Açılalım mı?

Dünya ülkeleri arasında Pandemiyi başarılı kontrol edebilenler belli bir yöntemi kullandılar.
Dünya ülkeleri arasında Pandemiyi başarılı kontrol edebilenler belli bir yöntemi kullandılar.
Sağlık ile ilgili görünse de, bu yazıyı kriz yönetimi esaslarına uygun olarak, 45 günden fazladır sürekli izlediğim COVID-19 a karşı mücadele veren farklı ülkelerin verilerinden ve kararlarından yararlanarak derledim.
Başarılı olarak addedilen, Almanya, Yeni Zelanda, Singapur, Güney Kore, İzlanda, İsrail ve Hong Kong, krizi 4 seviyeye ayırarak bireysel, topluluklar, bölgeler ve tüm ülkeye yayılma seviyesine göre önce bulaşmayı kontrol altına almaya çalıştılar, şimdi de başarı oranlarına göre yeniden açılmayı yönetmeye başladılar.
Yeterli tedbir ve önlemleri hazırlamaksızın, erken açılan Singapur ciddi bir yeni dalga ile sarsıldı.
KUZEY KIBRIS’TA GÖRÜNEN VERİLER OLDUKÇA ÜMİT VERİCİ.
Genelde kaynağı belirlenebilen bulaşmalar ve temas takiplerinin de yoğun yapılıp test edilmesi ile pandemi neredeyse görüldüğü her bölgede sınırlandırılıp, temaslıların da karantinalar ile kontrol edilebileceğini gösteriyor.
Ada halkımızın da oldukça yüksek bir oranda izolasyona ve sokağa çıkma yasaklarına uyması, salgının kontrol edilemez şekilde yayılmasını önlemiştir.
Birçok sebepten dolayı bu kapalı yaşamdan er geç çıkış gereği de ortadadır.
İlk günden beri Dünya Sağlık Örgütü ve Salgın uzmanları ile bu süreci yöneten ülkeler, şimdi de açılmanın kriterlerini aynı uzmanlar ile yönetmeyi planlıyorlar.
YENİDEN NASIL AÇILABİLİRİZ
Yeniden açılışı programlayan tüm ülkelerin ortak yanı son haftalarda yaptıkları kitlesel testlerden aldıkları olumlu sonuçlardır.
Kuzey Kıbrıs’ta bu son göstergenin, yani yaygın ve tesadüfi testlerin henüz yapılmış olmaması, uzmanları haklı olarak, açılma konusunda endişelendiriyor.
Diğer yandan COVID-19 salgınına karşı mücadelede gerekli Sağlık malzeme ve hizmet altyapımız ile ilgili karmaşık bilgiler de çoğumuza güven vermemeye devam etmektedir.
Sürekli değişik kaynaklardan gelen bilgiler ile şu andaki Sağlık altyapımız ile ilgili çelişen bilgiler var.
Geldi, geliyor gelecek denen araç ve gereç, ilaç ve personel durumu, Salgın hastanesi, herkesin kendi hesaplama veya tahminine bırakılmıştır.
SAĞLIK ALTYAPIMIZ ŞEFFAF MI?
Başta Sağlık Bakanlığı ve COVID19 ile mücadele konseyi bir an önce açıkça bu güne kadar, nereden, kimden gelmişse gelsin toplam malzeme miktarını, bağışlar ve veya devlet Kaynakları ile satın alınıp adamıza gelen ilaç ve cihazlar hakkında açık bilgileri paylaşmalı.
Şu anda kamuda COVID-19 sürecinde kullanılacak Yoğun Bakım Ünitelerini, Basınçlı Oksijen ve Vantilatör sayılarını paylaşmalı.
Eldeki mevcut test kit sayısını ve eğer planlanmış ve teyit edilmiş ek teslimatlar var ise kaynaklarını ve geliş zamanlarını açıklamalı.
Bu şeffaflığın eksikliği bugüne kadar farklı spekülasyonlara neden olmuştur.
Her ne kadar da gerek testler gerekse de Sağlık şikâyetleri ile başvuran hastalar sayısına bakarak, Pozitif vaka tespitleri bizi çok ümitlendiren minimum sayılarda ise de, yaygın testlerin vereceği bilgiler kadar belirleyici olmamalıdır.
İlk günlerde birileri tarafından kamu ecza depolarından çıkışı yapılan elzem ilaçlardan tutun, yağmalanan malzemeler ve hatta yurt dışına satılan ilaçlara kadar çok ciddi suçlama ve spekülasyonlara karşı sadece ‘Depolarda herhangi bir açık yok demek’ hiç de yeterli değil.
Bu kadar mı zor, bugüne kadar TC den şu kadar, AB den bu kadar, Özel Kişilerden bu kadar, bağıştan toplanan paralar ile de şu kadar test kiti, şu kadar A ilacı, B ilacı C cihazı gelmiştir demek?
BİLGİLER PAYLAŞILMAZSA SPEKÜLASYONLAR DURMAZ
Bu bilgiler, spekülasyonları engellemek ve halkımızın güvensizliğini gidermek için ne kadar elzem iseler, aynı zamanda yeniden açılmaya olan hazırlık durumumuzu da ve dolayısı ile bu kararın doğruluğunu veya sakıncalarını da sergileyecektir.
Bu güne kadar oldukça az insan kaybı ile sürdürülen bu süreci riske atmadan, kriterlerin oluştuğu en uygun zamanda ve en doğru yöntemler ile açılmanın kararlaştırılması için Sağlık Hizmetleri Toplam Kapasitemizi görebilmemiz asgari şarttır.

Ekonomik baskıya direnecek hiçbir doğrudan ek kaynak yaratamayan hükümet, bir de baş edilemeyecek Sağlık Krizine doğru adım atmayı değerlendirirken mutlaka mevcut ve potansiyel kapasiteleri ile muhtemel ve mümkün (yaygın testler yapılamamasının salgının gerçek seviyesi ile ilgili bilinmezliği) araç gereç ve personel ihtiyacını kıyaslamalıdır.

BİLİMSEL DEĞERLENDİRMELER TEK YOL GÖSTERENİMİZ OLURSA, KESİNLİKLE BU KRİZDEN ÇIKABİLİRİZ.




Bu haber 5532 defa okunmuştur

:

:

:

: