46 . yıl

Yunanistan’ın, Kıbrıs’ı ilhak istemi, Osmanlı döneminde başlar ve günümüze kadar devam eder.
Yunanistan’ın, Kıbrıs’ı ilhak istemi, Osmanlı döneminde başlar ve günümüze kadar devam eder.
Tarihin çeşitli evrelerinde bu emele varmak için Yunanistan ve Kıbrıs Rumları, hep bu teşebbüs içinde bulundular.
Emelleri, teşebbüsten öteye hiçbir zaman gidemedi.
46 yıl önce, bugünkü gibi bu emellerine ulaşmak için yine bir teşebbüste bulundular.
15 Temmuz’da, Kıbrıs Adasının Yunanistan’a ilhak operasyonu Kıbrıs Türkleri için bir milat oldu.
1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, iki etnik halka dayanan bir ortaklık cumhuriyetiydi.
Ortaklardan biri Türk halkı, diğeri de Rum halkı idi.
Ortaklık Cumhuriyetini “Enosis’e giden yolda bir köprü” olarak gören Makarios. Bu emelini, Lozan ve Zürih Anlaşmalarının imzasından sonra adaya dönüşünde hava alanında açıklamıştı.
Bu açıklama ile Kıbrıs Türk Halkı, yerinde bir kararla ihtiyatı elden bırakmamış. Her an eli tetikte, Rumların hareketlerini izlemiş ve gözlemişti.
Ortaklık Cumhuriyetinin, Enosise giden bir köprü olduğu gerçeği. Başpapazın, Ortaklık Cumhuriyetindeki Türk halkının siyasi eşitliğini ortadan kaldırma teşebbüsü ile ortaya çıktı.
Bunun için 13 maddelik Anayasa değişikliği, Kıbrıs Türk Halkına dayatılmak istendi.
Bunlar, Kıbrıs Türk halkını anayasal haklarından mahrum etmek ve azınlık durumuna getirecek isteklerdi.
Zürih ve Londra Anlaşmalarını imzalayan Ankara Hükümeti. 27 Mayıs 1960 ‘ta Amerika destekli bir askeri darbe ile iktidardan uzaklaştırıldı.
Yerine, İsmet İnönü başkanlığında Koalisyon Hükümeti kuruldu.
Başpapaz, 1962 yılında Anayasada yapmak istediği değişiklikleri. İnönü Hükümeti ile istişare ederek amacına ulaşacağı umudu ile Ankara’ya gitti. Konu, esasa girişmeden, İnönü Hükümeti tarafından reddedildi.
Değişiklikler diğer garantör ülke olan Yunanistan’daki Kraliyet Hükümeti tarafından da çok katı bulundu.
Üçüncü garantör ülke olan İngiltere’den, ses seda çıkmadı.
Ankara ziyaretine müteakip, aradan bir sene geçer geçmez. Kıbrıs Türk Halkını asimile etme projesini çizdiler.
Türkler, 63 Noel’inde bir gecede tümü katledilerek ada ile olan bağları bitirilecek ve emel yerine getirilecekti.
Plan ve program Noel gecesinde sahneye konulacaktı.
Fakat olmadı. Çünkü Kıbrıs Türklerinin katliam programı olan Akritas Planı, deşifre edilmişti.
Akritas Planının uygulanması geriye çekilerek, 21 Aralık’ta düğmeye basıldı. Yani on gün önce uygulamaya konuldu.
21 Aralık 1963, Kıbrıs Türk Halkının ateşle imtihanının başladığı tarihtir.
Adada, Türk’lerin katliamı başlatıldı.
Silahsız, masum, kadın, çocuk, yaşlı demeden Türkler nerede bulunuyorsa öldürülüyor. Meçhul yerlere atılıp gömülüyorlardı.
İlk toplu mezarı Türkeli’nde (Ayvasıl’da ) gerçekleştirdiler.
Kıbrıslı Türkler adanın % 3‘ünde gettolarda yaşamaya mecbur bırakıldılar.
Devletten maaş alanların maaşı kesildi. Serbest çalışanlar, can kaygısı ile iş yerlerine gidemez oldular.
Kıbrıs Türk halkında ciddi bir beslenme sıkıntısı başladı.
Çünkü can güvenliği nedeni ile çalışamadıklarından, gelir kaynakları sıfır noktasına kadar geriledi.
Kıbrıs Türkü büyük bir beslenme zorluğu içine girdi. Bu zorluk, Türkiye Kızılay’ı sayesinde giderildi.
Başaran Gemisi, beslenme sorununun giderilmesinde aracı oldu.
13 yıl Kıbrıs Türk Halkı, Anavatan Türkiye’nin her türlü desteği ile ayakta, mevzide, canını, onurunu ve şerefini koruyarak savaşım verdi.
Kıbrıs Türküne % 3 lük bir coğrafyada yaşamayı dahi çok gören Rum Yunan ikilisi.
15 Temmuz 1974 ‘te adanın tümden Yunanistan’a bağlanması için Yunan hükümetinin de katkıları ile Makarios’a karşı, sözde darbe girişiminde bulunuldu.
Darbenin ardındaki gerçek Enosisti.
Enosis beş gün sürdü.
Ecevit Hükümeti, 20 Temmuz 1974‘ te Kıbrıs’a çıkarma kararı alarak. Bu son Enosis teşebbüsünün köküne kezzap döktü.
Bugünkü gibi, 46 yıl önce yapılan darbe ile Kıbrıs Türk Halkının Devletinin temelleri de atılmış oldu.
Kıbrıs Rumları ve Yunanistan, pirince giderken, evdeki bulgurdan da oldular.
Yıllar geçti. Politikalarında hiçbir değişiklik yok.
Bakalım bu defa. Neyi yitirecekler ?
Çünkü yitirmek için ha bire çalışıyorlar.
Bu haber 1513 defa okunmuştur

:

:

:

: