Serin bir sabaha uyanmak

Aylardan sonra ilk kez Beşparmak dağlarından kendini aşağı bırakmış, etekleri uçuşan sabah yeli, alev ağacının yapraklarında dans ediyor.

Aylardan sonra ilk kez Beşparmak dağlarından kendini aşağı bırakmış, etekleri uçuşan sabah yeli, alev ağacının yapraklarında dans ediyor.
Hafif...
Çok hafif bir dokunuşla...

Sonra gelip yanağımı okşuyor...
Daha iyi hissetmek için gözlerimi kapatıyorum.
Öyle güzel ki!

Güneş durur mu?
O da yüzümde gezinmeye başlıyor... Bence ikisi de şakalaşmayı seviyor.

Derken yuvasındaki guguk kuşu
“ guguk! guguk! “ diye katılıyor bu gösteriye...

Yakında onların dilini çözebilirim.
Bu yıl sayıları çoğaldı.
Onlar çoğalırken kargalar azaldı sanki...

Masmavi gökyüzü, ellerinizi Yaradana açıp şükretmeye çağırıyor...

Şükürler olsun...
Bir gün daha armağan edildi bana...
Sizlere...
Onlara...

İyilikler, güzellikler ve sevgiyle doldurmak adına...

Haydi iş başına...

Akşam başımızı yastığa huzurla bırakmak adına
GÜZELLİKLERE İMZAMIZI
atar mıyız hep birlikte?

İnsanca...
Elele vererek...
Sevgiyle...
Dostlukla...

Yeni güne GÜNAYDINLARLA...

YALNIZLIĞINIZ

güne sırtı dönük
ayçiçek misali
unutulur dünler
kanar zamanın dal uçlarında...

bir nihavend şarkıda
dibe vurur umutlar
bir çağrıda sonsuzluk düşü
yakar kavurur içini...

sen kalabalıklar içinde
yalnızlar sapağındasın
çabuk mu unutulur
ömrü talan eden sır...

Ayşe TURAL

HAYATA KARIŞIN

Şu aralar ne çok “ İYİ Kİ “ lerim var bir bilseniz…

İnsan yaşadıkları ile anlamlı… Hayatı paylaştıklarıyla güzel..
Sevgi dolu yüreklerle buluştukça sıcacık hissediyor kendini…

Uçağa binip de bulutların arasına dalınca ferahlıyor… Başka insanları gördükçe mutlu… Bir çocuk kahkahasıyla gülümsüyor…

İnsan sosyal bir varlık… Büyüklerimizin dediği gibi “ Yalnızlık Allah’a mahsus…”

İnsan insanın acısını, derdini, kederini aldıkça HAYAT aydınlanıyor…

Kendine benzeyen hayatlarla, bakış açılarıyla besleniyor, huzur buluyor…

Hiç beklemeyin…
Hayat bir ömür korkarak yaşanmaz.

Önleminizi ALIN…
HAYATA KARIŞIN…

GÜN OLUR

giden
ne götürür ki
getirdiklerinden...

içimin üşümeleri kalır geriye
düş gezgini yüreğimde
bir de kırılmış dallarım...

bir hangi gün
bir hangi zaman
acılarıma tuz basarım
yaralarım nasır bağlar...

elbet devran döner
istemesem de
benim de tayfımda
gün olur
yeniden açar çiçekler...

Ayşe TURAL

ARALIK KAPILAR...

Nedense aralık kapılar bende biraz hüznü çağrıştırır...
Umutla karışık bir hüzün hem de...

Aralık kapılar hep biri gelecekmiş gibi bekler...
Bekler de sanki, beklenen gelmeyecektir...

Dönülmeyen ufuklara gidenlere selam olsun...

Biraz da UMUT adına...

Şayet bekleniyorsanız,
beklendiğinizi biliyorsanız,
o ARALIK KAPIdan içeri girmeyi bir deneyin lütfen...

ANILAR

eskimeli mi sence yaşananlar
üstünü örtmeli mi zamanın külleri yavaşça...
yaşanan onca şeye
haksızlık bu bence...

düş kırgınlıklarımızda
ertelenmiş mutluluklar mıdır
yüreği soğutan...
sorguladın mı hayatını
neresindesin zamanın...

geçmiş zaman hikayelerinde
birinci tekil kişiysen eğer
çoğullayamamışsan
güvercin kardeşliğini
boşuna bekleme benden...

Ayşe TURAL


YAŞAMLA DANS

Yaşamın rüzgarlarına kapılıp, razı gelip de hayatınızı sürdürürseniz; hayatla kavga etmek yerine onunla DANS ETMEYİ öğrenirseniz, eninde sonunda siz kazançlı çıkıyorsunuz…

Bunu deneyerek, yaşayarak öğrendim…

ADIMI KÜÇÜK HARFLE SÖYLE

kimseler duymasın...
sevdamıza göz koyan olur
nazarına gelmeyelim
sevdasızların
iki dudak arası...

bakış bakış olsun da
içimize aksın
hayra yoralım
aşkın düşünü...

unutma
adımı küçük harfle söyle
kulağıma fısılda emi...

Ayşe TURAL

GÜNÜNÜZÜ GÜZELE BOYAYIN

Günaydınla başlayıp söze güzel şeyler düşünün önce...
Aynaya bakıp kendinizi güzelleştirin... Saçınızı farklı tarayın mesela...

Hiç giymediğiniz bir elbise seçin, neşeli olsun...
Gülümsetsin sizi...
Etrafınıza sevgiyle bakın...

Kimlerin yüreğine dokunabilirsiniz?
Kimlere küçük yardımlarda bulunabilirsiniz?

Sizin için külfet sayılmayan ama başkasının hayatında önemli olacak maddi manevi desteklerde bulunun...

Kendinize kocaman AFERİNleriniz olsun...

İnsan olmanın ONURUYLA
gününüzü güzele boyayın...

BALKON

ruhumun balkonunda
ne yaseminler
ne gecetütenler var bir görsen...

kırlangıçlarım
pikesindedir gönlümün
gugukkuşları penceremde
yaşama sevinci şakır...

siz bayım
bir demet beyaz gül ister misiniz
hayatınıza...

Ayşe TURAL

SAKLI CENNET

Çocukluğumdan beri beni şaşırtan şeyleri çok severim...

Geceden sabaha çiçeklerle donanmış bir ayva ağacı mesela...

Kıraç topraklarda uzun süre yol aldıktan sonra, bir bükü dönüverince karşınıza çıkan yemyeşil bir vadi...
Oraya eteklerini sermiş minik bir köy...

Apartmanların arasına sıkışıp kalmış, tek katlı, sarmaşıklarla, çiçeklerle bezeli bahçesinde size gülümseyen bir ev...

Tepeye tırmanmaktan tam da usandığınız anda karşınıza çıkıveren minik bir dere... Etrafında birkaç ağaç...
Dallarda cıvıldayan serçeler...

Eğilip avuç avuç yüzünüzü ıslattığınız köy çeşmesi...

Haydi bir saklı cennet keşfedin bugün...

Kendiniz için...
Ruhunuz için...

YÜREĞİN ÇAĞIRDI BENİ

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim
Günlerden bir gün
Aylardan KASIM...
Saatlerinse yasemin renklisi
Bana yalnızlığımı hatırlatan...
Sen yalnızlık nedir, bilir misin bir tanem?
Sen hiç yalnız kalmadın ki! ...

Bakışın çağırdı beni
Gitmemek olmazdı
Kalmak olmazdı
HAYIR demek hiç olmazdı...

Acemi iki sevdalı bir olduk biz olduk
Gel-gitlerinde zamanın
Sonbahar yaprakları gibiydik
Savrulduk...
Kavrulduk...
Sonra durulduk

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim...
Ne zaman bana öyle baksan
Öksüz bir çocuk gibi
Sokulup kucağına
İçimi çeke çeke ağlamak gelir...

Sakın ZAMANı zamanlardan çalıp
Uzaklar götürme emi?
Bakışların çağırdı beni
Bak geldim...
Parmak uçlarım / dudaklarının yangınında
Titrer elim ayağım
Titrer gönül telim
En ince yerinden...

Bakışların çağırdı beni
Ben geldim...
Leylak rengi akşamlarına...
Eğer istersen
Sen istersen
Hercai menekşen olurum senin...
Moru...
Sarısı...
Alacasıyla...
Tenekelerde kokulu karanfilin
Yahut
Boynuna sarılan
Sarmaşığın olurum EĞER istersen...
Dünya bir başka döner seninle
Başım bir başka...

Bakışın çağırdı beni
Ben sana geldim...
Özlemime düşüverdi gözlerin
Gel haydi!
'ELVEDA' diyelim eskimiş yalnızlıklarımıza
Hüznün ülkesinden DÖN artık
Sokul AKDENİZime...
Suskun yüreklerimiz konuşsun...
Yüreğin çağırdı beni
İşte ben geldim...
Uzat ellerini
Sevdamız sevişsin avuçlarımızda
Haydi durma!
Sıkıca sar beni...
'DAHA SONRA' demek çok geç demektir
Yıldız yüklü şarkılar fısılda kulaklarıma...
Şimdi
'SENİ SEVİYORUM' deme zamanı..

Ayşe TURAL


Bu haber 362 defa okunmuştur

:

:

:

: