Aynaya sık sık bakın..

Haklı bir serzenişti bu.
Haklı bir serzenişti bu.
Anlamadan bilmeden araştırmadan yapılan bilgi paylaşımları doğru olmayanı doğruymuş gibi göstermeye çalışmak hiçbir etik değerle bağdaşmaz.
Peki konu ne?
Gelin bunu da Sayın Özersay’dan dinleyelim.
“Sanırım giderek insani değerlerimizi de kaybediyoruz...
Ülkemizde evi bulunan bir İngiliz vatandaşı beyninde tümör olduğu ve çok ağır bir ameliyat geçireceği için bir yandan İngiliz Yüksek Komiserliği bize başvurarak, diğer yandansa ailesi Londra Temsilciliğimize başvurarak yardım talep ediyor. Burada yapılacak beyin ameliyatı ertesinde çok ağır ve zor bir dönem geçireceği için (kemoterapi) bahse konu anneye bu ağır ameliyat ertesinde yatılı olarak geçireceği dönemde bakıcılık yapmak üzere İngiliz vatandaşı kızının 1 Temmuzdan önce ülkemize gelişine izin vermemiz isteniyor. Doktorundan aldığımız raporu önce Sağlık bakanımıza danışarak, ardından da Bakanlar Kuruluna götürüp Kurulun bilgisine sunarak ülkeye girişine izin veriyoruz. Annesine ameliyat ertesinde en az üç hafta boyunca kemoterapi tedavisi devam edeceği için yanında duracak kendisine bakacak olan İngiliz kadın ülkemize gelişinden önce karantina ücretini ödüyor, covid testini yaptırıyor ve gelir gelmez 14 gün karantinaya alınıyor. Şu anda halen daha karantinada, yani toplum sağlığını tehlikeye atan hiçbir şey yapılmıyor.
Geçen hafta Meclis kürsüsünden yaptığım konuşmada buna benzer birkaç örnekte, örneğin doktor raporlarına göre bir aylık ömrü kalan evladını gelip görebilmesi için benzer şekilde bir anneye (Türkiye’den gelen) izin verdiğimizi açıklamıştım. Benzer şekilde oğlu intihara kalkışan ve ölümden dönen bir annenin Türkiye’den ülkemize istisnai bir uygulama ile gelişine de izin vermiştik.
Yukarıdaki İngiliz vatandaşı kadının, beyin ameliyatı geçiren annesine bakım için gelmesi ve karantinaya girmesi konusunda doktor raporu, ailenin bize talebi, karantina ücretini ödediğine ve şu anda karantinada olduğuna dair belgeler de mevcuttur. Bahse konu İngiliz kadını Ulaştırma Bakanlığı Özel Kalem Müdürünün kendi arabasıyla karantinaya götürdüğünü dahi iddia etmişler, sormadan öğrenmeden. Oysa gelen diğer yolcular gibi bahse konu şahıs 5 no’lu otobüsle karantina merkezine gönderildi.
Ölümcül bir hastalıkla ilgili olan bu kadar insani bir meseleyi bazı siyasilerin istismar etmeye kalkışmaları, üstelik de bu insanların ismini de vererek sosyal medya ortamında acımasızca kendi kavgalarına malzeme yapmaları en hafifinden ayıptır.”
Çok yazık.
Fakat burada şunu da belirtmekte fayda vardır
Her şeyden önce bu yapılanın doğru olmadığı konusunda hepimiz hemfikiriz.
Lakin burada sorgulaması gereken konu şu!
Neden ülkemizde insanlarımız yönetenlere karşı güven duymuyor?
Bunun sebebi ne?
İşte sanırım Sayın Özersay da önce bu soruyu kendine sormalı. Ve tabii ki siyasetle sorumluluk alan diğer politikacılar da.
Halk bugün siyasilerin adı geçtiği her icraatta kuşkulu. Hep şüphe içinde, hep bir acaba sorusu ile yüzleşiyor.
Neden?
Bu güvensizliği halka kim verdi?
Halk neden siyasilere inanmıyor?
Saygı duymuyor?
Bence her şey bir tarafa öncelikle her siyasetçi bunu düşünmeli.
Olmadı aynaya bakmalıdır..


Bu haber 956 defa okunmuştur

:

:

:

: