Cenevre’de büyük yüzleşme

Cenevre’de yapılacak tarihi zirveye günler kala heyecan tırmanıyor. Taraflar son hazırlıklarını yapıyor. Rum yönetimi dün Atina’da Miçotakis ile son hazırlıklarını yaparken, Cumhurbaşkanı Tatar ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da müzakere heyetiyle son hazırlıkları görüştü.

Cenevre’de yapılacak tarihi zirveye günler kala heyecan tırmanıyor. Taraflar son hazırlıklarını yapıyor. Rum yönetimi dün Atina’da Miçotakis ile son hazırlıklarını yaparken, Cumhurbaşkanı Tatar ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da müzakere heyetiyle son hazırlıkları görüştü.
Yapılan hazırlıklarla ilgili dün kendi başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’na da bilgi veren Cumhurbaşkanı Tatar, Kıbrıs Türk tarihinin en önemli virajına hazırlanıyor.
Cenevre’de yarım asırdan bu yana süren belirsizliğin sona erdirilmesi hedefleniyor.
2017’de Crans Montana’da “iki devletli çözümü” öneren Anastasiadis, bunu unutturmak istercesine açıklama üzerine açıklama yapıyor.
Ancak kendi kamuoyu, başpiskoposu bile buna inanmıyor.
Rum basınında dün Crans Montana’da Anastasiadis ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu arasında geçtiği belirtilen 'iki devletli çözüm' konusundaki konuşmanın tutanakları önemli bir tartışma konusuydu.
Anastasiadis, kendisine yöneltilen 'iki devletli çözüm modelini önerdiniz mi?' şeklindeki soruya, 'Eğer Çavuşoğlu, elindeki bütün bilgileri yayınlamak isterse buna itirazım olmaz' diye cevap verdi.
Ancak paniğin boyutu ortadaydı.
Rumların Crans Montana’daki samimiyetsizliği, Cenevre’de bir defa daha ortaya çıkacak.
Bizim tarafta ise dün ilginç bir gelişme yaşandı. Federasyon tezinin amansız savunucusu CTP, BM Genel Sekreteri’ne bir mektup gönderdi.
Tufan Erhürman, BM Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar aracılığıyla Genel Sekreter Guterres'e gönderdiği mektupta “Kıbrıs Türk halkı olarak size güvenimiz tamdır” derken, hala daha federasyondan dem vuruyordu.
Önce şunu belirtelim.
Kıbrıs Türk halkının uluslararası temsiliyetini sağlayan kişi Tufan Erhürman değil, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dır. Tatar, bu yetkiyi seçimlerde bu milletten almıştır.
Şimdi şunu soralım. Tam da Cenevre öncesi BM Genel Sekreteri’ni böyle bir mektup yazılması hangi amaca hizmet eder?
Bu mektubun amacı Cumhurbaşkanı Tatar’ı istemediği federasyon yoluna girmesini sağlamaksa nafiledir. Yok eğer bu mektubun amacı “Cumhurbaşkanı Tatar, iki devletliliği savunuyor ama biz öyle düşünmüyoruz” demekse, bu da bizi Cenevre’de zayıf göstermekten başka bir işe yaramaz.
En fazla birlik olmamız gereken dönemde, sadece bir hafta için bile bunu sağlayamıyorsak nasıl bir gelecek kuracağız? BM Genel Sekreteri’ne mektup gönderen anlayışın bunu oturup düşünmesi gerekir.
Cenevre’de hem yarım asra dayanan müzakere geçmişimizle hem dünya ile hem de komşumuz Rumlarla büyük bir yüzleşme gerçekleşecek. Bu yüzleşmenin sonuçları da ezberleri bozacak. Bizden söylemesi…


Bu haber 1352 defa okunmuştur

:

:

:

: