Pandora’ nın kutusu açılsın

Bu dönem içerisinde yaşanan tüm felaketlerden hepimiz, yorulduk.

Bu dönem içerisinde yaşanan tüm felaketlerden hepimiz, yorulduk. Dünyanın nerdeyse her yerinde bir şeyler olağandışı gidiyor. Bunları bazen haberlerden, bazen gazetelerden ya da bizzat yaşayarak, yaşayanları dinleyerek ve de onları anlamaya çalışarak öğreniyoruz. Peki, bu dönemde kaç kişi sağlıklı düşünebiliyor? Kaç kişi yaşamın güzelliğini göz ardı etmeden şahane saatler yaşamaya çalışıyor? Kaç kişi her şeyin bittiğini düşünüp de kendi yaşamına son vermeyi aklından birazcık olsun geçiriyor?
“Pandora’nın kutusu açıldı.”
“Pandoranın kutusunu açma!” gibi söylemler, günlük yaşamımızda karşımıza sıkça çıkıyor. Deyimin öyküsü, eski Yunan Mitolojisine dayanır. Bu konuda birkaç farklı mitolojik öykünün olduğunu pek tabii ki biliyoruz. Pandora’nın kutusunu açmak deyimi, yapılmasıyla beklenmedik birçok yeni problemin ortaya çıkmasına sebep olan eylem ve olayları ifade etmek için kullanılıyor. Pandora'nın Kutusu, Antik Yunan efsanelerinde geçen ve içinde kötülüklerin bulunduğuna inanılan sihirli bir kutu. Efsaneye göre Prometheus, Tanrı Zeus'tan gizlice ateşi çalmış ve insanlığa vermiştir. Bu duruma çok öfkelenen Zeus, Prometheus'u o zamanlar kimsenin yaşamadığı Kafkas Dağlarında zincire vurdurur. Yanına da bir kartal bırakır. Bu kartal, her gün Prometheus'un ciğerini yer ve her seferinde Prometheus'un ciğeri tekrar oluşur. Bu şekilde, Prometheus'a işkence edilir. Prometheus, Herkül tarafından kurtarılır. Zeus, bu duruma bir şey demez; ancak zincir halkalarının Prometheus'un ayağında kalmasını sağlar. Böylece Prometheus, sonsuza kadar cezalandırılmış olur. Zeus, insanlardan da intikam almak istemektedir. Bu yüzden, Hephaistos’a emir vererek balçıktan bir kadın figürü yapmasını ister ve ardından Pandora'yı yaratır. Pandora, Antik Yunan'da ilk kadın olarak kabul edilir ( İslamiyet ve Hristiyanlıkta geçen Havva gibi ). Zeus, Tanrıçalar gibi güzel olan Pandora’yı, Prometheus’un ikizi olan Epimetheus‘a bir kutuyla / küple gönderir. Kapıyı çalan Pandora’nın güzelliğinden büyülenmiş olan Epimetheus, onu evine alır ve ertesi gün onunla evlenir. Söz konusu kutuyu / küpü açmasını Pandora’nın kulağına fısıldayan Zeus’un, artık insanlıktan intikam alma zamanı gelmiştir. Zeus sayesinde kutuyu / küpü ( Pandora’nın kutusunu ) açan Pandora, insanlık arasında mutsuzluğu salıvermiştir. Böylece kötülükler, dünyaya ve insanlığa yayılmıştır.
İntiharın Eşiğine Gelmek
Yaşanılan kötülüklerin ardından psikolojik olarak ne kadar sağlıklı kalabiliyoruz ve de tüm bu kötülüklerin içinde kendimizi Dünyamızın neresinde görüyoruz? Dünya, bize neler, vaat ediyor ya da bizden yavaş yavaş neleri götürüyor?
Bir kimsenin toplumsal ve ruhsal nedenlerin etkisiyle kendi hayatına son vermesidir. İntihar, bir canlının, neticesinin ölüm olacağının bilincinde olarak, kendisinin ölümüne yol açacak bir eylemde olmasıdır. Risk faktörleri arasında; majör depresif bozukluk, zihinsel hastalıklar, bipolar bozukluk, şizofreni, kişilik bozuklukları gibi zihinsel hastalıklar, alkolizm ve madde bağımlılığı bulunmaktadır. Bireyin kendisine yönelik bir saldırganlık hali olan intihar davranışı, birçok şiddet davranışının aksine her yaştan kişiyi etkilemekte olup, bireyin bilerek ve isteyerek kendi hayatına son vermesi olarak da tanımlanabilir. İntihar düşüncesi, genellikle insanın başa çıkamayacağından daha ağır bir duygusal acıdan kaynaklanır.
Yaşanılanlar ne olursa olsun yaşamı yaşamak, güzel. Sevmenin, değer bulmanın, kötülüklerin içinden bir nilüfer çiçeği ( lotus ) gibi doğup iyiliklere, güzelliklere doğru büyüyebilmenin onurunu, keyfini duyumsamanın tadına varalım!

Kaynaklar:
https://tarihibilgi.org
https://kelimeler.gen.tr
https://tr.wikipedia.org
https://www.kimpsikoloji.com




Bu haber 137 defa okunmuştur

:

:

:

: