Yangın raporu tozlu raflarda unutulmasın

Cumhuriyet Meclisi çalışıyor. Bir çok konuda saatlerce mesai harcanıyor. Sayfalar dolusu raporlar yazılıyor. Sonra ne mi oluyor? Koca bir hiç.

Cumhuriyet Meclisi çalışıyor. Bir çok konuda saatlerce mesai harcanıyor. Sayfalar dolusu raporlar yazılıyor. Sonra ne mi oluyor? Koca bir hiç.
Türkiye’deki yangınların ardından ülkemizde de böyle bir felaket gündeme gelirse ne yaparız?
Bu sorunun yanıtı herkesin tüylerini ürpertiyor. Her kafadan bir ses çıkıyor.
Oysa yapılması gerekenlerin ne olduğunu anlamak için üç ay önce çalışmalarını tamamlayan , “1995 Yılında Meydana Gelen Beşparmak Dağları Yangını’ndan İtibaren Ülkemizdeki Orman Yangınlarında Alınan Önlemlere İlişkin Yönetici ve Diğer İlgililerin İhmali Olup Olmadığına, Gereken Önlemlerin Alınıp Alınmadığına” ilişkin Meclis Araştırma Komitesi raporuna bakmak yeterli.
Ada TV’ye konuk olan UBP Milletvekili Yasemin Öztürk, o raporun bugünlerde yeniden yüksek sesle okunması gerektiğini söylüyor.
Peki o raporda ne vardı? Tozlu raflarda unutulmadan hatırlatalım.
Önce alınan önlemlerin arttırılmalı ve herhangi bir ihmale fırsat vermemek için ivedilikle bir “Yangın Protokolü” hazırlanmalı.
Orman yangınlarında birinci derecede sorumluluğu bulunan Orman Dairesinin teşkilat kadroları iyileştirilmeli.
TC Orman Genel Müdürlüğü ile yapılan protokoller devam ettirilerek orman yangınları ile ilgili personel eğitimlerinin sürekliliği sağlanmalı.
Cezalar revize edilmeli.
Özellikle anayol ve yol kenarlarının temizliği aksatılmamalı.
Arazí ve orman sahası bölgelerinde, arpa, buğday veya benzeri ekim yapılırken yola ve orman sahasına sıfır noktasına kadar ekim yapılması engellenmeli.
Çöplük içerisinde bulunan kâğıt parçalarının rüzgâr vasıtasıyla yangını başlatabilecek bir unsur olarak değerlendirilebileceğinden çöplükler yakılmamalı.
Ülkemizin günlük yangın risk haritası çıkarılmalı.
Yangın riski olan bölgelere yangın uyarı rehberi konmalı.
Peki bu önlemlerin hangisi yerine getirildi?
Uzmanlar bir yangın helikopterinin bir saatlik kirasının 8 bin dolar olduğunu söylüyor. 3 aylık kira maliyeti ise 4 milyon dolar civarında.
Oysa 10-15 yaşları arasında bir yangın helikopteri satın alınsa bize bir yıllık maliyeti 8-9 milyon dolar.
Yani bir yanda kiralamaya üç ayda 4 milyon dolar, diğer yanda 12 ay kullanabileceğiniz bir helikopterin maliyeti altı aylık kira maliyetini denk. Yani satın almak daha karlı görünüyor.
Ancak bunun hemen peşinden bütçede para yok tartışması başlatılıyor. 8-9 milyon dolar bulunamayacak bir para değil. Nelere ne kaynaklar ayrılıyor ortada?
Her şeyi devletten beklemek de anlamlı değil. Bu ülkenin anlı şanlı üç beş zengini bir araya gelse bu helikopterin 12 ay burada konuşlanmasını sağlayabilir.
Yeter ki niyet olsun. Gerisi kolay. Bizden söylemesi…

Bu haber 2005 defa okunmuştur

:

:

:

: