Okullar açıldı açılmasına

Mart 2020’den beridir Koronavirüs pandemisi nedeniyle dönem dönem kesintiye uğrayan okullardaki yüz yüze eğitim, yeni ders yılıyla birlikte yeniden başladı.

Mart 2020’den beridir Koronavirüs pandemisi nedeniyle dönem dönem kesintiye uğrayan okullardaki yüz yüze eğitim, yeni ders yılıyla birlikte yeniden başladı. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, ilgili tarafların katkısıyla, yüz yüze eğitim için hem eğitim programı, hem akademik takvim hem de bulaş protokolü hazırladı. Bulaş esnasında ne yapılacağı konusunda okullarda “Bulaş Kurulu” oluşturulmuş ya da en kısa zamanda oluşturulacak. Bunlar, güzel haberler. Fakat, bu bir gerçek ki ne kadar da okullarımızı tam ve yüz yüze açsak da pandemi öncesi ruhla açmadığımız ortada.
Bugün ve Okul Bahçesi
Sabahın erken saatleri ve uzun zamandır olmadığım bir yerdeyim. Okulumun bahçesindeyim. Geçtiğimiz seneden çok farklı. Bu sene, okulumun bahçesi oldukça kalabalık. Böyle öldürücü bir hastalığın başlangıcından beridir ilk kez bu kadar kalabalık bir ortamdayım. Yaş olarak, boy olarak farklı olan öğrencilerin tek ortak yönü, giydikleri okul üniformaları ve virüs kapmaktan korktukları için taktıkları maskeleriydi. Onlara baktığımda nelerin değiştiğini bu bir buçuk sene içerisinde fark ettiklerini, neleri yapabileceklerini, neleri yapamayacaklarını çok iyi anladıklarını, yeni başlanılan bu döneme kendi dünyalarında anlamlar yüklediklerini duyumsadım. Bu sene artık, bu dönemi kabullenip eğitimlerine, kendi özel uğraşılarına, girecekleri sınavlarına ağırlık verebilecek durumda olduklarına karar verdim. Daha önceki gibi, dönemin kısa sürede geçip gidebileceği düşüncesi, bu dönemde hiçbir şey yapamama, tamamen kendini olana teslim etme, düşüncesi yoktu. Öğrencilerle yaptığım konuşmalarda da onların bu durumun geçiciliğini doğruladıklarını ve yaşamlarına bir buçuk seneden sonra daha bir kendilerine güvenle devam etmeleri gerektiğini bildiklerini anladım. Böyle umut verici, kara bulut dağıtıcı konuşmalarını duydukça onlarla gurur duydum, onları geleceğin öğretmeni, doktoru, memuru, işçisi, politikacısı… olarak takdir ettim. Duygu ve düşüncelerimi de her konuşmamızda onlarla paylaştım, onları desteklediğim konusunda onlarda güven oluşturdum.
Zor Zamanlar Güçlü İnsanlar / G. Michael Hopf
Uzun seneler önce okuduğum bir kitapta : “Zor zamanlar güçlü insanları; güçlü insanlar iyi zamanları; iyi zamanlar zayıf insanları; zayıf insanlar da zor zamanları yaratır. Ve dünyanın döngüsü, böyle sürüp gider.” sözü halen aklımda. Bu dönem için söylenebilecek en özlü sözlerden bir tanesi, bence. Bu sözün üstadı, 1970 yılında Güney Maryland'de küçük bir kırsal kasabada doğan, maceracı, yazar ve girişimci G. Michael Hopf, çoğu başka dillere çevrilmiş düzinelerce roman yazmış ve tüm kitaplarında bir milyondan fazla kitabı satılmış, bazıları ödül almış ve USA Today En Çok Satanlar listesine girmiştir.
Dünyanın Döngüsü
Dünya döngüsü, bizleri bu noktaya taşımıştır. Olsun, mutlaka bu dönemi de atlatıp kendimizi en doğru zamanda, güçlü ve güvende hissedeceğimiz zaman da gelecek. Bu döngüyü değiştirme şansımız olsa; hangi kısmını değiştirirdik? Pek tabii ki, “İyi zamanlar, zayıf insanları yaratır.” Kısmını değiştirmemiz doğru olur. Çünkü içinde olduğumuz zaman, iyi de olsa kötü de olsa hep güçlü insanlar olmalıyız. Güçlü insanlar olmaktan kastım, yenilmez değil; bu dünyayı yaşanılır kılan, yaptığı işi sevgiyle yapan, kendine ve çevresindeki tüm varlıklara saygılı davranan, anlık yetilerden şımarmayan ve sürekli üretmeye, yaratmaya odaklı insanlar. Güzel bir Dünya için güzel düşüncelerle, yaratımlarla yaşama her gün “Merhaba!” demek dileğiyle sevgiyle kalın.

Bu haber 352 defa okunmuştur

:

:

:

: