda günlük kullandığınız tabaklar yerine ( misafirlere sakladıklarınızdan 😄 ) dolaptan çiçeklileri, süslüleri çıkarın haydi!

Arada bir aynaya bakıp gülümseyiverin.
İş yaparken de yeni bir şeyler geçirin sırtınıza... Kirlenirse kirlensin... Sizden kıymetli değil...

Sık sık mola verin. İşler peşinize düşmez. Kahvenizi yudumlarken çevrenize bir göz atın. Salondaki koltukların yerini değiştirin. Biraz da şöyle kullanıverin...

Bir kitap 📚 alın elinize, okuyabildiğiniz kadar, o sizi sabırla bekler... Bulmaca çözün. Müzik dinleyin.

Televizyonu kurcalayıp durmayın, sinirleriniz bozulmasın...

Bir yerlerde eski albümleriniz vardır. Onları çıkarın. Yerleştirmeye kalkmayın. Şu sehpanın üstünde kalsınlar. Bir ara yine bakarsınız...

Eskilere dalıp gitmekten korkmayın.
Bir ÖMRE NE ÇOK ŞEY SIĞMIŞ...
Harika...
Kendinizle GURUR duyun...

Hem unutmayın daha YAPACAK ÇOK İŞİNİZ VAR...

Mutlaka öğle yemeği sonrası SİESTA ( öğle uykusu) çekin...
Telaş yapmayın istediğiniz kadar uyuyun. Çok... Az...
Vücudunuz kararını bilip uyanır...

Yaptığınız ve yapmadığınız hiçbir şey için kendinize çıkışmayın. SİZİ SEVİN...

ŞÜKREDİN sahip olduğunuz her şeye...

YAKINDA çocuklar, torunlar dolduracak evleri, bahçeleri... Şen KAHKAHALARI tutacak ortalığı...

AZ KALDI...
O günlere hazırlanın şimdi...

Sizi
SAĞLIKLI,
MUTLU,
HUZUR İÇİNDE
görsünler...

Sevgiyle, gülümseyerek güne bakın bakalım...

GÜNEŞ gökyüzünde PIRIL PIRIL...
Kuşlar cıvıldaşıyor.

Bir kedi otların arasında bir böcekle oynaşıyor

Papatyalar sarı sarı, yabani otlar mor çiçekler açmış...

Arılar vızıldıyor...

DUYUYOR MUSUN?

İKİ GÖZÜM YAŞAMAK

Dalda kiraz
Çayırda çimen
Denizde balık...
Gözlerim dolar tadından...

Beşikte bebek
Alında ter
Toprakta tohum...

Bir türkü olur dudaklarımda
İki gözüm YAŞAMAK....

Ayşe TURAL

YAŞAMAK SANATI

Hayatı güzel yapan bizim ona verdiğimiz değerdir. Hayatın anlamını doğru algılarsak, ona gereken değeri verirsek, hayatı anlamlı kılmış oluruz...

Hayatı anlamlı kılan şeylerin başında da SEVGİ,
AŞK,
BAŞARI,
PAYLAŞMA
ve
GÜZEL YAŞAMA gelir.

Yaşamak, bir sanattır çünkü... Yaşama kalitemizi, yaşama kültürümüz belirler...

Hayata bakış açımız, ona verdiğimiz değer; çevremize, toplumumuza ve insana gösterdiğimiz değerle ölçülebilir diye düşünüyorum ben...

GÜNAYDIN GÜN IŞIĞI

hey ! gün ışığı
bu sabah ışığınla
önce günaydın de bana
ısıt içimi...

ardından
mutlu gülüşler bırak yastığıma
bir avuç da kır çiçeği ekle...
kollarımı açıp
kucaklarken yaşamı
sevgiyi çoğalt yüreğimde...

pamuk yığını bulutlara
kanat çırparken kırlangıçlar
karıncaların türküsünü duyur bana...

nefes alırken evren
derinden derine
şükretmeyi hatırlat emi...

Ayşe TURAL

GENÇ YETİŞKİNLER KUŞAĞI

Nasıl sesleneceğimi bilemedim sizlere...
Şöyle 27-30 yaş ile 45- 50 yaş arası gençleri aklımdan geçirdim.

Bu sayfalarda çok aklı başında gençler görüyorum. Tam da öğretmenlik yıllarıma denk gelen nesil yani...

Hukukçular, siyaset bilimciler, ekonomistler, doktorlar, eczacılar.... Tüm meslekleri sayamam ama saydım diye düşünün siz... Kısacası aklı erenler...

BEN SİZLERE GÜVENİYORUM.
Hem de ÇOK güveniyorum.
Bizi uyuttuğunu sanan kimilerinin gerçek yüzlerini,
SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTENLERİ
hemen anlıyorsunuz...

Kimimiz çok iyi niyetliyiz. Her duyduğumuza inanıveriyoruz...

Şu aralar bizim ödümüzü koparıyorlar...
Önüne gelen HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMAYACAK diye AHKAM kesiyor...

Ben bu sözde bir TEHDİT KOKUSU alıyorum nedense...
Tamam canım biz de biliyoruz bir takım zorlu süreçlerden geçeceğimizi...
Bu toplum savaşlar gördü.
Sıkıntılar yaşadı...

Ben ADA'ya 1975 yılında gelenlerdenim. Lefkoşa Türk Lisesinde o yıl göreve başladım. Öğrencilerimden ne gerçek - can acıtan hikayeler dinledim.

Biz GÜÇLÜ TOPLUMUZ...
Yine toparlanırız.
Karakter sahibi insanlarımız çok elbette...
Hele şu ortamda BOYASI DÖKÜLENLERİ gördükten sonra...

Bu sadece bizim toplumumuz için değil ki !
Tüm DÜNYA bu krizi yaşayacak. Kaçarı yok...
Farzedin ki 3. Dünya Savaşı yaşandı.

Herkes nasıl toparlanırsa biz de KÖR- TOPAL ayağa kalkacağız...

Burada yazımın başında seslendiğim GENÇ YETİŞKİNLER KUŞAĞI var ya!
Hani pek çok konuda UYANIK,
BİLGİLİ ve
gerçekten AKILLI olanları
BİRLİK olmaya çağırıyorum...

TOPLANIN...
KAFA KAFAYA VERİN...
HESAP KİTAP YAPIN...

Gelecek sizinse eğer, bu gidişe DUR diyecek stratejiler geliştirin.
Yeni PROJELER HAZIRLAYIN...

Bir şeyi BEĞENMEMEK yetmez...
Beğenmediğiniz şeyleri KÖKTEN DEĞİŞTİRİN...
Akılcı davranın...
Toplumuna DEĞER VEREN,
insanını SEVEN bir DURUŞ sergileyin...

Biz de sizi YÜREKTEN ALKIŞLAYALIM...

BAŞKA BİR SEN BULURUM...

bir gün
gönül kapımı çalmazsan eğer
seni
bir aynadan
başkasına bakarken yakalarsam
ruhuna gri perdeler çekmişsen...

işte o zaman
başka bir SEN arar
başka bir SEN bulurum
haberin olsun....

Ayşe TURAL

BAHARIN ESİNTİSİYLE…

Bahar, yeniden doğuşu simgeler…

Ruhumuz, bedenimiz hatta düşüncelerimiz bile değişir…
İçimiz kıpır kıpırdır…

Duygularımız alır, alır da başını gider… Yürekler sevdaya açar pencerelerini…

Bu mevsimde, yeniden doğma sevincime yenilerini ekleme telaşına düşerim…

Ayşe TURAL

UMUTLARIM

benim umutlarım
dünlerden
yarınlara uzanır...

güneşlerim
gecelerime doğar...

bekleyişlerim
sonsuz da olsa
sarılırım tek umuda...

doğurgandır sevgilerim
üretkendir duygularım
verdikçe çoğalıyorlar
aldıkça renkleniyorlar
tıpkı GÖKKUŞAKLARI gibi...

Ayşe TURAL

TÜM MERHABALARINIZDA BEN OLSAM, DİYORUM...

Yapılan her söyleşi, söylenen her MERHABA, hayatınıza birilerini getirir.

Bildiklerinize birilerini daha katar. Bu yüzden değil midir ki, her ' MERHABA' diyeni gönülden selamlayışım...

Çoğunu nereden tanıdığımı unuturum. Sadece öğrencilerimle ilgili ayrıntıları, yıllar geçse de üstünden, sevgiyle hatırlarım.

Şu günleri FIRSAT bilip çoğu ile yazışıyorum. Tam yazarken tuşa basıp arıyorum.

Arzu Bullici ( Arzu B. Cihangir) de bunlardan birisi... Yazışırken ikimiz de bir mutluyuz ki!

Sonra tuşa basıyorum.
Ah! Ne tatlı, ne heyecanlı bir genç hanım sesi.. Yılların ötesinden çıkıp gelen küçük kız çocuğu...

Sözlerimiz hiç bitmeyecek gibi. Ben ona, o bana soruyor durmadan... Yasaklar bitince buluşmaya söz veriyoruz...

Ardından kahvemi yudumluyorum keyifle... İşte bu...

Daha sonra bir başka kızım arıyor. Öğretmen Izer Müderriszade ...

Bıcır bıcır, yaşama sevinci dolu bir genç kız... Neler yaptığını, günlerini nasıl geçirdiğini anlatıyor...

Akşamın karanlığına inat BAHAR bahçelerinde dolaşıyorum.

Ne mutlu bana ki onların YÜREKLERİNDE parmak izim kalmış...

Gelinim DuYgu Güllü Alptan, torunlarım Tan ile Atlas’ın babalarıyla yağan yağmurda, şemsiyelerle bahçede yaptıkları oyunları, kahkahalarını çektiği videoyu gönderiyor...
İçim tazeleniyor...

Bu sabah dünü düşünerek çok mutlu uyanıyorum...
Bakıyorum serçeler penceremde cıvıldaşıyor...

Daha ne olsun!
HAYAT NE TATLI...
Ömrü olmalı da yaşamalı İNSAN...

HOŞÇA KAL ERİK AĞACI

Bebeklerimi dallarına astım
İyi uyut erik ağacı...

Çiçeklerin
Çocuk hayallerimde kaldı
Gölgesinde ortancalar...

Çığlıklarımı geri ver
Ne olursun !
Saklambaçlarım
Kovuklarında saklı...

Ben artık büyümüşüm
Oyunlarım sende kaldı
Sen de artık çürümüşsün
Hoşça kal erik ağacı....

Ayşe TURAL

HER SABAH UYANDIĞIMDA

Her sabah uyandığımda yaşam sahnesine - benimle birlikte - binlerce hatta milyonlarca insanın adım attığını düşünürüm...
Çok heyecanlanırım...

Güne hevesle başlayanlar...
isteksizce hayata karışanlar...
Başrole soyunanlar...

Bazen kocaman dünyanın benzerini kurmaya çalışırız küçücük dünyamızda...

Kimi zaman da birbirimizi seyrederek günlük oyunlarımıza başlarız...

İşte tam da bu noktada şaşar kalırım... Kurulmuş minik oyuncaklar gibi uygun adımlarla gruba katılırız...

Ya da alıp başımızı büyük bir cesaretle kendi oyunumuzu yazıp oynarız...

Sanırım HAYAT bu gizemli tarafıyla bizi büyüler...

SAĞLIKLI, HUZURLU HAFTA SONU DİLEKLERİMLE...

Ayşe TURAL

Bu haber 4734 defa okunmuştur

:

:

:

: