Mahkeme kapılarında

Mahkemeye gitmeyi hiç sevmem. Ne haber yapmak için… Ne de şahsi.. Allah kimseyi mahkemelere düşürmesin…
Mahkemeye gitmeyi hiç sevmem. Ne haber yapmak için… Ne de şahsi.. Allah kimseyi mahkemelere düşürmesin…
Ancak hukuktan başka bizi koruyacak güç yok yeryüzünde…
Hukukun üstünlüğü olmasa, nasıl yaşarız?
Düzeni nasıl sağlar, suçluları nasıl ıslah eder, toplumda huzuru sağlayabilir, insanlara güven verebiliriz?
KKTC’nin şansı bu sene mahkemelerden açıldı…
Ve biri bitmeden diğeri başlıyor… Haftalardır Orams davasını yazıyor, konuşuyoruz..
Sonbahara doğru Londra’da Court of Appeal’e “Temyiz veya İstinaf Mahkemesi”ne gelecek bu dava… Bir mahkemeden diğerine... Bir başkentten, diğerine…
Orams’ları beklerken, KTHY’nın İngiltere’den Ercan’a direkt uçuşlar için açtığı dava başlıyor yarın Londra’da..
Strand’deki Yüksek Mahkemedeki dava, Cuma günü de dâhil 5 gün sürecek… Ve karar en erken 60 gün, en geç 3 ay içinde belli olacak… Açıklanacak…
Ben de dâhil hepimiz, merak ve endişeyle davadan çıkacak sonucu bakliyeceğiz…
Merakla. Çünkü 35 yıldır İngiltere’den uçağa binip, Ercan’a 4 saat sonunda inen var mı bilmiyorum... İndi, bindi yapmadan, yaşlısı, genci, bebeği, hastası demeden… Basit şekilde 4 saatlik bir yolculuğu 6 – 7 saate çıkartarak, adeta işkence haline getirmek, hangi insanlığa, hangi cezaya sığar…
“Sivil Havacılık Kuralları”, “ İşgal Altındaki Bölgeler” bu tür söylemlerle KKTC’ye direkt uçuşlar kanunsuz hale getirilmiş yıllardır. Ellerinden gelse herhalde sinek uçurtulmayacak Kuzeyin üzerinden… Herkes olduğu yerde sabitleşecek. Veya başka ulaşım yolları aranacak..
Dünya sivil havacılığı, uçaklar “sık sık kalkıp, iniyor, havayı kirletiyor” diye yolculara, hava yollarına yapmadığını bırakmıyor... Bilet parasından fazla, hava kirliliğine para ödediğimizin farkında mısınız?
Son yıllarda havayı az kirletme adına, uçaklara , seferlere birçok önlemler getirilirken, Ercan’a yurt dışından (Türkiye hariç) gelmek için bir yerine iki defa kalkıp,inmek nasıl tanımlanır , bir düşünün.Türk hava sahasındaki “gereksiz” kirlilik, karbon emisyonu da işin çabası..
KTHY’nın Türkiye’de duraklaması, Adana, Gaziantep, Antalya, İzmir, Dalaman, hele benim gibi Bodrum’da evi olanlar için Milas-Bodrum’da inmesi, İngiltere’dekiler için bulunmaz nimet…
Ancak, KKTC’ye gidecek olanlar için gerçekten zor… Ben de o yolu kaç kere gidip, geldim… Uçak içinde havasız, hareketsiz beklemek, bir kere yerine iki kere iniş-kalkış hiç hoş değil…
Evet, KTHY ve CTA Holidays Limited’in İngiliz Ulaştırma Bakanlığı aleyhine açtığı dava, yarın sabah başlıyor… KTHY’ndan gelen yetkililer, KTHY Londra Bürosu görevlileri mahkemeye çıkıp, ifade verecekler…
Davalı ve davacı avukatları müvekkillerini savunacaklar…
Bir taraf yolcuların sıkıntılarını, indirekt uçuşların yolcu ve ticari kuruluşlara haksız kısıtlama getirdiğini anlatacak… Artan seyahat ve uçuş saatiyle, yakıt, ekip masrafları, ara noktalardaki diğer masrafların artmasından, filodaki uçakların verimli kullanılmamasından, karbon emisyonundan bahsedecek… Örnekler verecek...
Karşı taraf, yasalardan, sivil havacılık kurallarından, 35 yıldır “işgal altında bölge” kabul edilen Kuzey’e uçuşların yasaklarından söz edecek…
Davanın sonucunu şimdiden tahmin etmek zor… Milli hava yolları, yıllardır Ercan’a yüksek fiyatla uçuyor..Bir aile, yaz aylarında KTHY’ndan bir bilet parasına, Larnaka’ya charter’larla uçabiliyor.. İngilizler, Ercan’a gelmek için dünya kadar para ödüyor..İngiltere başta olmak üzere Avrupa’nın belli başlı noktalarından KTHY ve Ercan’a uçan diğer havayolları, diğer şirketlerle rekabet yapamıyor.. Neden? Direkt uçamadıkları için…
En geç 3 ay sonra sonucu öğreneceğiz…
O tarihlerde Orams davası da İstinaf Mahkemesine gelir sanıyorum…
Anlaşılan o ki, mahkeme kapılarındaki bekleyişimiz daha devam edecek…

Bu haber 265 defa okunmuştur

:

:

:

: