Gombinaya gelmeyelim

Büyük bir olasılıkla, önümüzdeki ay Güneydeki seçimlerden sonra. Gayri resmi 5+1’in ikincisi gündeme gelecek.

Büyük bir olasılıkla, önümüzdeki ay Güneydeki seçimlerden sonra. Gayri resmi 5+1’in ikincisi gündeme gelecek.
Bunun belirtilerini, BM GS’nin özel temsilcisi Lute Hanımın faaliyetlerinde görmekteyiz. Temaslarına başlamak üzere.
Temaslarına başlamadan önce, güneyde Fileleftoros Gazetesinde çıkan bir açıklaması bir hayli ilgi çekti.
Adada her iki toplumun egemenliğinden bahsetti.
Hani birinci 5+1’de öne sürdüğümüz ve talep ettiğimiz egemenlik ve uluslararası eşit statü karşısında. Güneyin hempaları yine Rum’u memnun edecek ve bizi gombinaya getirecek teklifleri dillendirmeye başladılar.
Mektep medrese bitirmeyen kişiler de bilmektedirler ki toplumların egemenliği, dünyada yok ve bunu tarih yazmamıştır.
İkinci 5+1’de muhtemelen önümüze bu tezi çıkarmak için ufak ufak alıştırma eksersizleri yapılmaktadır.
Masaya iki egemen toplum olarak oturulacak. Masadan kalkışta da uygulanan teranenin bir başka şekli olarak. Güney yine tanınmış devlet. Biz ise yine toplum.
Bu büyük bir aldatmacadır. Rumların ekmeğine yağ ve bal sürülmesine eştir.
Adada iki egemenlik tanınıyorsa, bu toplum bazında olamaz. Egemenlik, adada var olan Türk ve Rum Halklarının egemenliğidir.
Bu söylemler “softa şaşırtmasından “ başka bir gaye gütmemektedir.
Masada ileri sürülen 6 maddelik öneriden ve talepten geri adım atmak, zaten mümkün değildir.
Ok, yaydan fırlamıştır.
Anastasiadis, Türk tarafının bu konuda gayet kararlı duruşu karşısında ne yapacağını şaşırmış. Krize girip nöbetler geçirmeye başlamıştır.
Bu travmalar karşısında, şimdi de önümüzdeki ay, Haziranda yapılacak AB toplantısında. Kıbrıs’la ilgili isteklerinin yerine getirilmemesi halinde, alınacak kararların tümünü veto edeceği tehdidinde bulundu.
2004’ te Yunan Başbakanı Smitis’in taktiğini uyguluyor. AB’ni kilitlemeye yelteniyor.
Bilmiyor ki, ne Türkiye, ne de KKTC için AB‘nin eski önemi kalmadı.
Türkiye ve KKTC’nin, eski Türkiye ve KKTC olmadığını hala daha öğrenemedi, göremedi, anlayamadı. Aslında öğrendi gördü de işine gelmiyor.
Rum tarafı, hep pirinci tercih etti. Eldeki bulgurdan oldu.
İkinci 5+1 olursa ne olur ?
Tek kelime ile hiç.
Bundan sonra, Kıbrıs Türk Halkı. Çok olumlu gelişmelerle karşı karşıya kalacağı günlere başlayacak.
Dün 27 Mayıs İhtilalinin 61. yıl dönümü idi. Türkiye kanallarında açık oturumlar ve konferanslar yapıldı. Birçok kişi o yılları anlattı.
O yılları yaşayıp anlatanların sayısı, bir hayli az. Tesadüfen izleme fırsatı buldum. O yıllarda 27 Mayıs’ı göklere çıkaranlar, şimdi 27 Mayıs için “Tu Kaka“ diyorlar.
Menderes Hükümetlerinin, Amerika ile yaptığı ikili anlaşmaların bedelini hala Türkiye ödemektedir. Yargılama öften püften olaylara hasredilmiş. Türkiye’nin her konuda bağımlılaştırılmasına, ne halse hiç değinilmemişti.
Suç, ne olursa olsun. Ceza bu olmamalı idi.
Kutlu Adalı cinayeti için, Mecliste araştırma komitesi kurulması kararı alındı.
Komite vekillerden oluşur. Vekiller önlerine gelen bilgi donelerine göre hareket eder ve karar üretir.
Bu konuda, Polis Genel Müdürlüğü ve Savcılık kurumuna büyük görevler düşecek.
Türkiye ile Adli Yardımlaşma anlaşmasına göre, anlaşmanın kurallarına uygun hareket ederek. TC yetkilileri ile ortak çalışma yapılabilir.
Komitenin eli ayağı, Polis Teşkilatı, Savcılık ve TC yetkilileridir.
Saç ayağı bu şekilde kurulup faaliyet gösterebilir.

Bu haber 3501 defa okunmuştur

:

:

:

: