Özel günler ve haftalar

Dünyada birçok özel gün ve kutlanan, eylem yapılan haftalar var. Mesela Çevre günü, Orman haftası, İnsan hakları günü gibi birçok özel gün ve haftalar var. Ben bugün, geçen gün kutlanan Dünya Çevre Günü ile ilgili yazımı yazmaya çalışacağım.

Dünyada birçok özel gün ve kutlanan, eylem yapılan haftalar var. Mesela Çevre günü, Orman haftası, İnsan hakları günü gibi birçok özel gün ve haftalar var. Ben bugün, geçen gün kutlanan Dünya Çevre Günü ile ilgili yazımı yazmaya çalışacağım.
Geçtiğimiz gün 5 Haziran’da, Dünya Çevre Gününü kutladık. Tüm siyasilerimiz demeçler vererek, konuşmalar yaptılar.
Çevre bir güne indirgendi ve çevre işi halledildi.
Dünyada ve ülkemizde çevre ile ilgili birçok kuruluş var. Bunların görevleri çevre ile ilgili çıkan ve çıkabilecek ve insan sağlığını olumsuz etkileyebilecek gelişmeleri ve icraatları engellemek amacı ile idareye yol ve yöntem göstermek.
Fakat birçok kuruluşun, çevre kirliliği ve çevrenin katliamını önlemek için yaptıkları faaliyetler, maalesef bugüne kadar hiçbir sonuç vermemiştir.
1974 ‘ten sonra, çevre kirliliği ve tahribi önüne geçilemeyecek bir boyut kazanmıştır.
Bu amaçla, Çevre Bakanlığı kurulmuş ve her ilçeye Bakanlığa bağlı daireler oluşturulmuştur. Daire sorumluları, Bakanlıktaki müdürlüğe ve müsteşarlığa bağlıdır.
Turizm ve Çevre Bakanlığı, iki önemli konunun bakanlığı haline getirildi. Çevre dairesine çevre ile ilgili yasada belirtilen yetki ve görevler verildi.
Turizm kadar, çevrenin de boyut ve sınırları alabildiğince hem geniş hem büyük.
Geçmişte bunun sıkıntılarını çektik.
Müsteşarlık, müdürlük konularındaki görev ve yetkiler tam manası ile yürütülemediği için çevre, turizm kadar öneme haiz olamadı. Her hükümet döneminde ağırlık turizme verildi. Bürokrasi de buna göre teşkil edildi.
Halbuki yeşil ve bakımlı bir çevre, turizmin iskeletini ve temelini oluşturur. Bakımsız çevreye ne sunarsanız sunun turist getiremezsiniz.
Çevre ile ilgili mevzuatta da karmaşa var. Çevre Dairesi, Belediyeler ve Kaymakamlıkların mevzuatlarında da çevre ile ilgili kurallar var. İş sağlık sorunlarına geldiği zaman. Sağlık Bakanlığının mevzuatı da buna dahil olur ve çevre ile ilgili tam bir aşurelik durum ortaya çıkar.
Yukarıda çevre kirliliği problemlerinin 74 ‘ten sonra arttığını yazdım. Pekala 74 ‘ten önce bu sorunlar yok muydu ? Vardı elbette. Fakat alınan caydırıcı yasal önlemlerle kirliliğin ve tahribin önüne geçiliyordu.
Hem Osmanlı, hem de İngiliz yönetiminde uygulanan yöntem, bekçilik sistemine dayanıyordu.
Osmanlı idaresi ile gelen bu sistemde, kır bekçiliği esası ön plana çıkıyordu. Halk dilinde buna desteban ve durkobullo deniliyordu.
Mahalle esasına dayanan bu sistemde, kasabalarda her mahalleye bir kır bekçisi atanıyordu. Köylerde ise mahalle yoksa bir kır bekçisi kifayet ediyordu. Görevleri çevreyi korumak ve kollamaktı. Çevreyi kirleten ve tahrip edenleri tutuklayıp polise teslim eder, dava açılmasını sağlardı. Bunların taşıdıkları yetki, bir polis erinin yetkilerine eşitti. Desteban bağlı olduğu mahalle veya köyün hırsızlık olaylarında da araştırma yapma yetkisine sahipti.
Kır bekçiliği hukuken hala daha mevzuatımızda var. Fakat uygulanmıyor.
Kır bekçisi, tayinle geldiği için hiç kimsenin gözünün yaşına bakmazdı.
Ağırlıklı olarak çevrenin tahribi ve kirletilmesinin mevzuatı. Çevre dairesinde ve Belediyelerdedir.
Bu yöneticiler ise seçimle iş başına gelir. Genellikle tüm icraatlarını oya tahvil etme uğraşı içerisindedirler. Dolayısı ile yasal kuralları uygulamaktan, isteseler de istemeseler de imtina ederler. Tabii bunların içerisinde istisna olanlar da var. Belki devede kulak misali. Böyle olmasa çevre bu hale gelir miydi ?
Pekala çare ne olmalı.
Çevre mevzuatını uygulayacak tek bir otorite belirlenecek ve tüm yetkiler o otoritede toplanacak. Bu otorite bir komisyon veya bir kurul olabilir.
Oluşumunu siyasi irade yapabilir. Fakat tüm çalışmalarında yasal mevzuatı uygulama safhasında, özerk bir yapıya sahip olarak icraat yapabilmeli.
Bu yapılabildiği takdirde, yaşayabileceğimiz ve özlediğimiz temiz bir çevreye kavuşabiliriz.



Bu haber 3612 defa okunmuştur

:

:

:

: