Dürüstlük – dürüstsüzlük

GKRK‘ nin ve Yunanistan’ın AB’ni teslim alan iki oyu karşısında. Yeni göreve gelen AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası yüksek temsilcisi Joseph Borrell.
GKRK‘ nin ve Yunanistan’ın AB’ni teslim alan iki oyu karşısında. Yeni göreve gelen AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası yüksek temsilcisi Joseph Borrell. Doğu Akdeniz, Türkiye ve Yunanistan arasındaki kıta sahanlığı sorunlarını görüşmek için Ankara’ya bir ziyarette bulunmuştu. Ankara ziyaretinden önce de Lefkoşa’nın Rum kesimini ziyaret etmişti.
İki oyun baskısı ile Güneyin ve Yunanistan’ın avukatlığına soyunan yüksek temsilci. Rum kesimine yaptığı ziyarette üstlendiği görevi derhal uygulayarak. Lefkoşa’da Niko efendi ile yaptığı görüşmenin ardından.
“Türkiye, Doğu Akdeniz’de gayri yasal olarak yaptığı sondajları derhal durdurmalıdır “ yollu açıklamada bulunmuş.
Yüksek temsilci, Güneyin avukatlığına daha güneyden ayrılmadan başlamıştı.
Ajandasındakiler. Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini durdurması. Bunun gerçekleşmemesi halinde ise Türkiye’ye AB’nin yaptırım uygulayacağını bildirmesi oldu.
Joseph Borrell, hem TC Dışişleri Bakanı, hem de Savunma Bakanı ile temaslar yaptı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Sn. Çavuşoğlu ile yaptığı görüşmeden sonra yapılan basın toplantısında. Yüksek temsilcinin güneyin avukatlığını yapması, Ankara’da pek hoş karşılanmadı. Sn. Çavuşoğlu’nun, yaptırım tehditleri karşısında söylemiş olduğu. Karşılığını AB görür yollu açıklaması ile sorunun tarafı değil de çözümün tarafı olmasını istedi. Ayrıca AB ‘nin arabulucu olmasını, bunu yaparken de dürüst bir arabuluculuk yapması talebinde bulundu. AB’nin dürüstlüğünden ciddi şekilde kaygı duyulduğunu da dil getirdi.
Bilahare, Savunma Bakanı Sn. Akar’la da görüşen Borrell. Türkiye’nin ve KKTC’nin hak ve menfaatlerinin titizlikle korunacağını ifade ederek. Türkiye’nin haklılığını ve kararlılığını dile getirdi.
Görüşmeler ve ardından yapılan basın toplantıları karşısında. Güneyden gelen haberlere bakılırsa. Güney şokları ve travmaları yaşamaktadır.
Çünkü avukat olarak Ankara’ya giden yüksek temsilciden beklediklerini bulamadılar.
Borrell kazmayı granit taşına vurdu.
Bütün bu gelişmelerden sonra Anastasiadis’in kendine özgü çizdiği yoldan, hiç sapmadan kararlılıkla yürüyeceği haberleri. Çok kısa bir zaman dilimi içerisinde basına düştü.
“Türkiye’nin yayılmacı politikasına karşı koyacağız .”
Bunu nasıl yapacak ?
Kurduğu ittifakları artırarak. Bu ittifaklar içinde olan ülkeleri Türkiye’ye karşı, isteklerini yerine getirmek için kullanmak.
Fransa konusunda biraz başarılı olduğu izlenimi gelmektedir.
Fransa, daha ziyade Libya konusunda Türkiye ile husumet içinde.
Libya’yı da Kıbrıs’ı da AB ‘ne taşımış.
Bu konuda Nato’dan beklediğini bulamamıştır.
Fransa Başkanı Miterant’la başlayan Türkiye karşıtlığı politikalar. Günümüze dek sürdürülerek devam ettirilmiştir.
Şimdiki Fransa Başkanı Macron da bu misyonu omuzlayıp devam ettiriyor.
Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmalar karşısında, bölgede itibar kaybedişini hazmedemez bir duruma geldi. Yerel seçimlerdeki ciddi oy kaybı karşısında. Türkiye hedef gösterilerek, iç tribünlere oynamaya kalktı.
Yüksek Temsilci Borrell Avrupa parlamentosu genel kurulunda Türkiye ziyaretini parlamenterlerin bilgisine getirerek. Türkiye’ye Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine karşı olduğumuza ilişkin, açık mesaj verdik. Değerlerimizi, üye ülkelerimizin sınır ve egemenlik haklarını koruma konusunda, kararlıyız yollu açıklamada bulundu.
Bu açıklama ile Sn. Çavuşoğlu’nun arabuluculuk teklifini de reddetmiş oldu.
Üstlendiği avukatlık görevini de sürdüreceğinin mesajını verdi.
Şimdi ne olacak ?
Yaptırımlara yenilerinin eklenmesi olacak.
Fakat, bu yaptırımlar bizim Niko’yu tatmin etmiyor. Niko’nun isteği, AB armadasının Doğu Akdeniz’e inmesi ve Türkiye’ye haddini bildirmesi.
Borrell, diyalog diyor.
Niko ise buna yanaşmıyor.
İlle de AB donanmasının Doğu Akdeniz’e inmesini.
Yani AB’nin Türkiye ile savaşmasını istiyor.
İş bu kertiğe gelir mi ?
Türkiye her olasılığa karşı hazır olmalıdır.
Çünkü Akdeniz’de sular ısınabilir.
Bunu ben söylemiyorum. Akel’in genel sekreteri Kibrianu efendi söylüyor.
Türkiye faaliyetlerine devam edecekse, ki ediyor. Karşısına çıkacak her türlü engele karşı. Donanıma haizdir demektir.
Yüksek temsilcinin ziyaretinden çıka, çıka. Dağ fare doğurdu.
Yüksek temsilcinin bu ziyareti. Ayni zamanda, Kıbrıs müzakerelerini olumsuz yönde etkilemiştir.
Güneyin, olmayacak hayallerinin yanında. Yeni umutların doğmasına sebep olmuş. Güney her zaman olduğu gibi şımartılmıştır.

Bu haber 1166 defa okunmuştur

:

:

:

: