Cumhurbaşkanı mektup arkadaşı olamaz

Cumhurbaşkanı Akıncı, dün bir internet sitesine yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubuna yanıt vermediğini ancak Türkiye’den yardım gelmeye devam ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Akıncı, dün bir internet sitesine yaptığı açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubuna yanıt vermediğini ancak Türkiye’den yardım gelmeye devam ettiğini söyledi.
Sadece bu açıklama bile içinde bulunduğumuz durumun nahoşluğunu ortaya koymaya yeter de artar bile…
Herkes şunu kabul etmelidir. KKTC Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhurbaşkanı ile sadece mektup yoluyla iletişim kurabiliyorsa bu noktada bir sıkıntı vardır. Bu durum kabul edilemez, sürdürülebilir değildir. Cumhurbaşkanı mektup arkadaşı olamaz.
Sayın Akıncı her ne kadar bu durumu, “Bizim irtibat kopukluğu nedeniyle yaşadığımız bir sıkıntı olduğunu sanmıyorum” diye geçiştirmeye çalışsa da durum irtibat kopukluğunun çok daha ötesindedir.
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı, bizim şartsız koşulsuz tek destekçimiz olan anavatanın en üst makamıyla sadece mektup yoluyla iletişim kurabiliyorsa, kendini sorgulamak zorundadır.
Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhurbaşkanlığı makamından Erdoğan ile Tatar’ın telefonda görüştüğüne dair bir açıklama yapılmıştı.
Elbette ülkenin ihtiyaçları bu görüşmede Başbakan Tatar, tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a en üst düzeyde iletildi. Türkiye de bu görüşmenin öncesinde ve sonrasında başta tıbbi ekipmanlar olmak üzere yardımlarını sürdürdü.
Sakın yanlış anlaşılmasın. Türkiye, Sayın Akıncı’nın açıklamaları nedeniyle KKTC’ye küsecek ve bizi yalnız bırakacak değildir.
Ama Güney komşumuza gösterilen empatinin onda birini Türkiye’ye göstermeyenler, bu ülkede gerilimi durmaksızın tırmandırıyor. Bunun da herkes tarafından bilinmesi gerekir.
Bir seçim uğruna Türkiye ile KKTC arasındaki gönül bağlarını zedeleyen siyaset anlayışı, şunu kabul etmelidir.
Koronavirüs salgınıyla yaşadığımız bu zor günlerde bizi ne AB’den gelen 5 milyon Euro’luk yardım, ne de Güney komşumuzdan gelen 2 bin kutu sıtma ilacı kurtarır.
Maliye Bakanı Olgun Amcaoğlu, sadece bu yıl için Türkiye’den 3.3 milyar TL’lik bir yardımın mutlaka alınması gerektiğini söylüyor.
Çarkların dönmesi, maaşların ödenmesi tamamıyla bu paraya bağlıdır.
Çünkü şu an ne turizm, ne üniversite, ne de inşaat sektöründen en ufak bir kaynak yaratılamaz durumdadır.
Peki bu denli kritik bir dönemeçte Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sadece mektup yoluyla iletişim kurmayı beceren bir Cumhurbaşkanı, yaşadığımız sıkıntıları nasıl anlatacak?
Belki Sayın Akıncı, yazı dilinde, sözlü iletişimden daha usta olabilir. Ancak yine de düşman ülkelerin liderlerinin bile diplomatik bir nezaketle diyalog kurabildiği bir dünyada, bu yaşanılan nahoş durum anlaşılabilir değildir.
Sayın Akıncı, geldiği noktayı bu anlamda bir kez daha gözden geçirmelidir.







Bu haber 3738 defa okunmuştur

:

:

:

: