Üniversite öğrencisi yolunacak kaz değil

Türkiye’de YÖK, yurt dışında okuyan, fakat Covid-19 küresel salgını dolayısıyla okuduğu üniversiteye dönmek istemeyen öğrencilerin için bir dizi önemli kararlar aldı.
Türkiye’de YÖK, yurt dışında okuyan, fakat Covid-19 küresel salgını dolayısıyla okuduğu üniversiteye dönmek istemeyen öğrencilerin için bir dizi önemli kararlar aldı.
Buna göre, yurtdışı yatay geçiş kontenjanları artırıldı, kısıtlamalar kaldırıldı.
İlk binde yer alan üniversitelerde eğitim görenlere ek fırsat verildi.
Türkiye'deki açık öğretim programlarından herhangi birine yatay geçiş imkanı tanındı.
Yatay geçişler birinci ve son sınıflar da dahil olmak üzere artık her sınıfa yapılabilecek.
YÖK’ün yaptığı bu düzenlemeler, lokomotif denen üniversitelerde yoğun bir endişe ve kaygı yarattı.
Durum böyle olunca KKTC’den Türkiye’ye dönen öğrencilerin önümüzdeki eğitim yılında ne kadarının geri döneceği ciddi bir soru işareti oluşturdu.
Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu dün yaptığı açıklama “Bu açıklamanın ÖSYM sistemi dışında bir yöntemle yerleşenleri kapsadığının düşünüyoruz. Konuyla ilgili tereddütlerin ortadan kalkması için bakanlık tarafından gerekli girişimleri yapıyoruz” dese de, kimsenin endişesi geçmedi.
Milyonlarca dolar para harcayarak bu ülkenin geleceğine yatırım yapan yüksek öğretim kurumları tedirgin.
Peki ya hükümet…
Yaptığı “Endişe etmeyin” açıklamaları dışında ne işle meşgul? Mesela son Bakanlar Kurulu’nda öğrencilere yönelik alınan “8 Haziran’dan sonra ülkeye geldiklerinde karantina ücretini kendileri ödeyecek” kararı, neye hizmet ediyor?
Biz böyle bir dönemde acaba öğrencilere ek maliyetler mi çıkarmalı, ya da belirli tedbirler dahilinde onların gelişini kolaylaştırıcı önlemler mi almalıyız?
Yanlış anlaşılmasın. Kimse öğrencilerin adaya gelişinde ‘önlem almayın’ demiyor? Ama 14 günlük karantina ücretini öğrenciden talep etmek de neyin nesi?
Bu adada bu zor dönemde eğitim görmeye gelecek gençlere, yolunacak kaz muamelesi yapan hükümete bir önerimiz var.
Önce içinizde bir fikir birliğine varın.
Eğer bu karantina ücreti Sayın Özersay’ın fikriyse ve Bakanlar Kurulu toplantısından sonra söyledikleri hükümeti bağlamıyorsa, ortada ciddi bir sorun var demektir.
Zira Sağlık Bakanı Pilli’nin hemen bir gün sonra yaptığı yalanlama, bu yöndeki iddiaları güçlendiriyor. Üstelik şunu da sormadan edemiyoruz.
Madem 1 Temmuz’da test şartıyla ülkeye gelişlere karantina olmadan vize veriyoruz, 20 gün önce bu öğrencilere neden aynı hakkı tanımıyoruz?
Okulla ilgili zorunluluk nedeniyle hemen gelmesi gereken öğrencileri karantina altına alıp üstünden para kazanma fikri acaba hangi cin fikirli bakanımıza ait?
Şu anda hükümet sözcüsü sıfatıyla bu açıklamayı yapmasına rağmen, sözleri kabinenin diğer üyeleri tarafından yalanlanan Özersay’ın kamuoyuna bir açıklama borcu vardır.
Tüm hafta sonu öğrenciler tarafından sosyal medyada yağan tepki ve öfkeyi bir yetkili sakinleştirmeli. Aksi halde siz karantinadan kazandığınız paraları sayarken, eylül ayında topu diken üniversitelerle karşılaşacağız. Bizden söylemesi…



Bu haber 1171 defa okunmuştur

:

:

:

: