Az daha ciddiye almamız gerekiyor.

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 akıbetini yakından izleme şansı bulanlar görecektir ki tüm dünya halen alarmda ve son derece hassas bu konuda.
Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 akıbetini yakından izleme şansı bulanlar görecektir ki tüm dünya halen alarmda ve son derece hassas bu konuda.
Peki neden?
Zira biliniyor ve görülüyor ki bazı ülkelerde inişe geçen vaka sayısı yine artabiliyor..
Bu konu oldukça önemli.
Şakası falan da yok.
Hoş bizim ülkemizde izolasyon tarihimizde ilk kez olumlu olarak yansıdı ülkemize.
İşte tam da bu nedenledir ki COVİD-19 pandemisi ile mücadelede çok büyük bir yayılma yaşanmadı.
Hakkını teslim edelim, hükümetin zamanlama olarak aldığı kapanma kararı çok isabetli oldu..
Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının da iyi organize olmasıyla bu süreci kendi ülkemiz adına hafiflettik. Fakat burada idrak edilmeyen önemli bir gerçeği de göz ardı ettik.
Nedir o?
Bu sürecin hala devam ettiği, ve etkin bir tedavi yöntemi/ilaç bulunmadığı sürece de devam edeceğidir.
Kısacası COVİD-19 ile bugüne kadar ciddi bir mücadelemiz olmadı. Lakin olmayan bir şeyin üzerinden de başarılı olarak niteledik kendimizi.
Ve çok büyük bir rehavete girdik.
Malum henüz kapılarımız kapalı.
Fakat çok uzun sürmez o kapılar açılacak.
Dolayısıyla bizim COVİD-19 veyahut başka başka pandemiler için sağlık altyapısı olarak hazır olmamız gerekiyor.
Pandemi hastanesinden, yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına, yeterli solunum cihazından,ekipmanına, ilaç vs..
Bugüne kadar bu yönde bir hazırlık yapıldı mı?
Bildiğim ve gördüğüm kadarıyla hayır..
Şimdi bu gerçekleri önümüze koyalım.
Ve bunun ışığında hareket alanı belşrleyelim kendimize.
Bugün COVİD-19’un Güney Kıbrıs’ta ve Türkiye’de vakalarım devam ettiğini hatta ölümlerin de yaşandığını biliyoruz.
Dolayısıyla hem Güney Kıbrıs ile hem de Türkiye ile geliş gidişlerde çok çok hassas olmamız gerekiyor.
Zira bu sağlıktır.
Ve başka hiçbir şeye benzemez.
Bir kere kaybettiniz mi elinizden uçar gider.
Velhasıl bütün bu realiteler karşımızda dururken işin içine farklı hesaplar katıp 'kapılar açılsın. Güneye geliş gidişler başlasın' demek , 'TC ile geliş gidişler başlasın' demek dünya ve tabi ki bölge gerçekliğinin dışına çıkmak demektir…
Ha Güney de çalışan işini kaybetmekle karşı karşıya kalan insanlar var onları ne yapacağız?
Elbette bu sorumluluk devletin.
Devlet bu insanların mağduriyetlerini giderecek her türlü adımı atmak durumundadır.
Peki turizmci ne yapsın?
Üniversiteler ne yapsın?
Turizm elbette önemli.
Aynı oranda üniversiteler de.
Ülkemizi tercih edecek olan turistlere sağlık sigortası yapılabilir ve bunun üzerinden maliyetleri düşürecek kontrol mekanizması oluşturulabilir. Fakat üniversitelerimizi tercih eden öğrencilere daha farklı bir mevzuat uygulanabilir. Sağlık sertifikası şartı 14 günlük karantina uygulamasını ortadan kaldırabilir ki bu da öğrencileri mali olarak rahatlatır. Bu testleri yapılan her turistin veyahut her öğrencinin bu anlamda ülkemizde bir risk oluşturması çok da mümkün değil.
Fakat şunu da bir tarafa not etmekte fayda var.
Bizim en çok turist ve öğrenci beklediğimiz ülke olan Türkiye, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerilerine göre COVİD-19 pandemisi en çok risk oluşturan 5 ülkeden biri..
O halde giriş kapılarında güvenli testlere yönelmek bu aşamada yapılacak en doğru iştir.



Bu haber 1200 defa okunmuştur

:

:

:

: