Osmanlı’dan alınacak ders ...

Cihana hükmeden Osmanlı İmparatorluğu özellikle yükseliş dönemine kadar öyle bir bürokratik yapı kurdu ki, saat gibi mükemmel işledi.

Cihana hükmeden Osmanlı İmparatorluğu özellikle yükseliş dönemine kadar öyle bir bürokratik yapı kurdu ki, saat gibi mükemmel işledi.
İnsana iş değil, işe insan buldular. Bu şekilde 600 yıl boyunca dünya sahnesinde yer aldılar. Bu sürenin önemli bir bölümünü de neredeyse dünyayı yöneten devlet olarak götürdüler.
Yan tarafta 1560 yılında Kanuni döneminde verilen bir ilanı görüyorsunuz.
Bir imam için verilen ilanda aranan özelliklere bakın.
Arapça, Türkçe, Latince ve Farsça bilecek…
Kuran’ı bilmesi yetmiyor, Tevrat’ı ve İncil’i de çok iyi bilecek…
Fizik ve Matematik’te öğretmen düzeyinde bilgi sahibi olacak…
Okçuluk, süvari ve savaş sanatlarında usta olacak…
Düzgün görünümlü olacak... Güçlü ve melodik bir sese sahip olacak…
Camiye bir imamı seçerken bu kadar ince eleyip sık dokuyan bir yapı, elbette kurumlarının da düzgün işlemesine neden oluyor.
500 yıl sonra geldiğimiz noktaya baktığımızda Osmanlı’dan ne çok öğrenecek şeyimiz olduğunu hayret ederek görüyoruz.
Ne yazık bugün ülkemizde işe adam değil, adama iş arayan bir yapı, devlet kurumlarının iyi işlememesinin başlıca nedeni haline gelmiştir.
Her seçim döneminde eş dost akraba kayırmacılığı ve partizanca seçimlerle şekillendirdiğimiz bürokratik yapımız, devletin çürümesinin de başlıca nedeni oluyor.
Star Kıbrıs’ın birkaç gündür gündeme getirdiği manşet haberler de bu konuda bize önemli bir ipucu veriyor.
Bütün dünya kapanmanın değil açılımın peşinde koşarken, biz ne yazık ki başarısız bürokratik yapının da etkisiyle bindiğimiz dalı kesiyoruz. 14 günlük karantina bileklikleriyle, ekonominin ellerine adeta kelepçe vuruyoruz.
Kıbrıs’tan İngiltere’ye gidip dönen iş insanı iki hafta içinde 6 PCR testi yaptırıyor. Hepsi de negatif çıkıyor. Üstelik bu kişinin iki doz aşısı da olmuş. Yanında yüzlerce kişi çalıştıran bu iş insanına biz ülkeye girer girmez evde 14 gün karantina için bileklik takıyoruz.
Altı PCR testi de negatif çıkmış, iki doz aşıyı olmuş bir iş insanını 7 gün içinde karantinadan çıkarıp, “işine gücüne bak, bu ülkeye istihdam yarat” desek ne olur? Bizim için daha iyi olmaz mı?
Burada mesele bu teknik düzenlemeleri yapacak ve ihtiyaçları bilecek bürokratların ne yazık ki görevde olmamasıdır.
Dedik ya…. Meselenin kökü gayet basittir…
İşe adam değil de adama iş bulursanız böyle çarpık durumlarla karşılaşırsınız. Kendi ayağınıza kurşun sıka sıka da bu yola devam edemezsiniz. Bizden söylemesi…




Bu haber 1283 defa okunmuştur

:

:

:

: