Ağaçlar ve çiçekler

Bugün bahçede çiçeklerin kuruyan dal ve yapraklarını temizledim. Elbette bir bölümünü…

Bugün bahçede çiçeklerin kuruyan dal ve yapraklarını temizledim. Elbette bir bölümünü…

Kendimizle başbaşa kaldığımız zamanlar içimizle konuştuğumuz anlardır aslında…

Ağaçlar ve çiçekler insanlar gibi değil mesela… Neyi istediklerini, sevmedikleri şeyleri söyleme şansları yok…

Hayvanlar gibi kaçıp saklanamazlar. Yiyeceklerini etrafı kolaçan ederek de bulamazlar. Güneşten, yağmurdan ve kötü kalplilerden kolayca kaçıp kurtulamazlar…

“ Hey! Bak artık ben bu saksıya sığamıyorum, çıkar beni… “ diyemez.

“ Ben güneşi sevmiyorum. Beni şu esintili gölgeye koy! “ diye bağıramaz.

“ Öf! Başım ağrıyor, sararan yapraklarımı, kurumuş dallarımı kessene…” yakınmasını duyamazsınız.

“ Çoooook susadım, beni yine sulamayı unuttun, “ diye de haykıramaz.

“ Çiçek açmamı çok beklersin! Hani benim vitaminim? “ diye de sızlanamaz.

Çiçeklere HAYAT verdiğinizi düşünüyorsanız bakın bakalım onların dilinden ne kadar anlıyorsunuz…

Mis kokulu mutlu akşamlarınız olsun…

EYLÜL GELİNCE

Eylül gelince
Tüm dizelerimi
Gözlerine diziyorum
İnci inci...
Şiir oluveriyorlar...

Eylül hınzırdır...
Acımasızdır
Sonbahar yağmurları
Ruhumu yıkarken
Sen
Çağsayıcı mevsimler yaşatmalısın bana...
Dolunaylı gecelerde...

Eylül kıskançtır....
Gecelerin kolsuz kanatsız sevişmeleri
Yarasa gözlerinden uzak
Bir sana bir bana döner durur...

Eylül derbederdir...
Dağıtır ortaya saçar isyanlarımı...
Vurgun bir yürek
Delice
Ortasına ortasına vurur
Aşkın
Ah!
Şu eylül yok mu
Deli eder adamı.

Ayşe TURAL

YAŞASIN HAYAT

Canınızın hiçbir şey istemediği bir günde olursunuz bazen... Miskinlik çöker üstünüze... İçinizden bir şey yapmak gelmez ya hani!

Kalkın, güzel bir duş alın... Dolaptan çoktandır giymediğiniz, cıvıl cıvıl renkli ve ince bir elbise çıkarın...
Giyin...

Aynanın karşısına geçip hafif bir makyaj yapın... Bu arada neşeli bir şarkı mırıldanmayı unutmayın...
Topuklu ayakkabılarınızı giyip tıkır tıkır yürüyün...
O ses sizi neşelendirecek...

Çantanızı alıp çıkın...
Vitrinlere bakın...
Şu şapka size çok yakışır...
Hemen alın takın...

Yoruldunuz...
Hoş bir kafe bulup oturun...

Kahvenizi yudumlarken gülümseyin... Yan masadakilerle gözgöze gelirseniz hafifçe başınızı eğerek selamlayın...

Başınızı masmavi gökyüzüne kaldırın...

İçinizden şükredin yaşadığınıza...
Sağlıklısınız...
Yürüyorsunuz...
Konuşuyorsunuz...
İşitebiliyorsunuz...

Yaşasın HAYAT deyin...

ARTIK

Artık büyüsem diyorum
Nasıl olur?

Ellerim büyüdü
Ayaklarım büyüdü…

Yüreğimse
Hala o yaramaz çocuk..

Ayşe TURAL

SENİN YÜZÜNDEN...

Senin yüzünden... diye başlayan sözleri söyleyenlere dikkat edin hem de çok dikkat edin. Neden mi?

Genellikle böyle söyleyen kişiler, çocukluklarından beri başarısızlıklarına, beceriksizliklerine hatta kişisel hatalarına hep bir KULP bulmak konusunda ustalaşmış kişilerdir.

Oysa hatalarımız, dikkatsizliklerimiz başkasının suçu değildir; doğrudan bizim suçumuzdur. Bunu bir başka kişinin ya da kişilerin üstüne atmakla biz aklanmayız ki!
O, yapılan her neyse sadece bize aittir ve bizi bağlar.

Elbette pek az durumda / gerçekten / karşımızdakinden kaynaklanan bazı nedenlerden dolayı zarara uğradığımız bir gerçektir. O noktada bile yine bizler, doğru kişiler seçmediğimiz, bazı üç kağıtçıları anlayamadığımız, yalakaları fark edemediğimiz için hatalıyızdır.

Başkasını suçlamak en kolay iştir. Başarısız öğrenci öğretmenini suçlamakla işe başlar. Siz de anne baba olarak ona hak verirseniz, onun tarafını tutarsanız işte o zaman bir ömür ceremesini çekeceksiniz demektir.

Her zaman başarılı olamayız elbette. Böyle durumlarda da akılcı olup ' Ben nerde hata yaptı? ' sorusuna yanıt aramalısınız. O her neyse, mantıksal bakış açısını yakalarsanız aynı hatayı tekrarlamaktan kaçınırsınız. Dikkatli olursunuz.

Atalarımızdan günümüze kadar gelen ne güzel söyleyişler, benzetmeler vardır. ' Kedi her zaman bal / pilav / yemez. ' gibi. Akıllıysanız bir daha aynı oyuna gelmezsiniz.

Siz siz olun zayıflıklarınızı, hatalarınızı başkalarını suçlayarak örtmeye çalışmayın. Elbette bu çok önemli bir eğitim işidir de ....
Bakın bakalım siz böyle misiniz?
Sizin çevrenizde böyle davrananlar kişiler var mı?

Hatalarımıza başkalarının neden olduğunu düşünmek, böyle bir KILIF UYDURMAK kolaycılıktır. Kolaya kaçmayın lütfen...

Hayat, CESUR YÜREKLERİ daha çok SEVER.
Bakın çevrenize böyleleri daha başarılı ve gözü pek insanlardır...

EYLÜL OLSUN DA GÖR BENİ

bir
eylül olsun da gör beni
nasıl dökeceğim yaşlarımı
nasıl dağıtacağım sırma saçlarımı...

bir
eylül olsun da gör beni
dize gelecek sevdalar
inciler gibi dizeceğim
' hazır ol...' a geçecek tüm sözcükler...

bir
eylül olsun da gör beni
tutup tutup yere savuracağım
yalancı aşkları...

sen
sevda masalı görmedin
hele bir
EYLÜL olsun da gör beni...

Ayşe TURAL

HAYAT
GÜÇLÜ OLANLARI SEVİYOR

Aramızda öngörü düzeyi çok yüksek insanlar vardır her zaman... Onların bu hallerine hep gıpta etmişizdir.

İsabetli kararlar verirler.
Başarıları ile göz doldururlar.
Temkinli davranırlar.
Her düşünceye balıklama atlamadan önce enine boyuna düşünürler.
Ölçüp tartarlar.
Doğal olarak da eyleme geçtiklerinde kendilerinden oldukça emindirler.
Sonuç % 99 başarı ile sonuçlanır.

Bulundukları sektörde başarılı kişilerin başarıları ASLA tesadüf değildir. Bizi yetiştiren ailemizden, öğretmenlerimizden öğrendiğimiz bir şeydi bu. Başkalarının / özellikle başarılı kişilerin / hayatını okuyun ve öğrenin. Çünkü her hayat çok önemli dersler içerir.

Zaman zaman kanallarda YAŞAM ÖYKÜLERİNİ anlatan kişileri çok dikkatle dinleyiniz. Başarı gökten zembille inmiyor hiçbir zaman. Çektikleri sıkıntıları, yaşadıkları olumsuzlukları anlamaya çalışın.

Siz bu kadarına katlanabilir miydiniz?
Ya da onun kadar sabırlı, yılmayan, düştükten sonra yeniden kalkan boksör gibi yumruğunuzu savurabilir miydiniz HAYATA ?

EVET diyebiliyorsanız, ne mutlu size. Kocaman bir ALKIŞI hak ediyorsunuz. Eminim pekçok kişinin de idolüsünüz... Onlar size benzemeye çalışacaklar inanın bana...

Örnek olabilmek kadar önemlidir örnek alabilmek...
Farkına vardığınızda başarıyı yakalamak, daha kolay olacaktır.

İnanın bana:
Hayat, güçlü olanları daha çok SEVİYOR...

AKDENİZ

Bir çigan müziği
Ruhumu alıp götürüyor
Uzak diyarlara...
Tuz kokulu kıyılar
Akdenizin mor salkımlı
Nar çiçekli sokakları...

Bayırlardan incecik buğulu bulutlar
Hep denize iner akşamları...
Bir kızın yasemin kokar saçları
Etekleri açılır hafiften
Yakasından içeri dalar
Çapkın rüzgarın eli...

Çatanalar, tekneler
Mavi, beyaz, kırmızı yelkenli
Yanık tenli kaptan
Ufukları gözler
Siperinde ellerinin
Çatlamış, yosun kokulu...

Özgürlüğe koşar yüreği
Alır alır da başını
Gider uzaklara
Martı kanadında sevileri...

Ayşe TURAL

Günaydınlar!

İNSANIZ...
AYNI KALDIKÇA ESKİRİZ...

SEN
HER YENİ GÜNDE YENİLENMEYE BAK...
DEĞİŞTİR KENDİNİ...

SEN DEĞİŞTİKÇE HER ŞEY DE SENİNLE DEĞİŞİP GÜZELLEŞECEKTİR...


AŞK SOBELESİN BİZİ

günaydın' diye başlayıp söze
nakışsız bir hüzün gibi
adını bulutlara yazsam, diyorum
işte o zaman rehin kalır mı gözlerin bende?

alaza keser yüzüm bakışlarından
düşlerimin yelkenlerini birer birer
suya düşürürken sen
daldır gözlerini derin maviliklere...
GEL AŞK SOBELESİN BİZİ...

usulca kalkar ya hani trenler
yalnızlık istasyonlerinden
hüzünler gömülür akşama...
işte o zaman, ellerin gelir aklıma
çoğalır içimin ırmağı, delice akar sana...

lavanta kokulu mendiller gibi
güz mavisini al da gel
limon kokuları içinde şimdi akşam
nehirleri atla üşüyen geceleri unut
gel, Akdeniz'ime demir at...
AŞK SOBELESİN BİZİ...

rengini bulamamış karanlıklar
bana göre değil
kaç gel, bin yıllık yalnızlığımıza
nokta koyalım birlikte
dağılmış ellerim, gel toplayalım seninle...

suskunluklarım sona ersin gelişinle
aşkımız gün olup eskimesin sakın
sular uyanır
beklemeler biter bir gün...
yalnızlıklaradır noktalarım...
haydi gel
AŞK SOBELESİN BİZİ...

düşlerimin kırılan sesinde
SEN çınlıyorsun...
kırgınlıklarını ver
yaşama sevinci armağan edeyim sana...

arkası yarınlarımız olsun
bitmeyen mor akşamlarda...
bir kahve molasında
dinlensin kucağında sevdalı başım...

bütün olalım parçalanmadan
inadına sevgisizlerin...
usulca kapansın gökler
saklasın kem gözlerden ikimizi
kalplerimiz çarpsın aynı anda
aşkların dargın yüzüne inat
haydi gel,
AŞK SOBELESİN BİZİ...

geçmişin sofrasından
el ele kalkalım seninle
yeni şölenlerde buluşsun gözlerimiz
terlesin avuç içlerimiz sevdadan
bereketlensin gönül soframız...

nar çiçeği, buğday başağı
günebakanlar dolsun yüreğimize
kendi masalımızı yazalım şimdi
sevdayı dizelim inci inci...
gel haydi
AŞK SOBELESİN BİZİ...

Ayşe TURAL

ÖYLE GÜZEL Kİ !
Geçenlerde birkaç işim için resmi kurumlara uğramak zorunda kaldım...

O ne güzel karşılanıştı öyle!

Hangi bölüme gittiysem başını kaldıran, beni uzaktan görüp hoşgeldiniz, nasılsınız diyenler... İmzasını atmadan, yazılarınızla günümü aydınlatıyorsunuz diyenler....

Ta uzaktan koşup gelen, sizi yakından görmek ne güzel, diyenler...
Face'ten arkadaşız, şiirlerinize bayılıyorum, diyenler...

Hocam siz lütfen oturun, ben hepsini halledip gelirim, diyenler....

Ah! Ben inanıyorum ki Tanrı'nın sevgili kuluyum...

Hayatıma renk katıyorsunuz....
Hepinizi çooook seviyorum...

Sevgilerimle… Kendinize çok iyi bakın…

Bu haber 281 defa okunmuştur

:

:

:

: