Hakkımıza hak eklenen günlere...

Kadın sadece 8 Mart’ a gündeme gelmemeli diyor güne not bırakan her yorumcu.

Kadın sadece 8 Mart’ a gündeme gelmemeli diyor güne not bırakan her yorumcu. Doğrudur ancak gerçek olan her yıl kadın hakkında ne söylenecekse bir güne sığdırılıyor olmasıdır. Belli ki bir yılda her gün yaşanılan kadına dair her hadise özet yayına geçiyor. Ülkemizde de değişen bişey yok. Kadına şiddete hayır sloganı ağızlarda pelesenk olmuş ama önlem için öneriler,kişilerin davranışlarında sözde kalan olmuştur. Şiddet ise devamını sürdürmektedir. Şiddet her iki cinse de uygulanmamalıdır. Hani derler ya dil yarası ağırdır. İnsanlarımız bu konuda da birbirlerine itina göstermelidir. Karşılıklı sevgi ve saygıda kusur olmamalıdır. Yoksa istatistiki bilgiler ile sonuca ulaşmak kolaydır. Sayısal olarak bu kadar kadın darp edilmiştir, kaç kişi ölüme sürüklenmiştir diye gözlemlenen gerçek, her zaman tedavi edilebilir olmalı ve önlem alınmalıdır. Tecavüze uğrayan canlılar içerisinde ilk sıranın mağdurları yine kadınlarımızdır. Çoğu kez ise bu konu utanç duygusu adı altında olup ifadede yerini bulamayandır. Peki her gün meydana gelen bunca olay bu güne kadar geçirdiğimiz kaçıncı 8 Mart Dünya Kadınlar günüdür ki! sona ermemiştir ve halen korkunç gizemini koruyor. Demek ki uygulanabilir projelerin hayata geçirilmesindeki problemin henüz formülü bulunmamıştır. Geçen haftadan başlayan 8 Mart ile ilgili etkinlikler arasında Twitter paylaşımlarını okuduklarım arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın muhterem eşi Emine Erdoğan vardır ve Turkuaz Medya tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'de verdiği mesaj son derece önemlidir. Bu toplantıda “Modern dünyanın basmakalıp modellerine sıkışıp kalınamayacağını vurgulayan Emine Erdoğan, 'Kadınların özel ve kamusal hayatını dengeleyen çözümler üretmeye devam edeceğiz. Toplumsal dokumuzla ahenkli, millî benliğimizi merkeze alan yaklaşımlarla ilerleyeceğiz ve inanıyorum ki bu topraklarda artan kadın gücü, küresel sorunların çözülmesinde de büyük katkı sağlayacak. Kadınlar, karar verici mekanizmalarda artan sayılarla yer aldıkça, dünyanın gidişatı olumlu yönde etkilenecek' değerlendirmesinde bulundu.” Ve konuyu yaptığı konuşma içerisinde “Kadınlar ve Gelecek teki beklentileri “ bir bakıma özetledi. Ülkemizde de mutlaka Başta Cumhurbaşkanımız Ersin Tatar’ın eşi Sayın Sibel Tatar başta olmak üzere birçok kadınımız siyasette olsun, Sivil Toplum Kuruluşlarında olsun 8 Mart ile ilgili mesajlarını geçmiş yıllardaki gibi vereceklerdir. Ülkemizde gerek siyasette gerekse bürokraside üst kademe yöneticisi olarak hizmet verdiğim uzun yıllar ve etkinliklere katıldığım kaç 8 Mart geçti ise gün için düşüncelerim hep aynı olmuştur. Kadın kadına karşı sevgide, saygıda ve vefada her daim özen göstermelidir ki hak alma mücadelesinde sayısal güç artabilsin. Bu çerçeveden hareketle Peygamerimiz Hz.Muhammed’in “Okumak, kadın ve erkek her Müslümana farzdır” sözünü unutmadan, tüm kadınlarımıza ,sağlık ve mutluluk dolu, nice 8 Mart’ı birlik içinde kutlamaları ve bu günün anlam ve öneminde “haklarına hak” eklemeleri için başarılı çalışmalar yapmaları temennisiyle ve günümüzü köşemdeki bu günkü yazımla kutluyorum.

Bu haber 8489 defa okunmuştur

:

:

:

: