Ağustos’ta 3 bayram

Türk Ulusunun ve onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkının, tarihi geçmişinin mücadele ve savaşımlarla geçtiğini. Sonuçta da hep zaferle sonuçlandığını görmekteyiz.
Türk Ulusunun ve onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk Halkının, tarihi geçmişinin mücadele ve savaşımlarla geçtiğini. Sonuçta da hep zaferle sonuçlandığını görmekteyiz.
Bunun en önemli nedenlerden biri, sarılmış olduğu davanın haklılığını kabullenmesi ve benimsemesidir.
Daha açıkçası, haklılık ve kararlılığın bütünleşmesidir.
Mübarek Kurban Bayramını hep birlikte kutladık.
Kurban Bayramı dini bir bayram. Yani manevi değerlere dayanan bir bayramımız.
Ulusları, halkları ayakta tutan iki bacak var.
Birisi manevi değerler.
Diğeri de milli değerlerdir.
Dünyadaki ulusların iki ayak üzerinde durmaları, ancak bu iki bacakla mümkündür.
Bunlardan birinin eksikliği. Ayakta kalmanızı mümkün kılmaz.
Dünyamıza baktığımızda, bunu görürüz.
Bu iki değer, birbirini tamamlamaktadır.
Hali vakti yerinde olanlar. Kurbanlarını kesmişler.
Kurban kesmeyecek olanlar. Banka hesap numaraları sayesinde kurbanlık paralarını, hayır kurumlarına yatırmışlardır.
Dini Bayramlar, kırgınlıkların ortadan kaldırılmasında da en büyük vesilelerden biridir.
İnşallah bu fırsat kaçırılmamıştır.
Bir gün sonra ise, Toplumsal Direniş Bayramımız olan 1 Ağustos’u kutladık.
Daha açıkçası, bir günde üç Bayram. Bunlardan birisi.
1571 ‘de Kıbrıs’ın Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethi ve Türkleştirilmesi.
İkincisi ise, 1958 yılında TMT ‘nin kurulması.
Üçüncüsü de, 1976’da TMT’nin Güvenlik Kuvvetlerine dönüştürülüp sürekli hale getirilmesidir.
1571‘ de 2. Selim ( Sarı Selim ) tarafından Cenevizlilerin hükümranlığında bulunan adanın fethedilmesi ile birlikte ada Türkleştirildi.
Bu 1876 tarihine kadar devam etti. Adanın İngilizlere kiralanması ile birlikte, Kıbrıs’taki Türklerin yaşamları ciddi şekilde sıkıntıya girdi.
Adadaki Rumlara birçok imtiyazlar sağlandıktan sonra Megalo İdea peşinde koşan Rumlar. Adayı Yunanistan’a bağlama hülyası ile ada Türklerini ortadan kaldırmak için hedef seçtiler. EOKA terör örgütünü kurdular.
Namluların hedefi Türklerdi.
Adada var olmak ve yok olmak arasında seçim yapan Kıbrıs Türk Halkı. Var olmaktan yana ağırlık koydu. Bunun ancak bir savunma ile mümkün olabileceği kanısına vararak. EOKA’ya mukavemette bulunmak için kendi öz varlığından çıkan ve oluşan TMT‘ yi kurdu.
Türk Mukavemet Teşkilatı. Adada Türk varlığının yaşaması ve sürekli olması için her türlü olanağı kullandı.
Gerek 1955 – 1960, gerekse de 1963 – 1974 yılları arasında. Kıbrıs Türk Halkının ada coğrafyasının % 3 ‘lük kısmında. Gettolarda, her türlü insanlık dışı muameleye tabii tutulması ve soy kırım uygulanması karşısında. Bir avuç TMT’ci bir orduya karşı durarak. Kıbrıs Türk halkının ada üzerindeki yaşamını sağlamış. 13 yıllık getto döneminde, büyük görevler yapmıştır.
TMT oluşmasa idi.
Nelerin olabileceğini tasavvur bile etmek istemiyorum.
TMT. Kıbrıs Türkü için bir milattır.
TMT’nin kuruluşunda katkısı olanları saygı ile anıyorum.
Aramızdan ayrılanların.
Üzerlerinden rahmet eksilmesin. Işıkları bol olsun.
1958’de kurulan TMT. Aslında, Kuvayı Milliye’nin adadaki bir uzantısı idi. Nasıl ki Kuvayı Milliye Türk Milletini Batılı Emperyalistlerden kurtardı. Onu örnek alarak kurulan TMT de Adadaki Türk varlığını ortadan kaldırmak için oluşturulan EOKA terör örgütü karşısında çelikten bir kalkan görevini üstlenerek. Tüm olanaksızlıklara karşın, vermiş olduğu savaşım ve elde edilen sonuç. Her türlü takdirin üzerindedir.
1974 Mutlu Barış Harekatından sonra. TMT’ Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığına dönüştürülmüş ve Kıbrıs Türk Halkının adada var olması için oluşan TMT ‘nin görevini üstlenmiştir.
Şimdi sınırlarımızda, Egemenliğimizi. Bağımsızlığımızı ve Özgürlüğümüzü koruyan. Tam teşekküllü, çakı gibi Güvenlik Kuvvetleri Teşkilatımız bulunmaktadır.
Türkiye Savunma Bakanı Sn. Akar, katıldığı Ankara’daki Toplumsal Direniş resepsiyonunda yaptığı konuşmada. Türkiye’nin garantörlüğünün bila müddet devam edeceği yollu açıklaması ise. Yüreklere su serpmiştir.
Ülkemizde var olma mücadelesi bitmiş değildir.
Mücadele devam etmektedir.
Emperyal güçlerin, bölgede, hem bizim hem Anavatanımızın haklılığına rağmen, döndürmeye çalıştıkları dolapları görmekteyiz.
Hristiyan Kulübü olan Avrupa’nın Rum ve Yunan yanlısı tutumları ortada. Türkiye’yi sıkıştırmaya haklarından vaz geçirmeye çalışmaktadırlar.
Bizi, bu adada, Rum’un azınlığı olarak nitelendirmeye çalışıyorlar.
Emperyal güçler, bu adada Rum’la kol kola bizi ortadan kaldırma politikalarını müşterek yürütmektedirler.
Bunu yaşayarak görmekteyiz.
Zafiyetlerimizden yararlanmaya çalışıyorlar.
Bunun için çok dikkatli olmamızda yarar var.
Bu haber 1720 defa okunmuştur

:

:

:

: