Avukat BEGÜM GÜREL ile ÇOCUK İSTİSMARI üzerine SÖYLEŞİ

Geçen haftalarda ADA TV. de konuğum Avukat Begüm GÜREL’di. Son zamanlarda Türkiye ve Kıbrıs basınında ve medyasında yazı ve açıklamaları ile dikkat çeken, Star Kıbrıs gazetemizin de köşe yazarlarından olan Begüm Hanıma ben de sayfamda yer vermek istedim.

Geçen haftalarda ADA TV. de konuğum Avukat Begüm GÜREL’di. Son zamanlarda Türkiye ve Kıbrıs basınında ve medyasında yazı ve açıklamaları ile dikkat çeken, Star Kıbrıs gazetemizin de köşe yazarlarından olan Begüm Hanıma ben de sayfamda yer vermek istedim. ÇOCUK İSTİSMARI hepimiz için çok çok önemli ve gündemde tutulması, yasaların çıkarılması gereken bir konu... Bu nedenle ben sordum, Begüm GÜREL açıkladı... Türk hukukunda ve Uluslararası hukukta çocuk kimdir? Ülkemizde ve dünyada çocuk haklarına ilişkin atılan önemli adımlar nelerdir? Çocuk, dar anlamda henüz ergin olmayan birey olarak tanımlanmaktadır. Bununla birlikte çocuk eksenli oluşturulan bazı ulusal veya uluslararası sözleşmelerde ve mevzuatımızdaki hükümlerde de çocuk tanımı yapılmış bulunmaktadır. Bu kaynakların en önemlilerinden olan ÇHDS’de çocuk, 18 yaşından küçük insan olarak tanımlanmaktadır. Türk Hukuk Sisteminde ise çocuk, erken yaşta ergin kılınmış olsa bile 18 yaşını tamamlamamış kimse olarak tanımlanmaktadır. İstismarı nasıl tanımlarız, türleri nelerdir? İstisma, bir kişinin ya da kişilerin iyi niyetini kötüye kullanarak yararlanmak, bir düşünceyi kötüye kullanarak zarar vermeyi hedeflemek, karşısındakinin kendi rızası olmadan ve iradesini dikkate almadan sömürmek gibi anlamları içerir. İstismar denince akla genelde cinsel istismar gelir. Ancak beş farklı istismar çeşidi vardır. Bunlar fiziksel, duygusal, ekonomik, cinsel ve medya istismarıdır. Fiziksel istismar, çocuğun bedensel bütünlüğünün bozulmasıdır. (yumruk, tokat atma, dövme vb.) Eğer çocuk gerekli olan ilgiyi, sevgiyi, şefkati alamıyorsa ve psikolojik hasara maruz bırakılıyorsa burada bir duygusal istismar söz konusudur. Çocuğun fiziksel ve zihinsel gelişimini olumsuz etkileyen yaşı ve gücüyle orantısız işlerde ucuz emek olarak çalıştırılmasına ekonomik istismar denilmektedir. Cinsel istismar ise, bir yetişkinin çocuğu cinsel haz ve doyum olarak kullandığı istismar çeşididir. Bu yetişkin, çocuğun hiç tanımadığı biri olabileceği gibi çok yakından tanıdığı biride olabilir. Yazılı ve görsel basının çocuğun özel hayatının gizliliği hakkını ihmal ederek ve kar amacı güderek çocuğun fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini göz önünde bulundurmadan çocuğun izleyici ya da haber kaynağı olarak haber yapması medya istismarına örnektir. Zira çocuğun hakları ana rahmine düştüğü andan itibaren başlar. Bilinçsiz internet kullanımı çocuğun istismarına sebebiyet verebilir mi? Ebeveynlerin ve devletin bu aşamadaki rolü nasıl olmalıdır? Çocuğun görüntülerin sanal ortama yüklenmesine neden olmak, görüntülerin yayılmasına aracılık etmek de çocuğun cinsel istismarı suçunun kapsamında değerlendirilmektedir. Gelişen teknoloji, insan hayatının her aşamasına kolaylıklar sunmasına karşın, yeni suç türlerinin ortaya çıkmasına ve çocukların mağdur edilmesine neden olabilmektedir. İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla, birçok suç türünde olduğu gibi cinsel istismar olayları, sanal ortamda da gerçekleşmeye başlamış ve çocukların cinsel obje olarak kullanıldığı görsellerin teşhir edilmesinin görülme sıklığı artmıştır. İnternet kullanımının yoğun olmadığı yıllarda istismara neden olan faktörler, çevresel ve toplumsal risk faktörleri olarak iki ana başlık altında değerlendirilmekteydi. Ancak, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla bilinçsiz internet kullanımı da çocuk istismarının nedenleri arasında değerlendirilmeye başlamıştır. Suç literatüründe “çevrimiçi çocuk istismarı” suçu henüz yeni bir kavram olduğundan, toplumun bu suç türüne karşı alınabilecek önlemler aşamasında yeterli bilgiye sahip olmaması olağan bir durumdur. Bu suça karşı verilecek mücadelede ailelere ve eğitim camiasına son derece büyük sorumluluklar düşmektedir. Eğitim camiasının, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen, “Yerel Düzeyde Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Çalıştayı”nın model alınması ve bu önemli projeyi ülke genelinde uygulaması eğitimcilerin çocukların cinsel istismarı konusunda bilinç düzeyinin artmasına önemli bir katkı sunabilir. İncelenen olaylardan edilen bulgular doğrultusunda, çevrimiçi çocuk istismarına karşı şu önlemler alınabilir: • Uyku vaktinde çocukların telefonları ile yatak odalarına gitmemeleri gerektiği hususunda onlarla uzlaşılması fayda sağlayabilir. • Sanal risklere karşı, evde ortak cep telefonu kullanma alışkanlığı oluşturmak için aile üyeleriyle müşterek bir karar alınmaya çalışılmalıdır. • Çocuğun ziyaret edebileceği web siteleri ile ilgili onunla uzlaşılmalıdır. • Çocuğun erişim sağlayacağı web sitelerinin yaşına uygun olmasına dikkat edilmeli ve zararlı içerik barındıran web sitelerine karşı filtre yazılımlar kullanılmalıdır. • Eğitim-öğretim amaçlı internet kullanımı haricinde, vakit geçirme amaçlı internet kullanımı sınırlandırılmalıdır. Çocukların internet üzerinden edindiği arkadaşların çocuklarla yaş farkı gözetilmeli ve sosyal medya takipçilerinin fiziki çevrede teyit edilebilir kişiler olduklarından kesinlikle emin olunmalıdır. • Çocuklara, kişisel bilgilerin sadece kendilerine özel olduğu hususunda bilgilendirme yapılmalıdır. • Çocuklara, internette kötü bir durumda karşılaşmaları halinde yaşadıkları olayı ebeveynlerine anlatmaları gerektiğini ifade edilmelidir. Bu gibi bir durumun yaşanması halinde, çocukları suçlayıcı bir tavır takınılmamalı ve onlara dair güvence verilmelidir. • İnternet kullanımı çocuğun fiziki çevre ile iletişimini koparacak bir düzeye geldiyse, bir uzmana başvurarak profesyonel yardım alınmalıdır. • İstismar konulu bir şüphe durumunda, elde edilen bilgiler gecikmeksizin ve eksiksiz olarak güvenlik güçleriyle paylaşılmalıdır. Cinsel Taciz nedir? Cinsel taciz, failin cinsel arzularını tatmin etmek amacıyla bedensel temasta bulunmadan eylemde bulunmasıdır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların hepsinde fail, cinsel amaçlı eylemde bulunmaktadır; ancak cinsel taciz, diğer suçlardan bedensel temas bulunmadığından ayrılmaktadır. Cinsel taciz suçu, kişinin bedensel temas bulundurmadan cinsel amaçla hareket etmesidir. Örnek vermek gerekirse, yoldan geçen birisine laf atmak, telefonla mesaj atarak tanışmak istemek gibi durumlar olabilir. Cinsel İstismar Nedir? On sekiz yaşını doldurmayan, çocuğa karşı cinsel arzuları tatmin etmek amacıyla çocuğun bedeni üzerinde gerçekleştirilen fiiller cinsel istismar olarak adlandırılmaktadır. Bedensel temas olmadan cinsel amaçla işlenen diğer fiiller çocuğun cinsel tacizi olarak nitelenir. Örneğin, mağdur çocuğa cinsel amaçla “bacaklarına dokunayım mı” demek cinsel taciz, herhangi bir şekilde dokunmak ise sarkıntılık suretiyle cinsel istismar olarak kabul edilir. Cinsel Saldırı Nasıl Tanımlanır? Cinsel saldırı, cinsel arzuları tatmin amacıyla bir kimsenin vücut dokunulmazlığının ihlal edilerek bedenine fiziksel temasta bulunulmasıdır. Cinsel saldırı suçunun oluşması için bedensel temas şarttır. Failin kendi bedeni üzerinde yaptığı davranışlar cinsel saldırı olarak değerlendirilemez. Örneğin, bir kimsenin cinsel organını mağdura göstermesi cinsel saldırı değil, cinsel taciz olarak değerlendirilebilir. TÜİK verilerine göre istismarcıların %80’i çocuğu tanıyan kişilerden oluşmakta ve haliyle bu durum suçun bildirimini de zorlaştırmakta. Peki; kamu görevlilerinin, sağlık ve eğitim kuruluşlarının görevleri dolayısıyla öğrendikleri söz konusu suçları bildirme zorunluluğu var mıdır? Çocuk Koruma Kanununun 6.maddesinin 1.fıkrasında belli kişi ve kurumlar bakımından geniş bir ihbar yükümlülüğü öngörülmüştür. Sözü edilen düzenlemeye göre, ’’Adli ve idari merciler, kolluk görevlileri, sağlık ve eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, korunma ihtiyacı olan çocuğu Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumuna bildirmekle yükümlüdür.’’ Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ediyorum. Umarım sadece aileler değil, okullar ve sosyal çevrenin de bu konuda dikkatli ve duyarlı olmasını sağlayabiliriz. Ayşe TURAL

Bu haber 9498 defa okunmuştur

:

:

:

: