3 Mart’a kilitlendik

“Godot'yu Beklerken” önemli bir tiyatro oyunu… Hiçbir eylem gerçekleştirmeden umudu bekleyişin hikayesi. Çaresizlik ve imkansızlıklar ile dolu hayatların bir yalana sıkı sıkıya sarılması anlatılıyor.

“Godot'yu Beklerken” önemli bir tiyatro oyunu… Hiçbir eylem gerçekleştirmeden umudu bekleyişin hikayesi. Çaresizlik ve imkansızlıklar ile dolu hayatların bir yalana sıkı sıkıya sarılması anlatılıyor.
Ülkede sokaktaki insanın hislerini bu ara en iyi tarif eden durum…
Haksızlık etmeyelim. Sokaktaki insan böyle hissediyor hissetmesine ama hükümet hiçbir şey de yapmıyor değil.
İki gün sonra Türkiye’ye mali protokole imza atmak için gidecek Başbakan Ersan Saner, “Aşı konusunda çok önemli gelişmeler olacak” dedi.
Belki bir defada bugüne kadar gelen en yüksek aşıyı Türkiye’den alıp gelecek olan Başbakan, 1 Nisan’da açılım hedefinin hayal olmadığını hepimize ispatlayacak.
Zira toplumun tamamının aşılanmasıyla açılım önündeki bütün engeller de böylece kalkmış olacak. Elbette belirli kriterler çerçevesinde…
Öğrencileri dönüşünden tutun da turizmin açılmasına kadar birçok sektör aşıya kilitlenmiş vaziyette.
İş dünyasında ise durum biraz daha karışık.
Sanayi Odası, bir yıllık pandemi mücadelesinin sonunda artık dayanacak güçleri kalmadığını deklare etti.
Hükümet sundukları 6 maddelik öneri Star Kıbrıs’ın bugünkü birinci sayfasında ayrıntılarıyla yer alıyor.
Aşının tamamlanması, sosyal sigorta işveren payı desteğinin devam etmesi, 25 kuruşluk elektrik teşvikinin 2021 yılı boyunca sürmesi, uygun koşullarda kredi, kısmi zamanlı çalışma düzenlemesinin yeniden uygulanması ve sanayi bölgelerinde kira muafiyeti sanayicilerin istekleri…
Bu talepler karşılanamaz, yapılamaz, uçak kaçık talepler değildir. Hükümet bu dönemde üretenin, iş insanının yanında olmalıdır.
İş dünyası bu dönemde maaşları ödemekte güçlük çekerken 4 bin 400 TL’ye çıkarılan asgari ücreti sorgusuz sualsiz kabul etmiştir.
Şimdi sıra işverenin yaptığı bu fedakarlığa karşılık vermek, altın yumurtlayan tavuğu kesmemektir.
Bugüne kadar ağzını her açtığında üretmekten söz eden siyasiler de iktidarıyla muhalefetiyle bu üretime destek olmalıdır.
Zira bu üretimi yapan tarafın kamu olmadığını da çok iyi bildiğimize göre özel sektörü artık görmezden gelmemeliyiz. Ayakta kalabilmek için başka çaresi yok. Bizden söylemesi…


Bu haber 3868 defa okunmuştur

:

:

:

: