Ülke ne hale geldi

Osmanlıdan sonra ada Türkleri , Osmanlının, Almanın yanında İngiliz’e karşı savaşa girmesinden dolayı . Her alanda çok büyük sıkıntılar içerisine girmeye başlamıştı .

Osmanlıdan sonra ada Türkleri , Osmanlının, Almanın yanında İngiliz’e karşı savaşa girmesinden dolayı . Her alanda çok büyük sıkıntılar içerisine girmeye başlamıştı . Bu sıkıntıların en büyüğü ise ekonomik dar boğaz idi . İngiliz sömürge yönetimi devlet dairelerinde bulunan Osmanlı memurlarını , lisan bilmedikleri gerekçesi ile işten çıkarıyor . Yerlerine lisan bildikleri gerekçesi ile Rumlar alınıyordu .
Türkleri her alanda ekarte etme politikası, ticaret ve gayri menkul Türk mallarında da görülüyordu .
Ağır vergiler yanında emlak vergilerini de yükselten İngiliz sömürge idaresi , adeta ada Türklerini göçe zorlama politikası güdüyordu . Bir çok Türk emlak vergilerini ödeyemeyecek kadar ekonomik güçsüzlük içerisinde , emlaklarını ya Evkaf idaresine , ya da beytül mal statüsüne sokarak . Ekonomik ve mali sıkıntılarını aşmanın yollarını arıyorlardı .
Birinci ve ikinci Dünya savaşlarının getirdiği olumsuzluklar da işin biberi tuzu oluyordu .
Kıbrıs Türk Halkının ileri gelen milliyetçi liderleri , çıkış yolları aramaya başladılar . Birleşik Krallık , kapitalist ekonomik sistemi benimsemiş ve bu minvalde ekonomisini dizayn etmişti . Sonuç ülkede artan yoksulluk daha da artmış , iki harpten çıkan İngiliz ulusu ekonomik açıdan perişanları oynuyordu . Buna bir çıkış yolu bulunmalı idi .
Çıkış yolu kooperatifçilikti .
Halk örgütlenerek kooperatiflerini kurdu, ekonomik dar boğazdan kurtulmaya çalıştı . Bu çalışmalarının semeresini de aldı .
Bu gelişmeleri ada Türkleri yakından izleyerek adada kendileri için de bir çıkış yolu bulmak nedeni ile kolları sıvadı . Elit liderlerden yardım istendi . Türk avukatların desteği ile Kıbrıs Türk halkı ilk örgütlü mücadeleyi kooperatifler kurarak başlattı .
Tarım Kredi Kooperatifleri , Üretim , Tüketim Kooperatifleri oluşturdular . Bankalar kurdular, kısa bir zaman dilimi içerisinde ekonomik ve mali açıdan tarım ve ticarette eskisinden çok ileri bir noktaya ulaştılar .
Sömürge yönetimi , Kıbrıs Cumhuriyeti ve 11 yıllık soykırım yıllarında , ekonomik ve mali açıdan kooperatifçilik sayesinde gözle görülen bir ilerleme sağladılar .
Çocukluk yıllarımda İngiliz sömürge yönetimi , gençlik yıllarımda da Kıbrıs Cumhuriyeti ve Geçici Türk Yönetiminde , kooperatifçiliğin ne denli faydalı olduğunu bizzat yaşayarak gördüm .
Tüketim kooperatiflerinin, üyelerine ucuz tüketim mallarını nasıl sağladıklarını . Ayni zamanda üreticilerin oluşturdukları üretim kooperatiflerinin nasıl pazar bulup üyelerinin mallarını gerçek değerinde nasıl sattığını .
Kooperatif bankalarının gerek tarım için gerekse tüketim ve konut için nasıl adaletli bir şekilde kredi verdiklerini de yaşadım .
Bir de neyi yaşadım biliyor musunuz değerli okurlar . Yolsuzluk , usulsüzlük ve hırsızlığın olmadığını . Öyle bir şey ne gördüm ne de duydum.
Bir de günümüze bakalım .
Yapılan denetimlerde , 20 Kooperatifte yolsuzluk ve usulsüzlüğün saptandığını , gazete manşetlerinde okudum .
İhbarlar sonucu , iş çorap söküğü gibi sökülmeye başladı .
74’ten günümüze , bu denli bir araştırmanın kooperatif şirketlerde yapıldığını duymadım .
Değerli dostum ve mevkidaşım eski kaymakam ve şu anda Kooperatif şirketler mukayyidi olan Kemal Deniz Dana’nın , özverili gayreti ile ortaya çıkan ve halkta infiale neden olan gelişmeler var .
Sn. Dana , yılların getirmiş olduğu olumsuzluk ve sıkıntıların üzerine gitmeye , kararlı görülmektedir .
Bu olumsuz ve sıkıntılı gelişmeler sadece kooperatif şirketlerde mi?
Keşke öyle olsa .
Ahtapotun kolları gibi tüm kurumlarımızı sarmış durumda .
Bunun nedeni ne olabilir ?
Bunun yanıtını , Müsteşar Sn. Şahap Aşıkoğlu’nun açıklamasında bulabiliriz . Şöyle diyor :
“Bunu bir Müsteşar olarak söylüyorum . İyi yönetemiyoruz.”

Bu haber 3519 defa okunmuştur

:

:

:

: