Biz birbirimizi yerken ülke ağır ağır batıyor

Star Kıbrıs’ın bugünkü birinci sayfası ülkenin özeti gibiydi.
Star Kıbrıs’ın bugünkü birinci sayfası ülkenin özeti gibiydi.
Bir tarafta İçişleri Bakanlığı’nın Alsancak Belediyesi ile el ele 20 yıldır Girne Amerikan Üniversitesi bünyesinde bulunan Camelot Beach Club’ı adeta kuşatma altına alması, diğer tarafta kabinede yaşanan koltuk savaşları…
Tuhaf bir ülkeyiz.
Ülkeye “öğrenci getirsin, ekonominin çarkları dönsün” diye gözünün içine baktığımız üniversitelerimizden Girne Amerikan’ın Kurucu Rektörü Serhat Akpınar, dün yaptığı basın toplantısında adeta isyan ediyordu.
Güvenlik Kuvvetleri ile imzaladıkları sözleşmeyi yenilemelerine rağmen İçişleri Bakanlığı’nın Alsancak Belediyesi ile kol kola Camelot’u ellerinden almak istemesini hazmedemeyen Akpınar, “Yükseköğrenimden geri çekilmemize neden olacak bir hamle uygulanmaya çalışılıyor' diyordu.
Bu ülkede taş üstüne taş koyan bir girişimci olarak canı yanan Serhat Akpınar’ın isyanı öyle bir boyuttaydı ki, “Kafama sıkarım…” derken, toplantı salonunda buz gibi bir hava esiyordu.
Bir üniversite ile bu şekilde uğraşılması kimin ya da kimlerin menfaatinedir? Ya da hep konuştuğumuz “eğitim adası” lakırdısına Girne Amerikan’a yapılan muameleyle nasıl bir katkı sağlanacaktır?
Biz doğrusu bunu anlayamadık.
Bu ülkede sağ duyulu herkes, bu sorunun yanıtını, arkasına yaslanıp derin bir soluk alarak düşünmelidir.
Star Kıbrıs’ın ikinci diğer önemli haberi malum günlerdir ülkede oynanan hükümetçilik oyunuydu.
Uçak krizinin ardından HP’nin baskısı sonucu Turizm Bakanı Ünal Üstel’i görevden almak zorunda kalan Başbakan Tatar, önce Çalışma Bakanlığı’na Aytaç Çaluda’yı atamak istedi.
Ancak devam eden davası nedeniyle Başsavcı’dan aldığı görüş doğrultusunda Cumhurbaşkanı Çaluda ismini veto edince, Tatar ikinci ismi sunmak zorunda kaldı.
Turizm Bakanlığı koltuğunun yeni sahibi Kutlu Evren oldu.
UBP’de önümüzdeki günlerde yaşanacak tartışmanın işareti de bu karara tepki gösteren Aytaç Çaluda’nın sözlerinde gizliydi.
Yaşananların “Halkın Partisi’nin komplosu olduğunu” iddia eden Aytaç Çaluda, “Hükümet devam ederse, Başbakan Tatar’ın yanında olmayacağım” dedi.
Kısaca UBP’nin hükümetten çekilmesini gerektiğini söyledi.
UBP tabanında Aytaç Çaluda ve Hüseyin Özgürgün’den sonra Ünal Üstel isminin de HP’nin lideri Kudret Özersay’a kurban verilmesi tartışılıyor.
Bunun önümüzdeki günlerde siyaseten nasıl sonuçları olacak? İzleyip göreceğiz.
Ancak bildiğimiz ve kesin olan bir şey var.
Biz birbirimizi yerken, ülke ağır ağır batıyor.
Girne Amerikan Üniversitesi ülkeye öğrenci getirmekle uğraşmak yerine elinden alınmaya çalışılan Camelot için mücadele etmek zorunda kalıyorsa bu işte bir terslik var.
Ya da hükümet gerçek sorunlarla uğraşmak yerine kabinede birbirine gol atma peşindeyse işimiz gerçekten zor. Bizden söylemesi…

Bu haber 1199 defa okunmuştur

:

:

:

: