Güzel düşünün güzel olsun...

Yaşamın tüm karmaşıklığına inat SADE düşünmek istiyorum...
Yaşamın tüm karmaşıklığına inat SADE düşünmek istiyorum...

Aslında her şeyi karmakarışıkmış gibi görmeye ve düşünmeye bayılıyoruz...

Biz öyle düşündükçe o gitgide karmaşıklaşıyor...
Dolaşan yumak gibi...

Oysa SAKİN sakin bir ucundan tutuversek/ uçurtma misali/ huysuz atların sakinleşmesi gibi...
bizim çizgimize geliverecek...

Biz de bu kadar hırpalanmayacağız...

GÜN OLUR!

giden ne götürür ki
getirdiklerinden...

içimin üşümeleri kalır geriye
düş gezgini yüreğimde
bir de kırılmış dallarım...

bir hangi gün
bir hangi zaman
acılarıma tuz basarım
yaralarım nasır bağlar...

elbet devran döner
istemesem de
benim de tayfımda
gün olur
yeniden açar çiçekler..

Ayşe TURAL

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ

Tam zamanı...

Bütün dünya CORONAVİRÜS’teki başarımızı alkışlarken, adımızı ve ADAMIZI öğrenmişken bunu DOĞRU kullanmak ve FIRSATA çevirmek zamanı...

Hem Dünya Sağlık Örgütüne kabul edilme, hem de SAĞLIK TURİZMİNİ gündeme getirme zamanı..

Bir KAPI ARALANIRSA gerisi çok kolay gelir.

DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ bu noktada en büyük DESTEKÇİMİZ hatta SIÇRAMA TAHTAMIZ olacaktır...

İKTİDAR, MUHALEFET demeden, GENÇLERİMİZLE el ele vererek YENİ HEDEFLERE ODAKLANMA zamanı...

Özellikle GENÇLER,
tüm DÜNYAYA ulaşmayı,
dijital ÖRGÜTLENMEYİ saniyeler içinde gerçekleştirebiliyor.

HAYDİ KIBRIS işbaşına...

DÜŞÜNCEMİN AĞI

bu gece yarısı
şiirin takıldı
düşüncemin ağlarına...

çırpınır durur umutsuzca
yalvarır durur kendini bilmez...

anahtarını arar yürek
uymaz hiçbiri nedense
kapılar kapanmış birer birer...

ansızın açılır mı hep birden
aydınlanır mı gecemin şafağı...

işte o zaman
mavi hüzünlerim
tırmanır yemyeşil sarmaşıklarına...

şiirim kurtulur tutsaklığından
güvercin uçuşuyla...

Ayşe TURAL

NEYSEN O OL!

Söylemesi çok kolay! Akıl vermesi de öyle... Ancak uygulaması hiç de o kadar kolay değil...

Düşünsenize... Hele de bu çağda!

Maskelerle dolaşan onca insanın içinde hem de...

Kral ÇIPLAK gibi bir şey!

Çıkar ilişkilerinin tavan yaptığı, merhaba demeden önce ' İşime yarar mı? ' ların düşünüldüğü... Şirin görünmenin getireceği artılar filan...

Minareyi çalanın kılıfını önceden hazırlaması...

Yalanlara başlayınca durmadan yeni yalanların hazırlanması...

Of! Sıkıldım!
Düşüncesi bile beni yordu, inanın...

Haydi hepsine boşverelim veeee kendimiz olalım...
Olduğumuz gibi...
Tüm doğallığımızla...
Her nasılsak öyle işte...

Karşımızdakinin gözlerine korkusuzca bakalım mesela...

Art niyet taşımadan dostluklar kuralım...

Birilerine tepeden bakmayalım...
Burun kıvırmayalım...

Alçakgönüllü ve sevecen olalım...
Biz gibi olalım...
Kendimiz gibi...

GECE

duygularımı
avuçlarıma alıyorum
üflüyorum gökyüzüne
umutsuzluklarım kör kuyularda...

sevgi çiçeklerim
bahar dallarında asılı...

bir an
ayın yüzünde yüzün
yıldızlar ' SENİ SEVİYORUM...'
yazıyor
benim adıma...

Ayşe TURAL

HER ŞEYİN FAZLASI...

Hafif bir esintiyi, sabah esen serinliği, akşam üstü yavaşça dokunup içimi ürperten rüzgarı severim...

Deli deli esip insanı serseme çevirenini sevmiyorum ama...

Yaşamımızda da bu nedenle pekçok konuda ' Her şeyin azı karar, çoğu zarar ' derler...

Düşünüyorum...
Sevginin de fazlası vıcık vıcık...

Aşırı ve abartılı davranışlar da bir süre sonra canımızı sıkıyor...

Fazla mükemmel davranmak ya da istemek de öyle...

Kime?
Neye göre?
Dediğinizi duyar gibiyim...

Ne bileyim işte...
Size göre/ bana göre / ya da ötekine göre...

Boşverin...
Nasıl isterseniz öyle davranın...
İçinizden geldiği gibi...

Sevgiyle...

YENİ GÜN

her yeni gün
şaşkına çevirir beni
ilk defa görürüm denizi
ve
ilk defa masmavi gökyüzünü...

bu kelebek de nerden çıktı şimdi
ya bu bal arısı?

ruhum
yeryüzüyle bulutlar arasında
bir yerlerde sanki...

Ayşe TURAL

OLMAK YA DA OLMAMAK...

Ünlü İngiliz şairi, romancısı ve tiyatro yazarı Shakespeare, o hepimizin neredeyse ezbere bildiği HAMLET oyununda “ Olmak ya da olmamak... Bütün mesele budur...” der.

Bu iki cümleye sayfalar dolusu açıklanabilecek, yorumlanabilecek bir anlam yükler.

Yaşamın da özünün zaman zaman sadece bundan ibaret olduğunu görmek ya da anlamak bizi şaşırtır aslında...

Hem bu kadar yalın, hem bu kadar karmaşık...
Nasıl olur?

Bizi biz yapan seçimlerimizdir aslında. Ne olmak ya da olmamak istediğimizle ilgilidir her şey...

İnsan, bu hayatta bir şeyler olmayı seçebilmeli...

Ardından da seçtiği her neyse O olmayı, O gibi davranmayı öğrenmeli ve içine sindirebilmeli...

Günümüz koşullarında gencinden yaşlısına ne yazık ki bunu fark edememiş o kadar çok insan var ki!

Böyleleriyle karşılaştığınızda şaşırıp kalıyorsunuz...

MUTLU HAFTA SONLARINIZ OLSUN EFENDİM...


Bu haber 2283 defa okunmuştur

:

:

:

: