Pandemi Hastanesi’ne başka yer mi kalmadı?

Aylardır bir pandemi hastanesinin yapılması için söylenmedik söz kalmadı. Sonunda hükümet harekete geçti. Birçok farklı fikrin ardından karar verildi.

Aylardır bir pandemi hastanesinin yapılması için söylenmedik söz kalmadı. Sonunda hükümet harekete geçti. Birçok farklı fikrin ardından karar verildi.
Lefkoşa Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin yanındaki boş araziyle maket üzerinde çok modern görünen bir hastane için çalışmalar başladı.
Ancak deveye sormuşlar ‘neren eğri’ diye. O da ‘nerem doğru ki’ diye yanıt vermiş.
Bu bağlamda ne yazık ki Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Seran Aysal’ın dün Ada TV’de yaptığı açıklamalar sevincimizi kursağımızda bıraktı.
Giresun’da sel felaketini TV’den içimiz yanarak izleyen bizler, daha geçen yıl Ciklos’ta sele kapılan gençlerimizi de unutarak yine doğayı hesaba katmadan planlar yapmıştık.
“Şu an Nalbantoğlu’nun yanında arazi çalışması başlayan pandemi hastanesinin yapıldığı arazi, dere yatağının ağzı. Hatta altından kanalizasyon hatları var” ifadelerini kullanan Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Başkanı Seran Aysal, “Umarım sedyeleri önümüzdeki kış ovadan toplamayalım” diye uyardı.
Aysal, “Bize hep felaket geldikten sonra konuşuyorsunuz diyorlar. İşte şimdi felaket gelmeden uyarıyoruz. Buraya pandemi hastanesi olmaz” diyordu.
Yoksul Anadolu halkının gönderdiği paraların bu projeyle heba edileceğini ifade eden Seran Aysal’ın uyarıları bu konunun bilimsel veriler ışığında yeniden incelenmesini zorunlu kılıyor.
Peki hükümet bu konuda ne düşünüyor?
Aslında hükümette son günlerde hemen hemen her konuda olduğu gibi bu konuda da ortak bir fikir olup olmadığı belirsiz.
Hükümet ortağı Başbakan Yardımcısı Özersay, her durumda rüzgara göre yelken açıyor. Nitekim dünkü Bakanlar Kurulu sonrasında da içeride alınan kararların ardından daha önce yaptığı gibi dışarıda yine muhalefet edasıyla konuştu.
Ülkeye girişlerde uygulanan sistemin değişmesi ve kısa süreli karantina uygulamasının yürürlüğe girmesi konusunda öneride bulunduğunu öne süren Özersay, “Ancak kabul edilmedi” dedi.
Sanıyorum kendisinin iktidar olduğunu unutan Başbakan Yardımcısı, “Toparlanıyoruz” dediği günleri hatırladı.
Sırtında yumurta küfesi olmadan konuşmak elbette kolay. Maharet başa geldiğinde vaat ettiklerini yapabilmektir.
Ancak bu konuda Sayın Özersay’ın sınıfta kaldığı da açıkça ortadadır.
Dün Ada TV’ye konuk olan CTP Genel Başkanı Erhürman’ın deyimiyle “Saldım çayıra mevlam kayıra” mantığıyla Allah’a emanet yaşıyoruz.
Ancak toplum olarak da böyle bir yönetim anlayışıyla artık daha fazla devam edemeyeceğimizi yavaş yavaş idrak ediyoruz. Bizden söylemesi…
Bu haber 937 defa okunmuştur

:

:

:

: