Daha da karıştı işler!

18 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Hakan Güneş’in kara para davasında İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın avukat eşi Emre Kadri’nin menfaati doğrultusunda yargıya müdahale ettiğini öne süren Star Kıbrıs’ın “İçişleri Bakanlığı’nda karışık işler” manşetine Müsteşar Mehmet Öznacar’dan açıklama geldi. Ancak işler daha da karıştı, birçok soru yine karanlıkta kaldı
18 aydır cezaevinde tutuklu bulunan Hakan Güneş’in kara para davasında İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars’ın avukat eşi Emre Kadri’nin menfaati doğrultusunda yargıya müdahale ettiğini öne süren Star Kıbrıs’ın “İçişleri Bakanlığı’nda karışık işler” manşetine Müsteşar Mehmet Öznacar’dan açıklama geldi. Ancak işler daha da karıştı, birçok soru yine karanlıkta kaldı
Müsteşar Öznacar yaptığı yazılı açıklamada, haberde adı geçen kişiye “Sanal Bet” davasından 27 Haziran 2019 tarihinde Girne Ağır Ceza Mahkemesince 18 ay mahkumiyet verildiğini, mahkum olan H. G isimli şahsın 30 Aralık 2019 tarihinde Şartlı Tahliye Kuruluna başvurduğunu, bu başvurunun mahkum olduğu suç haricinde askıda olan “Suç Gelirlerini Aklama” davası olduğundan reddedildiğini ifade etti.
Oysa ayni suçtan kaynaklanan iki dava varsaydı, niye iki dava birleştirilerek bitirilmedi de biri bitirilerek diğeri askıda bırakıldı. Acaba bilinçli mi yapıldı, yoksa bu bir avukat hatası mı?
Öznacar, “Tüm olgular bu şekildeyken söz konusu haberde gerçeklerle yakından uzaktan alakası olmayan iddialar ortaya atılmaktadır” derken Şartlı Tahliye Kurulu’nun oluşumunu anlattı.
Şartlı Tahliye Kurulu, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Başkanlığında, Cezaevi Danışma Kurulu Başkanı veya Cezaevi Danışma Kurulu’nun görevlendireceği bir üye, Başsavcı’nın görevlendireceği bir savcı, Polis Genel Müdürlüğü’nün 1’inci veya 2’inci yardımcısı, Merkezi Cezaevi Müdürü veya Muavini, Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi veya Yardımcısı ve Sosyal Hizmetler Dairesi Müdürü veya Muavini olmak üzere toplam 7 kişiden oluşmaktadır. Burada kararlar alınırken çok yönlü değerlendirmeler yapılır ve hukuk çerçevesinde, tüzüğün bizlere verdiği yetki kapsamında karar verilir” dedi.
Sayın Müsteşarın iddiaları doğru olsa bile bu kişilerin 4’ü İçişlerine bağlı. Polis direk bağlı olmasa bile, İçişleri Bakanı ile sıkı işbirliği halinde olması nedeniyle, sadece Bakanın Avukat kocası ile mahkum Hakan Güneş arasında itilaf olmasını bilmeleri bile etki altında kalmaları ve olumsuz tavır takınmaları için yeterli değil mi?
Bu durum etik kurallarıyla bağdaşır mı? Adil bir uygulama sayılır mı?
Hukukcu olan Sn. Bakanın böyle bir anomalinin oluşabileceğini ön görmesi ve altını çizmesi gerekmez miydi?
İçişleri Bakanlığına ve Bakan Baybars’a yönelik iddiaların gerçekle yakından uzaktan alakası olmadığının bilinmesinin ve maksatlı, yalan haberlerle kamuoyunun yanlış yönlendirilmemesi için açıklama yapmanın zaruri olduğunu belirten Öznacar, “Bu vesileyle, basınımızda sorumlu yayıncılık anlayışıyla çalışan basın çalışanlarımıza saygılar sunar, söz konusu olayla ilgili kamuoyunun doğru bilgilendirilmesini rica ederim” diyor.
Sayın. Müsteşar, kara para aklama nedeniyle emare alınıp bloke edilen otomobilin devri Sn. Bakanın Avukat kocasına nasıl yapıldı.? Bu devir konusunda Polis soruşturması var mı? Varsa niye ileriye gitmiyor?

Bu haber 1801 defa okunmuştur

:

:

:

: