Üzülerek izliyoruz.

Tabipler Birliği sürekli uyarıyor,fakat maalesef durumun idraki içinde olan sayıca az bir kitle var.
Tabipler Birliği sürekli uyarıyor,fakat maalesef durumun idraki içinde olan sayıca az bir kitle var.
Umalım ki bundan sonrası için durumun ciddiyetinin farkında olanların sayısı artsın.
Şimdi gelin önce Tabipler Birliğinin açıklamalarını okuyalım hep birlikte.
Ne diyor Tabipler Birliği?
“Covid-19 bitmedi... Esas güvenli olan hazır olmaktır. Yol haritamız elimizde olmalıdır. Ülkenin risk haritasını çıkarmalıyız. Kaç kişinin risk altında olduğunu bilmeden kaç kişilik hazırlık yapacağımızı, yaptığımız hazırlığın yeterli olup olmadığını bilemeyiz'
'Böylesi ciddi bir sağlık sorununun yönetiminde kimin tam yetkili olduğunun belli olmadığı, ülke politikasını belirleyenin kim olduğunun belli olmadığı bir süreci geride bıraktık”
Şimdi gelin ikinci olarak Devletin zirvesindeki duruma bakalım.
Malum hatırlayacaksınız, bundan bir müddet önce Cumhurbaşkanlığı hükümetten iki toplulu sağlık komitesinin ihtiyaç duyduğu bilimsel temellere dayalı kapsamlı bir Epidemiyolojik raporu talep etmişti.
İşte o rapor geç de olsa Cumhurbaşkanlığına iletildi.
Ama nasıl iletildi kısmını gelin Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’dan dinleyelim.
“Hükümetin böylesi bir dönemde bile ortak akıl ve bilimsel temelde hareket etmekte güçlük çektiğini ve gereksiz siyasi inatlaşmaları tercih ettiğini üzülerek gözlemlemekteyim.'
Akıncı: “Günlerdir kendilerinden talep ettiğimiz ve bize bir kitapçık halinde sunulacağını söyledikleri rapor, iki buçuk sayfadan oluşan ve adına “geçici” ibaresi ekledikleri bir yazı olmuştur.”
'Uzmanların ilk değerlendirmelerine göre bu rapor maalesef olması gereken nitelik ve ciddiyette bir çalışma değildir. En azından Rum tarafının raporuna yakın içerikte bir rapor bizim tarafta da çoktan hazırlanabilmeliydi.'
'Daha da vahimi, dün toplanan Sağlık Bakanlığı bilim kurulunda, davetli olarak katılan Sn. Dr. Bülent Dizdarlı ve Sn. Dr. Yeşim Örek’in de açıkladıkları gibi, alınan kararın tam tersi bir açıklamanın yapılmış olmasıdır'
Bunun akabine Sağlık Bakanı Ali Pilli içerleniyor ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın yaklaşımını doğru bulmadığını belirtiyor.
Bakın ne diyor Bakan Pilli:
“Koronavirüs salgınıyla ilgili verileri içeren rapor özenle ve tamamen doğru bilgiler ışığında hazırlandı.. Sağlık siyasetin de üzerinde bir olgudur”
“Cumhurbaşkanı’nın bilgi yetersizliği olsa dahi düşüncesini bakanlığımız ve bakanlık yetkililerine iletmesini beklerdik .Makamları yüceltmesi gereken en üst makamın basın üzerinden, kendi makamlarını küçük düşürücü açıklamalar yapması bizi derinden üzmüştür.
Kapımız dün olduğu gibi bugün de cumhurbaşkanımız ve cumhurbaşkanlığı yetkililerine açıktır. Her konuda işbirliği ve görüş alışverişi yapmaya da hazırız”
Gülsek mi? Ağlasak mı? Gerçekten bilemedim.
Devleti yöneten insanların böylesi bir konuda dahi takındıkları tavır inanılır gibi değil. Bu nasıl bir anlayıştır ki çözümü en kolay olması gereken konuları bile karmaşık bir hale getirebiliyoruz.
Burada kim haklı kim haksız polemiğine girmek istemiyorum.
Lakin çok net ki Sağlık Bakanlığının Cumhurbaşkanlığına gönderdiği rapor ciddiyetten uzak. Dolayısıyla bu noktada diyeceğim tek şey
Siyaset bu kadar çapsız mı bizim ülkemizde?
Maalesef evet..
Oysa devletin resmi makamları daha seri daha hızlı karar ürete bilmelidirler. bürokrasi karar alma süreçlerini mümkün olan en kısa süreye odaklamalıdır. Dolayısıyla gereksiz tartışmalar bir zaman kaybı olduğu gibi bürokrasinin anlamsız prosedürlerini de ortadan kaldırmak gerekir.

Bu haber 800 defa okunmuştur

:

:

:

: