“Yönetemeyen bir Başbakan var”

Ülke yangın yerine döndü. Çarşı pazarda in cin çift kale maç yapıyor. Sabah erken kalkan Başbakanlığın önüne eyleme koşuyor. Hükümetin aldığı kararlarda adaletsizlik, toplumsal tatminsizlik diz boyu…
Ülke yangın yerine döndü. Çarşı pazarda in cin çift kale maç yapıyor. Sabah erken kalkan Başbakanlığın önüne eyleme koşuyor. Hükümetin aldığı kararlarda adaletsizlik, toplumsal tatminsizlik diz boyu…
Ancak bu ülkeyi idare etmekle görevli hükümet ortaklarının iki lideri de sadece cumhurbaşkanlığı seçimine odaklanmış gidiyor…
Nasıl olsa Türkiye ile imzalanan para ile maaşları ödemeyi de garantiledik diye gevrek gevrek gülüyorlar.
Koronavirüsle mücadeyi önce Allah’ın sonra da başta sağlık çalışanları olmak üzere bu ülkede yaşayan insanların yardımıyla atlatan hükümet, bunu kendisine mal edip bir pandemi hastanesini bile hayata geçiremedi.
“45 günde biter” demeçleri ortada geziyor ancak o 45 günün hangi 45 gün olduğu hala belli değil.
Öyle ya…
Yarından sonra 45 gün de olabilir... İkinci dalganın konuşulduğu sonbahardan sonra, yani iş işten geçtikten sonra 45 gün de olabilir…
Yumurta kapıya dayandığı zaman bu konuda adım atmayı kafasına koyan hükümet, ekonomik tedbirler konusunda da isteksiz.
Demokrat Parti Genel Başkanı Fikri Ataoğlu, ülkenin yaşadığı manzarayı özetlerken şunları söylüyor.
“Temmuz ayında ekonomik kriz daha da hissedilir olacak. Küçük ve orta ölçekli işletmelerde iflaslara, çek yasağına giren iş insanlarına tanık olacağız. Buna rağmen, hükümet çare üretmek yerine her şeyi başarmışçasına reklam yapma derdine düştü.”
Ülkenin şu anki manzarası aynen Sayın Ataoğlu’nun tarif ettiği gibidir.
Peki bu gidişattan ülkeyi kim kurtarabilir? Olması gereken hükümetin başı olarak Başbakan Tatar’ın dümene geçip ülkeyi güvenli limanı ulaştırmasıdır. Bakanlar Kurulu’nda tüm bakanlar arasında koordinasyonu sağlamaktır.
Peki Sayın Tatar ne yapıyor?
DP lideri Ataoğlu’nun da dediği gibi Başbakan Tatar, “bırakın koordine etmeyi, Başbakan yardımcısı ile gizli bir çekişme içinde ve rüzgar nereye eserse oraya savrulacak durumda.”
Ataoğlu, “Maalesef ki, bu hükümet ülkeyi yönetmekten aciz, Başbakan ise hükümeti yönetmekten aciz. Kısacası, Sayın Başbakan yönetemiyor. Yönetilemeyen bir ülke ve yönetemeyen bir Başbakan ile ne acı ki karşı karşıya kalmış durumdayız” diyor.
Sayın Tatar, başbakanlıktaki acizliği yetmezmiş gibi bir de Cumhurbaşkanı adayı oluverdi.
İnsana sormazlar mı ki siz Başbakanlık koltuğunda bu ülkeyi mamur ettiniz de şimdi bir de bu devletin zirvesine mi geçmek istersiniz diye…
Siyasette birinci ilke başaramadığını gören siyasetçinin köşesine çekilmesidir. Siz kendi kendinize köşenize çekilmezseniz, bu halk ilk seçimlerin ardından sizi mahalleye göndermesini bilir. Bizden söylemesi…
Bu haber 1024 defa okunmuştur

:

:

:

: