Anne albümünden öyküler IX Aslanlı Yol

Bu seferki resimler anne albümümden değil, annemin amcaoğlu Hasan ve eşi Kadriye’den. Bu yazı dizisini hazırladığımı bilen Hasan ve eşi resimleri albümlerinden bana ulaştırınca çok eski anılar da resimle birlikte gözümde canlanıyor.

Bu seferki resimler anne albümümden değil, annemin amcaoğlu Hasan ve eşi Kadriye’den. Bu yazı dizisini hazırladığımı bilen Hasan ve eşi resimleri albümlerinden bana ulaştırınca çok eski anılar da resimle birlikte gözümde canlanıyor.
Dedemin babası Müezzin Mehmet Kahveci Hasan’ın sekiz çocuğu oluyor. Dedem Hasan ve kardeşleri Hüseyin ve Murat ilk eş olan Sıdıka anneden; Fatma, Sultan, Edibe, Kemal ve Halil isimli kardeşleri ise ikinci eş Hatice anneden oluyor. Sıdıka anne eşinin tekrar evlenmesini kabullenmeyip Türkiye’ye gidince, o zamanlar küçük bir çocuk olan dedemin kardeşi Murat Amcaya, Hatice Hanım annelik yapıyor. Murat Amca dedemin 18 yaş küçük kardeşi.
İlk resim Murat Amca, eşi ve Hasan Kıbrıs’tan Ankara’ya geldiklerinde; Anıtkabir’in çimenli taşlarla döşeli Aslanlı Yol’unda çekilmiş. Resimde sağdan sola sırasıyla; Murat amca, annemin ablası Fatma Teyzem, Murat amcanın eşi Vahide Yenge ve oğlu Hasan var. Bir de Fatma Teyzemle Vahide Yengenin omuzları arasından Aslanlı Yol’un aslanlarından biri baş gösteriyor. Arkada Anıtkabir’in bayrak direği ve daha arkada Ankara silueti görülüyor. Siyah beyaz resimde belli olmasa da teyzemin o gün giydiği kıyafet boyuna kahverengi çizgileri olan taba rengi bir elbise. Teyzem amcasını ve ailesini kendisinde kaldıkları süre içinde Anıtkabir’e, Botanik Parkı’na ve alışverişe götürüyor. Her geldiklerinde olduğu gibi biz de şehir dışından onları görmeye Ankara’ya geliyoruz.
Murat Amca tek çocuğuna baba gibi sevdiği büyük abisinin yani Hasan dedemin adını koyuyor. Hasan hem annemin kuzeni, hem de yaşıtım olduğu için benim çocukluk arkadaşım. Fatma Teyzemin evinin yakınındaki Bükreş Sokak’taki küçük parkta birlikte oynadığım ve ailecek gittiğimiz Gençlik Parkı’nda araba tokuşturduğum arkadaşım.
Hasan; on yaşlarındayken babamın hakimlik yaptığı Yozgat/Sorgun’a geldiklerini, Fidanlık’ta top oynadığımızı, anlatıyor. Onu ciple bir davanın keşfine götüren babamın, belindeki beylik tabancasını merak edince babamın tabancayı eline almasına izin verdiğini anlatıyor. Ben ise onlar eve dönüp Hasan bunu heyecanla annesine anlattığında yengemin ve annemin nasıl üzüldüğünü hatırlıyorum, anlatmıyorum. Babam o günü unutturmak için hem anneme hem de yengeme birbirinin aynı beyaz taşları olan bir kolye alıyor.
İkinci resim Ankara’da Fatma Teyzemin evindeki şöminenin önünde çekilmiş. Bu resimde 70-71 yaşlarında olan Murat amca koltukta oturuyor, o gün ceket giymediği için çok sevdiği ve üzerinde 1903 rakamı olan yaka iğnesini takmamış. Hasan ayakta, şortlu ve gülümsüyor, Vahide Yenge de Hasan gibi güler yüzlü, çiçek desenleri olan bir elbise giymiş, eli eşinin sırtında.
Murat amcanın kimliğinde ve çalışma belgesinde farklı doğum tarihleri var. Gelini Kadriye bunun nedeninin madende çalışmaya başlaması için yaşının büyültülmesi olduğunu söylüyor. Boğazıma bir yumru düğümleniyor.
Annemin on yaşındayken yaz tatilinde babasıyla gidip kaldığı Murat amcanın evi Lefke’de. Çalıştığı maden olan CMC (Cyprus Mines Corporation-Kıbrıs Madenleri Şirketi) ise Gemi Konağı’nda bir bakır madeni işletmesi. Murat Amca burada kırk yıl çalıştıktan sonra makinist olarak emekli oluyor ve üstün çalışmalarından dolayı şirket tarafından kendisine saat hediye ediliyor. Murat Amca daha sonra Mağusa’da lokanta açıyor.
Vahide Yenge Murat Amca’nın ikinci eşi. Vahide Yenge ile evlendiklerinde Murat Amca 55 yaşında ve eşi kendisinden 30 yaş küçük. Hasan’ın annesi Vahide yenge sevgi dolu, huzurlu, resimdeki gibi destek bir eş. Murat amca eşi ile mutlu ve huzurlu on dokuz yıl geçirdikten sonra 1979 yılında hayatını kaybediyor.

Ailemin güzel insanları, iyi ki yaşamışlar, iyi ki tanımışım onları…

Bu yazının resimleri için annemin amca oğlu Hasan Tekbıyık’a ve eşi Kadriye’ye teşekkür ve sevgilerimle.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 302 defa okunmuştur

:

:

:

: