Yaşanılanlarla doldurulan boş sayfalar

Her gün yatağımızdan kalktığımız andan itibaren boş bir sayfayla karşılaşıyoruz. O sayfayı, o gün neler yaşamışsak bizzat kendimiz dolduruyoruz. İyisiyle kötüsüyle bu sayfa, tüm çıplaklığıyla ‘o günkü bizi’ anlatıyor.

Her gün yatağımızdan kalktığımız andan itibaren boş bir sayfayla karşılaşıyoruz. O sayfayı, o gün neler yaşamışsak bizzat kendimiz dolduruyoruz. İyisiyle kötüsüyle bu sayfa, tüm çıplaklığıyla ‘o günkü bizi’ anlatıyor.
Yılmaz Erdoğan… 4 Kasım 1967 doğumlu Türk oyuncu, yazar, şair, seslendirme sanatçısı, komedyen ve yönetmen. Sadri Alışık Ödülleri en iyi erkek oyuncu, Altın Kelebek Ödülleri en iyi komedi dizisi, AACTA en iyi yardımcı erkek oyuncu, Afife Tiyatro Ödülleri Cevat Fehmi Başkut Özel Ödülü sahibi. Sevgili Yılmaz Erdoğan’ın “Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak” şiiri, bugünkü yazımın da canlı bir örneği oluyor. Bu şiiri fark ettiğim andan itibaren, 2005’te Ankara’daki okulumda başladığım şiir dinletilerimin devamında, hangi okulda olursam olayım her 21 Mart Şiir Günü vesilesiyle düzenlediğim şiir dinletilerimde en cesur, en güçlü sese sahip öğrencime okutuyorum. Neden mi? Nedeni, apaçık ortada. Bu şiiri okumak demek, o her gün bizler için açılan sayfanın gerçekliğini kabullenmek ve bu gerçekliğin içinde yaşayıp yaşadıklarını da sırasıyla, olduğu gibi, çarpıtmadan yazabilmektir.
Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
Her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla.
uçak örneğin; uçurtma mesela.
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın.
veya şiir yazılabilir,
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.
Bir beyaz kağıda
her şey, yazılabilir.
Dünya Ne Senin İçin Ne Benim İçin Dönüyor
Dünyamız, kimse için dönmüyor. Her şey, bir düzen içerisinde ve de öyle olması gerektiği için oluyor. Bizler, yaşadıklarımızdan sorumluyuz. Yaşadıklarımızın altına imzamızı atabilme cesaretini gösterebilmeliyiz. Çünkü, her gün yeni bir sayfa, belki de daha fazlası, bizler için açılıyor ve görünmez bir kalemle yazılıyor. Bunun için bir şey yazarken, birilerine bir şeyler söylerken, olayları enine boyuna düşünüp tartarken biraz daha dikkatli olmalıyız diye düşünüyorum. Tabii ki her birimiz için sunulanlar var. Fakat, bunların seçimi bizlere bırakılmış. Seçimlerimiz doğrultusunda yaşamaya devam ediyoruz. Yaşadıklarımızdan ders almanın önemini ta ilkokul sıralarında, bize okutulan metinlerden çıkardığımız ana düşüncelerle anlıyoruz. Bu dersleri, doğal süreç içinde, yaşadığımız Dünyaya uyumlu hale getiriyoruz. Her gün, gözlerimizi yeni bir güne açmamızla orantılı önümüze getirilen boş sayfamızı dolduruyoruz. İyi ya da kötü; olumlu ya da olumsuz…
Yukarı Bak Filmi
2009 çıkışlı, ABD yapımı, üç boyutlu, komedi - drama macera türündeki animasyon filmi olan, orijinal adıyla “Up” ( Yukarı Bak ), mükemmel bir film. Sadece mükemmel bir animasyon veya mükemmel bir aile filmi değil; aklınıza gelebilecek her anlamda mükemmel bir film. Gün içinde yaşananlar, hayaller ve gerçekler, yaşanılanları not alma deyince, aklıma bu film geliyor. Film izlenirken gerçekler içinde kurulan hayaller ve bunları gerçekleştirdikten sonra alınan notlar, tutulan albüm dikkatimi olması gerektiğinden fazla çekiyor.
Yaşamak, yaşatmak, yenilerini yazmak için gözlerini önce kendine sonra da yaşama gülümseyerek aç!

Bu haber 285 defa okunmuştur

:

:

:

: