Dolar ve enflasyon

Son günlerin en popüler konusu dolar ve asgari ücrette ki gelişmeler oldu. Bugün bu iki konu üzerine fikirlerimizi siz okurlarımıza beyan edeceğiz.

Son günlerin en popüler konusu dolar ve asgari ücrette ki gelişmeler oldu. Bugün bu iki konu üzerine fikirlerimizi siz okurlarımıza beyan edeceğiz.
2021 başında USD – TL kuru 6.95 den Aralık ayı ortasında 18.50 a kadar geldi. Bu da beraberinde fiyat pahalılıklarını getirdi. 18 i aşan dolar tl kuru TC cumhurbaşkanı sn Erdoğan ın konuşması sonrası duyurulan ‘’ Hazine garantili Dövize endeksli TL MEVDUATI’’ sistemiyle dolar kuru akşamı ve ertesi günü sabahına 11 tl ye kadar çekildi. O gece yapılan açıklamanın ilk saatlerinde dolar da pek bir hareket gözlenmedi. Çünkü o saatlerde yurtdışı işlemlere açık olan piyasa da bu hareket görülmedi. Kur da ki bu kayıp %50 üzerinde gerçekleşti. İşte bu düşüş ve yeni açıklanan ürün ile beraber dolar da satışlar görüldü. Bu düşüş Şok etkisi de yaptı. Tabiri caizse ÇAKILMA diye adlandırdığımız bir düşüşü bize gösterdi. Aslında dolar halen TL karşısında yüksek. Sene başında 6.95 olan dolar halen 2 katı artmış halde bulunmaktadır. Nitekim 18 lerden 12 ye gelmesini sevindirici bulanlarda var.
TC merkez bankası doların 18.50 çıktığı günlerde 3 gün içerisinde 7 milyar dolar satış yapmıştır. Amaç doları stabil tutup piyasa da dalgalı etkiyi düşürmek içindi . Nitekim öyle olmadı. Lakin 18.50 sonrası Örtülü faiz ödemesi yapacak olan devletin kararıyla dolar 12 seviyesine geriledi.
Bundan sonra ne olacak?
14 ve üstü dolar alanların en çok kafasını kurcalayan soru budur şu günlerde…
‘’hazine garantili dövize endeksli TL mevduatı' sitemine geçilmesi ve Bakanlığın bankalara gönderdiği bildirgede 3,6,9,12 ay vadeli seçeneklerini sunup her gün saat 11 de açıklayacak kur ile insanlara faiz ile dolar kuru arasında ki fark seçecekleri vadeli süre sonrasında ödenecek. Bu politika kısa süreli zaman da doları düşürmüş olsa da yeni yıl itibariyle 3 ocak 2022 de açıklanacak enflasyon verileri ve faiz artışları neticesinde yukarı yönlere bir hareket gösterebilir. Lakin bu açıklanan programın sürdürebilir olması için üretim şart. Pandemi ortamında ve Enflasyon un görüldüğü bir dönemde bu pek sürdürülebilir görülmemektedir. Çünkü Döviz endeksli ödemeleri devlete yük bindirecek. Bu yük ile para basma yoluna gidecek olan devletin enflasyonu daha da yükselteceği için bu manevra kısa süreli olacaktır. Uzun vade de kısır döngü içinde kalacaktır. Zaten uluslar arası anlamda diğer ülkelerin merkez bankalarının faiz arttığı bir ortamda ülkemiz de faiz oranlarının düşürülmesi nitekim doları bu kurlara iteledi.
Ocak 2022 itibariyle gelecek rakam ve faiz hareketleri doların seyrini belirleyecektir. ABD merkez bankası başkanı POWELL a bakarsak gelecek yıl en az 3 kez faiz artışı beklediğini söyledi. Buna binaen de doların abd dışında etkisini gelişmekte olan ülkelerde daha net göreceğiz.
Bugün DÖVİZE endeksli bu politika sürdürülebil inilir görünmemektedir.
Ayrıca Türkiye ye yatırımın bu dönemde azalması neticesinde de dolar girişi azalmış durumdadır. Lakin körfez ülkeleri ile son dönemde imzalanan ikili anlaşmalar ve swap anlaşmalarını da unutmamak lazım. Kısa dönemde doları bir süreliğine bu seviyelerde görebiliriz. Yatırım ve Fonların Türkiye ye bir şekilde gelmesi dolar da ve piyasalar da istikrarı da beraberinde getirecektir. Ekonomide yeni reformların acilen atılması ülkemize yatırım yapacak yatırımcıların da önünü açacaktır. Açıklanan paket sadece iç piyasalara yönelik bir hamleydi. Kısa süreli etkisi olabilir ama uzun vade de yukarı da saydığımız adımların acilen atılması lazımdır.
Gelelim asgari ücretlere..
Açıklanan rakamlar ortada. Bunların işverene maliyeti de artmış durumda. Lakin çalışanların enflasyon ile beraber alım gücü azaldığından gelen zamları normal buluyoruz. Çünkü artan hayat pahalılığı ve zamlar ile beraber her gün insanların sermayeleri eriyor. Bu nedenle ben bu artışları çalışan ve işveren arasında paradoksal bir ilişki olarak gördüğümü söyleyebilirim. İşte piyasaları hareketlendirmek ve istikrar sağlamak için her şeyin başı kaliteli ekonomik reformları sağlamak ve sağlam ekonomik temellerden geçiyor. Kalın sağlıcakla

Bu haber 3230 defa okunmuştur

:

:

:

: