11 Ekim cumhurbaşkanlığı seçimi ulusal dava meselesidir

CB seçimi herhangi bir adayın veya partinin seçimi değildir. Bu coğrafyada belki de gerçekleşecek en önemli seçimlerdendir.
CB seçimi herhangi bir adayın veya partinin seçimi değildir. Bu coğrafyada belki de gerçekleşecek en önemli seçimlerdendir. Doğu Akdeniz de Anavatanımız Türkiye ile birlikte yeni stratejiler kurmalıyız, KKTC NİN de içinde olması gereken sonuç odaklı görüşmeler olmalıdır. Bu görüşmeler yalınızca Kıbrıs sorunu ile ilgili değildir.
Artık yani bir yol haritasına gerek vardır, SN Akıncı artık eskilerde kaldı, üzülerek görüyorum. Halkımıza federal çözüm de bölgemizde, kendimize ait devletimizin olduğu yalanını söylemeye devam ediyor. Bu söylem ne kadar itibar görüyor 11 Ekim günü göreceğiz, halkımız itibar etmiyor çünkü halkımızın desteklemediği çok taviz verdi SN Akıncı.
Haritayı sunmak müzakere tarihinde bir ilk oldu, Türkiye’nin garantörlüğünün masada tartışılır duruma gelmesi de Akıncı’nın Türkiye’ye bir oyunu olduğunu gördük. Rum başkan Anastasiadis’in en büyük övünç konusu bu iki tavizdir. Anastasiadis şöyle diyor. ”müzakere tarihinde ilk kez Türk tarafı masaya harita koydu ve Türkiye’nin garantörlüğünün sonlanması için müzakereler yapıldı” bu benim en büyük başarımdır.
Kıbrıs sorunu dışında Doğu Akdeniz de ki kıta sahanlığı ve denizde ki haklar gündeme geldi. Bunun adı yeni siyasettir, bu yol Akıncı ile yürünebilir mi? Maalesef göstergeler Akıncı’nın bu yeni siyasetin çok dışında olduğunu gösteriyor.
Neden mi?
Akıncı olmayacağını bilmesi gerektiği halde, halkımıza federal çözüm masalları anlatıyor. Federal devlet olursa bizim o federal sistemde ayrı devletimiz olacakmış. Bahsettiği federal devlet algısı Rum tarafında yoktur, bunu 2. CB SN Talat ile dostluğu olan yoldaşı rahmetli Rum başkan Hristofyas da kabul etmemişti.
Anlaşılan federal çözüm üzerinden algı yaratmaya çalışan adaylar kim olursa halkımıza doğruları anlatmıyor ve açıkça gerçekleri manipüle ediyorlar.
Türkiye enerji koridorlarının ortasında ve jeostratejik olarak çok önemli bir yerde. Fransa başta olmak üzere Avrupa da bazı ülkeler Rum- Yunan ikilisini kullanarak Doğu Akdeniz ve dolayısı ile de Kıbrıs da meydan okuyorlar. Akıncı bunu görebiliyor mu? açıklamalarına bakarsak maalesef görmüyor.
Her ne kadar da Gezici araştırma şirketinin ki zaman zaman bende yazmışımdır, algı yaratıyor. Ancak Kimsede televizyon programlarına çıkıp seçim sonuçlarını tartışmadı, ikinci tura Tatar ve Akıncı’nın kalacağını ve iki turda Tatar’ın CB olacağını iddia ediyor.
Bu konjoktürde TATAR CB olur çünkü halkımızın büyük bir çoğunluğu Türkiye ile kavga eden değil, Türkiye ile doğru işbirliği yapan bir CB istiyor. Artık şu bir gerçektir ki Kıbrıs sorunu için masalarda zaman kaybeden değil sahada güçlenen bir KKTC olmamız gerekiyor, bu Akıncı ile olması imkansız, misyonu buna izin vermiyor. Kıbrıs sorunu Türk ulusunun bir meselesidir.
Bu haber 8671 defa okunmuştur

:

:

:

: