Korkularımızın en doğal hali

Sizce korku nedir? Yaşamınız boyunca korku kavramına ne kadar ve ne gibi anlamlar yüklediniz? Korkularınızı kontrol etmeye mi çalıştınız; onları yok saymaya mı gayret ettiniz; yoksa onlarla yaşamayı mı seçtiniz?

Sizce korku nedir? Yaşamınız boyunca korku kavramına ne kadar ve ne gibi anlamlar yüklediniz? Korkularınızı kontrol etmeye mi çalıştınız; onları yok saymaya mı gayret ettiniz; yoksa onlarla yaşamayı mı seçtiniz?

Korkunun tanımını yapacak olursak; korkunun belirli bir ağrı veya tehdit olarak algılanan bir olay sonucunda, uyarıcı bir tepki olarak ortaya çıkan yaşamsal bir mekanizma olduğunu görüyoruz. Yaşamsal mekanizma olması, bizim için çok önemli. Demek ki korku, bizleri koruyan bir şey. Örneğin biri size saldırırsa, korku devreye giriyor ve adrenalin hormonu salgılanıyor. Bu durum sonucunda tepki veya kaçma ortaya çıkıyor. Yılan, akrep … gibi sürüngen hayvanlara karşı korkularımız, karanlıkta düşme korkusu, uçakla yolculuk yaparken ayaklarımızın yerden kesilmesi duygusunun bizlere yaşattığı korku, hızlıca üzerimize doğru gelen sivri bir cismin bize zarar verebileceği korkusu… gibi korkuların geçerliliği normal. Fakat, ortamda var olmayan bir durumu üretmek de olabilecekler arasında. İnsanoğlu, anda var olmayan bir korkuyu o anki kaygı durumundan, bir önceki gün yaşamış olduğu olumsuz deneyimden yola çıkarak kendi de farkında olmadan üretebiliyor.
Çocukluğumuzda önce annemiz ve sonra da pek tabii ki çevremiz tarafından bizlere öğretilen içi boş korkularımızın varlığı yüzünden bunlara eklediğimiz daha çokları da yaşamımıza dahil oluyor. Problemlerimizin yaşamımızı sarmaladığı dönemlerde bu gerçek dışı korkular, bizleri ziyaret ediyor.

Gerçeklerden Korkmak

Gün içinde başımıza her an her şey gelebilir, güzeli ve de çirkini, gerçekliğini kabul edip tüm bu gerçekliklerden yola çıkarak korku üretmememiz gerekiyor. Korku üretmeye başladığımız anda dünyada var olma gerçekliğimizi de unutmaya, bu gerçekliği hiçe saymaya başlıyoruz demektir. Düz yolda yürüyen çocuğumuzun her an düşebileceği ve de zarar görebileceği korkusunu yaşamak, kişiyi oldukça yıpratan bir durum. Arabanızla seyir halindeyken ansızın başka bir arabanın gelip de size çarpacağını düşünüyorsanız; gerçek bir korku yaşamıyorsunuz. Baykuşun sesini duyduğunuz anda kötü bir olay yaşanacağını zihninizden geçirmeniz de şaşkınlık uyandıracak kadar gerçek dışı. Korkunun gerçekliği bambaşka bir durumdur. Korkmanız gereken bir durum varsa; gerçeklik de vardır. O durum karşısında korku hissimiz ortaya çıkmış ve bizi o durumdaki riskten korumuştur. Bilinmesi gerekir ki korku, bizi herkesten ve her şeyden koruyup kollayan bir duygu. Bu duyguya gereken hassasiyeti göstermeli ve bu duyguyu ölçüsünde yaşamalıyız.

Doğamızda Var Olan Duygularımızı Kabullenmek

Problemlerimizin tavan yaptığı dönemlerde, kabullenişlerimizin azaldığını fark ediyorum. Herkes, birtakım olaylar, durumlar ve dönemler içerisinde sağlık problemleri, kaygı, endişe, stres; tüm bunların sonucunda korku duyabiliyor. Gerçek problemlerimize odaklanıp onlar üzerinde düşünmemiz gerekiyor. Bunlara odaklanmak yerine; dönüp de yaşamımıza var olmayan problemler, kaygılar, korkuların yenilerini eklememeliyiz. Halledebileceğimiz problemlerimize odaklandığımız zaman, farklı olanlara takılmıyoruz. Böylece, aklımızı kurcalayacak, bizi tüketecek yeni olumsuzluklara harcayacağımız enerjimizi var olan olumsuzlukları büyük bir kabullenişle birlikte ortadan kaldırıyoruz. İşte, insanın kendini tanıması, çevrede olup biteni tüm gerçekliğiyle kabul etmesi, böyle bir şey. Bunun sonucunda da rahat bir zihin ve çok daha bilgiye açık bir beyin, sağlıklı bir beden, özgür bir ruh… Tüm benliğimizle sanal korkular yerine kendini gerçekleştirmiş kendimizle baş başa kalıyoruz.

Korkularımızla Yaşamayı Seçmek

Gerçek olan korkular, daha sağlıklı ve uzun ömürlü olmamızı sağlıyor. Onları görmezden gelmek de onları görüp de halının altına süpürmek de onları dünya gerçekliğinin bir paydası sayıp onlarla kabullenişte yaşayabilmek, belli sürelerde onları yaşayarak görünmez hale getirmek de bizlerin elinde. Korkmak; ama korkularımıza yenilmemek, böyle bir şey.




Bu haber 244 defa okunmuştur

:

:

:

: