Toplumsal Direniş Bayramımız kutlu olsun

Dün tarihlerden 1 Ağustos idi. Takvimlerde sadece “tatil” günü olarak gösterilmesinin çok daha ötesinde anlamı var 1 Ağustos tarihinin…

Dün tarihlerden 1 Ağustos idi. Takvimlerde sadece “tatil” günü olarak gösterilmesinin çok daha ötesinde anlamı var 1 Ağustos tarihinin…
Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın kuruluşunun 45’inci, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kuruluşunun 63’üncü ve Kıbrıs’ın Osmanlılar tarafından fethinin 450’nci yıl dönümüydü dün.
Toplumsal Direniş Bayramı, bizi biz yapan değerleri hatırlama günümüz olmalı bu zamanlarda.
1 Ağustos haftasını bu ülkenin insanı olarak sadece mangal ya da plaj keyfi yapmayıp, tarihimizde 1 Ağustos’un önemini hissederek geçirelim.
Başımızda var olan devlet çatısı KKTC’nin hangi güçlüklerle kurulduğunu, o devlete sahip olabilmek için hangi bedellerin ödendiğini, şehitlerimizi, gazilerimizi hatırlayalım.
O insanlara bir vefa, o mücadeleye bir saygı duyuyorsak, yaşadığımız sorunlara çözüm bulmak yerine devletin temeline dinamit koyan yaklaşımlardan uzak duralım.
450 yıl önce bu adaya gelen Türkleri yok etmek için, 1955’lerin sonlarında harekete geçen EOKA’ya karşı kısa adı TMT olan Türk Mukavemet Teşkilatı adlı bir örgüt kuruldu.
Bu teşkilat 1 Ağustos 1976 tarihinde Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'na dönüştürüldü. Üyelerine 'mücahit' denen TMT’nin, Kıbrıs Harekâtı'nın başladığı 20 Temmuz 1974 tarihinde 17 bin 151 mücahidi bulunuyordu.
Gelelim TMT’nin kuruluş öyküsüne.
En önemli iddialardan biri, TMT'nin 1 Ağustos 1958'de dönemin Türkiye Başbakanı Adnan Menderes ve Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü tarafından kurulduğu yönünde.
Bir başka iddia ise TMT'nin 17 Kasım 1957'de Rauf Raif Denktaş’ın Köşklüçiftlik'teki evinde Burhan Nalbantoğlu ve TC Konsolosluğu çalışanı Kemal Tanrıverdi tarafından kurulduğunu dile getiriyor.
Her ne sebeple olursa olsun, TMT yok edilmek istenen bir halkın mücadelesiydi. Sözü edilen eleştiriler ya da yapıldığı söylenen hatalara karşı ise söylenecek tek şey vardır.
Mesele vatansa gerisi teferruattır.
Elbette Kıbrıs Türkü bugün tarihine baktığında gerekli özeleştiriyi yapacak kadar da olgundur. Ancak hiçbir özeleştiri, vatanını savunmak için seferber olan vatanseverleri haksız duruma düşüremez.
Dün 1 Ağustos idi. Toplumsal Direniş Bayramı’nı bu düşüncelerle, coşkuyla kutladık. Yok edilmek istenen o mücadelenin sonsuza kadar devam etmesini diliyoruz.
Çünkü “TMT ruhu” diye özetlenebilecek o ruh, bu ülkenin temellerini attı.
O temelin üzerine inşa edilecek yapıyla ilgili geriye kalan kısım ise şu an sorumluluk makamında olan siyasilere, devlet yöneticilerine, kısaca hepimize düşüyor.
Umarım bu temeli bozmak yerine, devletimizi güçlendirecek sağlam adımlarla çocuklarımıza bir yurt bırakabiliriz.
Aksi halde yurdu olmayan, vatansız milletlerin gözünün yaşının dinmediğine yakın coğrafyamızda her gün şahit oluyoruz.
Bu vesileyle bu vatanı bizlere bırakmak için canlarını veren şehitlerimizi bir kez daha minnet ve şükran duygularıyla anıyoruz.
Toplumsal Direniş Bayramımız kutlu olsun.

Bu haber 2101 defa okunmuştur

:

:

:

: