Mantıkları hep kötü niyetli ve barbarca

Gerek Yunanistan’daki gerekse Kıbrıs’taki Rumların , Türklere bakış açıları tarihin her devrinde kötü niyetli ve barbarca olmuştur .

Gerek Yunanistan’daki gerekse Kıbrıs’taki Rumların , Türklere bakış açıları tarihin her devrinde kötü niyetli ve barbarca olmuştur .
Buna pek çok örnek gösterilebilir .
Bir gecede Girit Türklerini katletmeleri .
Batılı emperyalistlerin desteği ve teşviki ile İzmir’i işgal etmeleri ve Türkleri insanlık dışı yöntemlerle katliamdan geçirmeleri .
En önemli ve güncel barbarlıkları ise yıl dönümünü andığımız , tarihe Kanlı Noel alarak geçen soykırım hareketi .
Cumhuriyetin ortaklığını içine sindirmeyip , bizleri bu ortaklıktan uzaklaştırmak için Girit’teki gibi toplu katletmek girişimleri.
Ortaklık Cumhuriyetine üç yıl bile tahammül gösteremediler .
Bunu yıkan Rumlar , aynisini tekrar oluşturmak için bir de elli senemizi çaldılar .
Sn. Çavuşoğlu Kıbrıs konusunda yaptığı son açıklamasında üstüne basa basa buna açıklık getirerek mühürü bastı .
“ …Türk tarafı ile paylaşmak istemiyorlar . Eğer isteselerdi 1960 Anlaşmasını bozmazlardı .”
Adamlar beğenmeyip yıktıkları binanın ayni modelini yapıp , adayı eskisi gibi paylaşmaya yanaşır mı ?
Evin tümünün sahibi ve maliki olmak istiyorlar .
Bu konudaki direnmelerinin arkasında , kağıt üstünde bunlara verilmiş ve hiçbir zaman geçmişte de gördüğümüz gibi yerine getirilmeyecek vaatler .
Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyeti birçok devlet adamı ve kral ziyaret etmişti . Bunlardan biri de Yugoslavya kralı 1’ ci Alexsandır idi. Aleksandır , o ziyaretinde Atatürk’e bir itirafta bulunmuştu . “Batılıların vaatlerine kanmış olsa idim . Yunanlıların yerine Anadolu’ya biz çıkacaktık . “ Kral bu cümlesi karşısında Atatürk’ün tepkisinin ne olacağı konusunda pür dikkat kesilmiş . Atatürk’ün ağzından çıkacakları sabırsızlıkla bekliyordu . Atatürk gayet nazik ve munis bir tarzda şu yanıtı verdi . “ Ekselans , geçmiş olsun . Yunanlıların yerine , denize siz dökülecektiniz .”
Yunanlılar halen o batılıların sahte vaatlerinin pençesinden kurtulmuş değil . Galiba bu bir gen hastalığı olabilir diye düşünüyorum .
Türkiye’nin tüm iyi niyetli önerilerini , elinin tersi ile iterek . Hep diklenme politikası izlemiş ve izlemeye de devam etmektedir . Bu konuda ,Türkiye’nin uyarılarını da kulak arkası ederek . Diklenme politikasını devam ettiriyor .
Nato’nun içinde iki ülke ittifak halinde . Buna karşın Nato içerisindeki ülkelerle Türkiye’ye karşı ittifaklar oluşturmakta ve diklenmeye devam etmektedir .
Bu ittifaklardan biri de dine dayalı olarak oluşturduğu askeri ittifaktır .
Temel ilkesi , Ortodoks ülkelerin bir araya gelerek oluşturdukları militarist güç .
2006 yılında Yunanistan’ın öncülüğünde HELBROC ismi ile Ortodoks ülkelerden oluşan militarist ittifakta olan ülkeler :
Yunanistan , Bulgaristan , Romanya , Güney Kıbrıs . Daha sonra bu ittifaka , 2011 yılında Ukrayna , 2016 yılında da Sırbistan katıldı .
İttifakın liderliğini Yunanistan yapıyor .
Bu askeri ittifakın , sayısal olarak 1500 de ortak askeri varlığı bulunmakta . Amblemi de AB ‘nin amblemi . 12 Havari .
AB içerisinde oluşan askeri ittifak . Bu askerlere de Amerikan piyadesinden eğitim yaptırılmakta .
Amaç , bu ittifak içerisinde saldırıya uğrayan üye ülkelere yardımda bulunmak .
Fakat , Yunanistan’ın kafasında bu ittifakı Türkiye’ye karşı kullandırmak .
Bu ittifak galiba tabela ittifakına dönüştü . İttifaka dahil olan ülkelerin merhemleri olsa idi kendi başlarına sürerlerdi .
Bunlardan biri de Ukrayna . Türkiye’nin sihalarına muhtaç .
Yunanistan ve güneydekiler diklenirken , hiçbir zaman kendi güçlerine dayanmadılar . Hep başkalarının vaadine ve gücüne kanarak tarihe hep aldatılmışlar ve tokat yiyerek geçmişlerdir .
Ettiler eylediler Cin’i lambadan çıkardılar ve şaşkına döndüler .
Cin’i çıktığı lambaya koymak mümkün değil . Lamba artık Cin’e çok dar gelir .
Diklenmeye devam edin bakalım .
Bu haber 3290 defa okunmuştur

:

:

:

: