Yerli Corona aşısında umut verici adımlar

HEP beraber yaşıyoruz... SARS-Cov-2 virüsünün yol açtığı COVİT-19 salgınından bahsediyorum...
HEP beraber yaşıyoruz... SARS-Cov-2 virüsünün yol açtığı COVİT-19 salgınından bahsediyorum... Bu salgının yol açtığı ekonomik, psikolojik, sosyolojik, insani sonuçları yan yana ya da üst üste koyunca tablo ortada, gayet net... Net olmaktan öte faturası çok ağır... Bu tartışma götürmez... Rakamları herkes biliyor... Virüsün bulaşması sonucu hayatını kaybedenlere rahmet, sevenlerine sabır, hastanelerde tedavi görenlerin de bir an önce sağlıklarına kavuşmasını diliyorum...
* * * *
Vakalar artıyor.... Artış durup azalma eğilimine geçmeli... Sağlık sistemi bu yükü taşıyamaz sınırına dahi gelmemeli... Bu her ülke için geçerli... Yaşadığım Almanya’da da böyle... Şansölye Angela Merkel, Perşembe sabahı bir kez daha halka seslendi... Şansölye Merkel, ‘Enfeksiyon sayısında acil olarak eğilimin tersine çevrilmesinde henüz başarı sağlanamadı. Bu bizim elimizde, güçsüz değiliz’ dedi... Türkiye’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da her akşam yineliyor aynı çağrıyı... Maske, mesafe, hijyen kuralını sürekli hatırlatıyor...
* * * *
Bu salgına karşı tek çare aşı... İlk müjdeli haber Almanya’dan geldi... Almanya’da kurucuları arasında Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Özlem Turacı’nın olduğu biyoteknoloji şirketi BionTech ile ABDli ilaç şirketi Pfizer ortaklaşa geliştirdikleri aşı yarışta ipi ilk göğüsledi... Ardından Çin, İngiliz ve ABDli şirketlerin geliştirdiği aşılar da peyderpey geliyor... Bunlar umut verdi insanlığa... Aşılar sorunu hemen çözmeyecek, ancak bunlar ‘tünelin sonundaki ışık’... Aşılar sayesinde muhtemelen gelecek yılın yaz aylarından sonra, belki de sonlarına doğru bu salgın büyük ölçüde önlenmiş olacak.
* * * *
Aşı tamam da... Başta herkese yetecek kadar yok... Her ülke kendisi kurtaracak miktarda doz aşı tedarik etmeye bakıyor... Savaş gibi... Herkes kendi cephesini tahkim ediyor… Türkiye’de aynı çabayı gösteriyor... Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın verdiği bilgiye göre, 50 milyon doz aşı için anlaşma sağlanmış... Yani 25 milyon kişi aşılanacak... Salgının ilk dönemindeki maske, solunum cihazı gibi şimdi de aşı kontenjanı savaşı yaşanıyor gibi... Çünkü bu salgından ilk önce çıkan ülkeler yeniden kurulacağına kesin gözüyle bakılan dünyada ilk sıralarda olacak. Bunun için aşı tedarik kavgası da çok büyük...
* * * *
Aşı, ilaç dünyada hep stratejik birer ürün olmuştur... Gelecekte de böyle olacak... Aşı, ilaç, gıda, temiz su, enerji, bigdata, yüksek teknoloji... Bunlar bir ülkenin olmazsa olmazları arasında ilk sırada yer alanlar... Otuz yıldır aşı ithal eden Türkiye’de şimdi beşeri aşı geliştirme çalışmaları sürüyor... Önce meslektaşım Muharrem Sarıkaya’nın 23 Ekim 2010 günü Habertürk gazetesindeki köşe yazısına bakalım... Şöyle yazıyor... ‘O günlerde tartıştığım dönemin sağlık bakanı merhum Halil İbrahim Özsoy, dışardan 25-50 Cent’e satın almak varken, neden 2 Dolar harcama yaparak aşı üreteceklerini sorgularken, ‘Stratejik de onun için’ yanıtını vermiştim. Bakan Özsoy da ‘dünyada aşı üretenlerin çoğaldığını, dolayısıyla stratejik ürün olmaktan çıktığını’ söylemişti. Merhum Özsoy üç dönem Anavatan Partisi’nden Afyon Milletvekilliği, 1997 – 1999 arası Sağlık Bakanlığı yapmış... Yorumu size ait’
* * * *
Türkiye’de 15 civarında yerli aşı projesinin devam ettiği açıklandı.... Bunlardan Erciyes Üniversitesi'nde Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde geliştirilen ‘ERUCOV-VAC’ aşı adayı sanırım öne gidiyor... İlk fazda 44 gönüllüye uygulandığı bildirildi... Perşembe günü de ikinci faz için gönüllüler üzerine denenmeğe başlandığı açıklandı. Koçak Farma’da GMP şartlarında üretimi yapılan inaktif aşı adayını başarıya ulaşacağını umuyorum... Hayırlısı diyelim... Çünkü teknoloji tüketicisi olduğumuz aşikar... Ama üreticisi olmalıyız... Bu aşı da umarım tıp alanında örneği olur... Almanya’da yaşıyorum... Almanca bir deyiş var... ’Not macht erfinderisch’ yani ‘Zor durumlar insanı yaratıcı yapar’... Bu da böyle bir şey oldu galiba.... Dünyanın salgın ile birlikte bilginin çok değerli olduğu bir türbülanstan geçtiğini unutmayalım...

Bu haber 1424 defa okunmuştur

:

:

:

: