Yüzücü filmi

Cheever’in Yüzücü öyküsünden esinlenilen film alegorik ve sürrealistik ögeleri içeriyor. Frank Perry’nin yönettiği doksan beş dakikalık filmin orijinal adı “The Swimmer”.
Cheever’in Yüzücü öyküsünden esinlenilen film alegorik ve sürrealistik ögeleri içeriyor. Frank Perry’nin yönettiği doksan beş dakikalık filmin orijinal adı “The Swimmer”. Bin dokuz yüz altmış sekiz yapımı bu eser bin dokuz yüz altmış dokuz yılında Türk sinemalarında “Aşıklar”, yetmiş yılında ise TRT’ de “Yüzücü” ismiyle Türk izleyicisine ulaşıyor. Filmin senaryosunu yönetmenin eşi Eleanor Perry yapıyor. Filmin başrolünde Burt Lancaster oynuyor ve filmin bütün sahnelerinde mayo ile görünüyor. Aslında bir sahnede bu mayodan da kurtuluyor.
Başkarakter Ned’in belli bir süre önce yaşamış olduğu yerlerden ve havuzlardan geçerek evine dönme projesinde yol üzerinde yaşadıkları, bir hatırlama ve geçmişinin hesaplaşmasıdır. Maddi anlamda sahip olduğu her şeyin yani kapitalist düzenin bireye dayattıklarının gerçek olmadığını ve değersizliğini, onları kaybettiği zaman bireye gösterilen ilgi ve sevginin de kalmadığını ya da yapmacık olduğunu gösteren bir yolculuktur yaptığı.
Ned’ in atla yarıştığı sahne, bebek bakıcısıyla yapıtığı maraton, engelli atlama sahneleri Ned’in başlangıçtaki gücü hakkında izleyiciyi bilgilendiriyor.
Eskiden Ned’ hayranlık duyduğunu itiraf eden bebek bakıcısının, yaptıkları yüzme, yürüyüş ve koşu sırasında oldukça hevesliyken, adamın engelli atlarken ayağını burkması (güçten düşmesi) üzerine gösterdiği dönüş filmin önemli sahnelerindendir.
Çok zengin bir evin havuzundaki suyun içme suyu kadar saf olduğunu söyleyen ev sahipleri, bunun için hiçbir masraftan kaçınmadıklarını ısrarla tekrarlarlar. Daha sonra Ned’in gireceği paralı halk havuzunda hijyen sıkıntıları ve denetleme sırasındaki aşağılayıcı tavırlar bu evdeki lüks havuzdakine tezat oluşturur.
Boş havuzun olduğu evdeki çocuk Ned’in, çocukluğudur aslında. Şanssız çocuk Ned, annesi ve babası uzakta olduğu için havuza girememekte, refah havuzuna uzaktan bakmaktadır. Erişkin Ned, çocuk Ned’e havuzda su varmış gibi yapmasını ve boş havuzda havaya kulaç atmasını söyler. Ama oradan uzaklaşırken duyduğu tramplen sesiyle hemen geri dönüp boş havuza çakılmaması için çocuğu uyarır. Çünkü kendisi mış gibi yaparken çakılmıştır. Burada finansal kriz sonrası parçalanmış aile ile yazarın çocukluğuna göndermeler mevcuttur.
Raylar üzerinde gerçekleştirilen yakın ve uzak plan çekimleri, atmosferin yansıtılması açısından büyük bir ustalıkla kullanılır. Panoramik bakış açısının ardından, Ned’ e odaklanan bakış açısıyla da yönetmen sadece kapitalizmin yalancı değerlerini eleştirmekle kalmaz, belki de aktörün farkına varmayacağı biçimde sanatçıları da kendileriyle yüzleştirir. Filmin başında genç ve atletik görünen, bütün çekimlerde fit olan Lancaster’in yukardan çekim sahnesiyle hafif seyrelmiş saçlarını gösterir. Daha önce kameraya girmeyen bu bakış açısı, iki kırılma sahnesinin ardından gözlenir. Ayağının burkulmasından sonra ve eve ulaştığı zaman. Halk havuzunda yaşadığı hüsranın aktörün yüzüne, vücudunun duruşuna yansıtılması sonucu artık elli yaşlarında, gerçek yaşında belki gerçekte olduğundan daha fazla çökmüş bir aktörle karşılaşır seyirci. Aslında kamera önünde gördüklerimizin de salt gerçeği yansıtmadığına bir vurgu yaparken, oyunculara da yönetmenin onları var ettiğini inceden inceye sezdiriyor Frank Parry.
Filmin başında havanın açık ve güneşli olması, adamın neşeli yüzü, fit hali içinde bulunduğu koşullarla direk ilgilidir ve evine ulaşma yolunda bunların gittikçe değiştiği görülüyor. Filmin sonunda evine ulaştığında ise hem seyirciyi hem de Ned’i bir sürpriz bekliyor.

Bu haber 1482 defa okunmuştur

:

:

:

: