Sayın Tatar’ın seçim yapma vakti geldi!

Star Kıbrıs’ın dünkü manşeti gündem oldu. Prof. Dr. Hüseyin Işıksal’ın Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi emirnamesinde İsrailli şirketlere büyük çıkar sağlanmasına yönelik uyarıları dikkatle takip edilmeli.
Star Kıbrıs’ın dünkü manşeti gündem oldu. Prof. Dr. Hüseyin Işıksal’ın Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi emirnamesinde İsrailli şirketlere büyük çıkar sağlanmasına yönelik uyarıları dikkatle takip edilmeli.

Bölgede çok geniş çaplı arazileri adeta kapatan İsrailli şirketlerle ilgili neden bugüne dek tek bir Meclis soruşturması dahi açılmadığını sorgulayan Prof. Işıksal, İsrail’in paravan şirketler aracılığıyla KKTC’den yüzbinlerce dönüm arazi aldığını iddia etmişti.
Ne yazık ki bu şirketler, ülkemizde bu atı tek başlarına oynatmıyorlar. Siyaset ve iş dünyasında bazı işbirlikçiler, bu ihanetin ortakları.
Dün bu köşeden “İhanetin ortakları kimler” diye sormuştuk. Prof. Dr. Işıksal, “Hepsinin kanıtı var ama görevli ben değilim” diyor.
Ada TV’ye konuk olan Kıbrıs Türk İşverenler Sendikası ve Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur da aynı yönde çarpıcı uyarılar yaptı.
Ülkenin adeta ekonomik bir işgalle karşı karşıya olduğunu belirten Sungur, İsrailli bu yatırımcıların ülke için büyük risk olduğunu söyledi.
Peki devletimizi yönetenler bu tehlike karşısında ne yapıyor? Bölgede yerli yatırımcıyı ne kadar koruyorlar? Ne yazık ki 1.5 yıla yaklaşan emirname sürecinde bu konuda hiç de iyi bir sınav veremedik.
Bu ülkede kazanan ama tek bir kuruş kalıcı yatırım dahi yapmayan, Sayın Sungur’un ifadesiyle “Yap-Sat-Kaç modeliyle” çalışan İsrailli bu firmalar, neden yeterince denetlenmiyor?
“Bu şirketlerden bir tanesi 3 yılda 450 konut sattı. 4 milyon sterlin aldı. Ama bir kuruş vergi vermedi?” diyen Sungur’u ülkenin yetkili makamları çağırmalı. “Nasıl oldu? Bu çarkı bize anlat, önlem alalım” demeli.
Ancak ne yazık ki hükümette o yönde hiçbir hava yok. Herkes üç maymunu oynuyor. “Görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyor.
Kıbrıs’ta kazandığı parayı Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelere götüren bu uyanık İsrailli şirketlerin ekonomik işgaline, “sadece yatırım yapıyorlar” diye kafa sallayamayız.
Hükümet bu konuda sorumludur. İçişleri Bakanı Sayın Baybars bu sorumluların en başında gelir. Ancak Başbakan Ersin Tatar da sorumluluğu üstünde atamaz.
Sonuçta bu kabinenin patronu Sayın Ersin Tatar’dır. Ya yönetici olursunuz, ya da yönetilen olursunuz.
Sayın Tatar bu konuda artık bir karar vermeli, seçimini yapmalı.
Mağusa-İskele-Yeniboğaziçi’nde topraklarımızın İsrailli şirketlere peşkeş çekilmesine göz yuman bir Başbakan, yarın Cumhurbaşkanlığı yarışında nasıl olur da “müzakere masasında Rum’a karşı sizin hakkınızı en iyi ben savunurum” diye ortaya çıkacak.
Ya da ortaya çıksa bile inandırıcı olacak mı? Sayın Tatar’ın şapkasını önüne koyup düşünme zamanı geldi. Bizden söylemesi…

Bu haber 971 defa okunmuştur

:

:

:

: