Toplum olarak korkuyoruz…

Toplum olarak kaygı ve panik içerisindeyiz. Bunun en büyük sebebi, tabii ki çağın getirdiği tüm dünyayı etkileyen virüs ve pandemi süreci. Buna bağlı olarak yaşanan ekonomik sıkıntılar, sağlık kaygısı, korkusu, ölüm kaygısı, korkusu ve bunların diğer kurumlara etkilemesidir.
Toplum olarak kaygı ve panik içerisindeyiz. Bunun en büyük sebebi, tabii ki çağın getirdiği tüm dünyayı etkileyen virüs ve pandemi süreci. Buna bağlı olarak yaşanan ekonomik sıkıntılar, sağlık kaygısı, korkusu, ölüm kaygısı, korkusu ve bunların diğer kurumlara etkilemesidir.
Eğitimdeki aksaklıklar, eğitimin durdurulması, eğitimin durdurulmasının çocuklar üzerindeki olumsuz etkisi, aynı zamanda aileye bunun yansıması. Pandemi sürecindeki kapanma, bu kapanmanın insanların depresyona itmesi, depresyon yaşayan bireylerin, aile içerisinde olumsuzluklar yaşaması, aile içerisinde şiddetin artması, boşanma oranlarının atması, aile içerisindeki mutsuzluğun artması…
Tüm dünya bunu yaşarken, sistemli plan ve projelerle sağlıklı bir şekilde atlatırken; ülkemizde sağlık tıkanmış durumda. Hiçbir plan ve proje yapılmamış. Bir patlak durumunda nelerle karşılaşacak, öngörülmemiş, önlem alınmamış. Bu yetersizlik, halkı inanılmaz olumsuz yönde etkiliyor.
Başta sağlık olmak üzere her konuda kaygı ve korkular yaşamaktayız. Ekonomik kaygılar, gelecek belirsizliği, hiçbir planı olmayan bir devlette yaşamak, aileleri olumsuz etkilemektedir.
Toplum olarak panik yaşamaktayız. Bu panik sağlık korkumuzdan gelmektedir. Covid virüsünün medya ve sosyal medyada korkunç, ölüm sebebi olarak yansıtılması, dünyayı bu kadar etkisi altına almanın sebebidir.
Dünyanın müthiş bir bulaşla uğraştığı dönemde, büyü bir başarı ile ülkemizde bulaş halk arasında olmamış ve çok az bir ölüm oranı ile pandemi dönemini atlatmıştık. Maalesef bu başarı 7 ay sonra büyük bir başarısızlık olarak 10 günde 600 yerel bulaşa ulaşarak sıkıntı yaşanmasına engel sebep olmuştır.
Şu anda halk olarak en büyük kaygımız, virüsü bulaşmak değil, hastaneden yeterli sağlık hizmetini alamamaktır. Yaklaşık 2 ay kadar evine kapanan halk, açılma ve hayatın normale döndüğü zamanda, ani ve hızla bulaşa sağlık kurumunun yererli ölçüde hizmet verememesi, halkın panik yaşamasına sebebiyet vermiştir. İtalya’da yaşanan hasta seçimi örneğini şuanda yaşamak yönetime karşı halkın güvenini etkilemiştir. Aylarca sağlık personelini, sağlık kurulunu dinlemeyen hükümet, şuanda büyük bir sorunların sebebi olmuştur.
Aylarca evine kapanan ekonomik, psikolojik, sıkıntılara katlanan halk, hükümetin plansızlığı yüzünden; şuanda yaşanan yine ekonomik, psikolojik ve eğitimin yetersizliğinin tek suçlusu plansız hareket eden hükümettir.
Ülkemizde sağlık nedeni ile eğitime ara verilmiş eğitimin ne olacağı belirsizlik taşımaktadır. Şuanda uygulanan uzaktan eğitim modeli, maalesef çocuklarımızı ve aileleri mutsuz etmekte ve hedeflenen yada aslında hedeflenmekten bile aciz olan eğitimin amacına ulaşmayacaktır.
Bugün çocuklarımız evlerinde kapalı. Eğitimin tek yönü derslerde başarı değildir. Okul aynı zamanda çocuğun sosyalleştiği, akranları ile birlikte uyum sağladığı, toplumsal kuralları öğrendiği bir yerdir. Şuanda çocuklarımız evde ve sosyalleşemiyor. Bu da onları mutsuz ediyor.
Toplum olarak ekonomik sarsıntı yaşıyoruz. Toplum olarak korku, kaygı, panik, sıkılmışlık, bıkmışlık, güvensizlik ve gelecek belirsizliği yaşıyoruz. Tüm bunların aslında tek sebebi var, başarısız devlet yönetimi…
Hepimizin şu anda en büyük kaygısı çocuklar derslerine girdi mi? eksikler var mı takip edebiliyorlar mı? Evde internet yeterli mi? Birde ekonomik sıkıntı yaşayan ailelerin üzerine teknolojik alet ihtiyacı çıktı. Ekonomik sıkıntı çeken aileler teknolojik aletleri almaya zorlanıyor. Çünkü, dersler internet üzerinden yapılıyor. Alet kötü ise çocuk ders takibinde zorluk yaşamaktadır. Pek çok evde de yeterli sayıda teknoloji yoktu. Bir de aileler, bu sıkıntılarla uğraşmakta… Mutsuz bir toplumuz. Sebebi, kötü yönetiliyoruz.

Bu haber 661 defa okunmuştur

:

:

:

: