Işık ışık günaydın

Yaşam yolculuğu böyle bir şey işte... Yollarımız kesişiyor...
Yaşam yolculuğu böyle bir şey işte...
Yollarımız kesişiyor...
Paylaşımlarımız oluyor...

Farkındalıklarımız arttıkça HAYAT
daha bir anlam kazanıyor,
DEĞERLENİYOR
ve
AYDINLANIYOR...

Bizimle birlikte olan herkes de
bu IŞIKtan
payına düşeni alıyor...

Haydi yeni güne içten bir MERHABA
ile gülümseyin...


ÇIK GİT DÜŞÜNCEMDEN...

hadi yiğidim
hadi adamım
hadi gönlümün dört köşesi
hadi kalk git düşüncemden...

aç kapıyı
çık dünyamdan...
giderken
gözlerini de sözlerini de
kap götür...

hadi yiğidim
hadi kalk...

adı belli, başı belli, sonu belli
şiire vurmuşuz kendimizi besbelli...
hayaline yandığımın dünyası
sana da bana da dar gelir...

Ayşe TURAL

AMAÇ DAYANIŞMA OLMALI

Kendinizle yeterince ilgilendiniz. Şimdi ÇEVRENİZE BAKMA zamanı...

Hatırlarsınız, geçenlerde ARASTA’yı ziyaret etmiştim. Yavaş yavaş canlanmaya çalışan, bir UMUTLA yarına bakan küçücük dükkanlar, işyerleri...

Siz gezerken, bakınırken “ Acaba bana uğrar mı?” ürkek bakışı ile bakan satıcılar...

Onların yerine koydum kendimi... Birkaçının umuduna umut katmak istedim.

Hiç gereği yokken bir elbise aldım köşedeki mağazadan...

Bir başkasından da hediye etmek üzere başka bir giysi...

Bir diğerinden ufak tefek dikiş malzemesi...

Bunları yaparken de uzunca tuttuğum sohbetler...
Umut dolu konuşmalar ekledim...

Onların sadakaya DEĞİL, desteğe ihtiyaçları var...
Maddi ve manevi...

Aslında ufak da olsa desteklerimiz başkalarının hayatına büyük KATKIDIR...

Böyle zamanlarda temizlikçinizi çağırın... Fazladan bir iş isteyip biraz fazla ödeyin....

Bahçıvanınız gelsin.... İki üç ağacın dallarını kestirip ücretine ekleme yapın...

Siparişinizi eve kadar getiren gence üç beş lira fazla para sıkıştırın...

Verdiğiniz sizi FAKİRLEŞTİRMEZ
ama alan eli
DESTEKLERSİNİZ...

Böyle zamanlarda sık sık kendime sorarım.
Karşımdakinin neye ihtiyacı var acaba?

Haydi yarın BENİM GÖZÜMDEN bakın etrafınıza...

Fark ettirmeden nasıl yardım edebilirsiniz?

Unutmayın “ VEREN EL, alan elden ÜSTÜNDÜR...”

Mutlu akşamları,
BAŞKALARINI MUTLU ETTİĞİNİZDE daha çok hak edersiniz...

SAVAŞ

bir bilgeye sordum:
' SAVAŞ ne zaman suyunu çekecek?' diye...

“ BARIŞIN ETEĞİ
ne zaman kirlenmezse
ÇAMURdan
o zaman “
dedi...

Ayşe TURAL

FARK YARATAN İNSANLAR...

Yaşamın koşuşturmacaları içinde ansızın biri çıkar karşımıza...
Öyle bir şey söyler...
Şaşırtır bizi...

Söylediği her neyse YAŞAM ÇİZGİMİZİ değiştirir...
Hayata tutunmamızı sağlar...
Umutla yüreklendirir bizi...

O noktada MİLADIMIZ olur...
Farkındalık yaratır...
Aslında küçük dokunuşlar büyük değişimler yaratır hayatımızda...

İYİ Kİ VARDIRLAR...
İYİ Kİ YÜREĞİMİZE DOKUNMUŞLARDIR...
İYİ Kİ ONLARI TANIMIŞIZDIR...


UMUTLARIN ÖTESİNDE BELKİ

Umutların ötesinden
Uzak iklimlerin yabanıllığını
Koy avuçlarıma...
Belki
Sevdanı taşıyabilirsin
Tükenmeden
Yüreğime...

Evrenin şemsiyesini aç
Durdur durdurabilirsen zamanı
Ben
Sevda türkülerinin en güzellerini
Bilirim....
Susmadan yüreğim
Elini çabuk tut
Belki söyletebilirsin....

Ellerim
Isınır mı
Küllenmiş ateşinde sevginin
Yap-boz oyunlarının
Yenilgisini yaşarken içimizde
İki yarımı
Bir bütün eyler miyiz seninle?
Kırık yalnızlıkların
Ötesinde kalmalı umutsuzluk

Prangala gülmezliklerini
Sırtını dön aymazlıklara
Bir güz ikindisi
Yaşamalı ömrümüz
Solan bahçelerinde zamanın...

Kırık sazdan nihavende
Geçerken gönül
Aşkın gülleri açmalı
Dudaklarımızda..

Med-cezirlere hasret
'Günaydın' ların olmalı
Eksiksiz dolunay gecelerinden...
Ben, sen miyim?
Yoksa biz mi oluverdik bilmeden...

Gözlerini istesem verir misin sahi?
Bitmek tükenmek bilmeyen
Kara gecelerden ürkerim
Anla...
Sıkıcı yağmurlara gelemem
Duygularımı arındıran
Ebemkuşağım ol...

Sonsuzluğa uzansın diye
Mutluluğumuz...
Baharlar açsın yüreklerde
Dingin
Esrik
Sevdalı....

Ayşe TURAL


YAŞAM AMACIMIZ NE?

Elbette yaşam amaçlarımız kişiye göre değişir ve çok çeşitlidir de...

Yaşam amaçlarımızın en önemlisi mutluluktur, bana göre... Nedense onu yaratmak yerine durmadan başkalarından bekleriz.

Oysa mutluluğun kapısı her zaman dışa doğru açılır...

Kimse size altın tepsi içinde mutluluk veremez. Boşuna beklemeyin...

“ Biraz Mutluluk Alır mısınız?” isimli kitabımda aslında mutluluğun küçük şeylerde gizli olduğunu anlatmaya çalışmıştım.
Küçük şeylerde...

İçinizdeki yaşama coşkusunu her fırsatta beslemelisiniz.
Sevginizi herkese vermelisiniz, hatta dağıtmalısınız.

Suna Tanaltay: “Sevgi veriş alıştır.” der. Verirseniz size katlanarak döner.

Geri dönüşümünü düşünmeden verebilmek...

Karşılıksız verebilmek önemli...

Bunu yaparken de yürekten, içten gelerek, cömertçe ve gülümseyerek vermek...

CIS!..

cıs! deyince annem
ellerimi çekerdim
nelere uzatmışsam...

ben büyüdüm
ayakkabılarım büyüdü
CISLAR bir türlü bitmedi
inadına devleşti...

onu SÖYLEME...
böyle YAPMA...
oraya GİTME...

nereye kadar?
AYIPLAR
ve
GÜNAHLAR...

Ayşe TURAL

SADECE
GÜZEL OLANLARI
HATIRLAYIN...

Yaşamın içinde her olay ya da her durum ileriki zamanlar için bir anı yumağı oluşturur. Sevinçli ya da kederli, ilginç ya da ürkütücü…

Ben anıların bile seçilerek akılda tutulmasından yanayım. Biraz Pollyannacı yanım var ya…
Mutsuzluk çağrıştıran anıların hatırlanmamasından yanayım, en azından dillendirilmemesini savunuyorum. Çünkü her anı bizi o ana götürüyor…

O an hangi duyguyu hissetmişsek, onu tekrar yaşıyoruz… Düşünün korktuğunuz bir an ya da çok kahrolduğunuz bir zaman…

Onun yerine en mutlu anınızı, en sevinçli gününüzü düşündüğünüzde kalp atışlarınız bile ritmini değiştiriyor.

Yaşamda güzel şeyler hatırladıkça, güzel olanı çağırmış olursunuz…

Yaşanan zaman dilimi hiç de öyle ah’larla vah’larla geçirilecek kadar uzun değil, diye düşünüyorum…

Bu haber 2823 defa okunmuştur

:

:

:

: