Ukrayna Krizi ve bize yansımaları

Tarihler 21 Şubat 1952’yi gösterdiğinde Türkiye NATO’nun üyesi oldu. Yani bundan tam 70 yıl önce bugündü…

Tarihler 21 Şubat 1952’yi gösterdiğinde Türkiye NATO’nun üyesi oldu. Yani bundan tam 70 yıl önce bugündü…
Lizbon'da yapılan toplantıya ilk defa katılan Türkiye için en büyük kabus, sıcak denizlere yani Doğu Akdeniz’e inme hayaliyle yanıp tutuşan Rusya idi.
Batı ile Doğu arasında hep denge politikası güden Türkiye, 70 yıl önce bugün bir tercihte bulunmuştu.
NATO’nun varlığı uluslararası arenada hep tartışıldı. Gerçekten üye ülkelere bir Rus saldırısı olursa NATO etkin bir şekilde sahaya iner mi?
Bu, bugüne kadar pek test edilmedi. Ta ki Ukrayna krizine kadar.
Ukrayna her ne kadar NATO üyesi değilse de Rusya’ya karşı bu kalkana sahip olmak istiyor.
Batılı devletler ise şu anda sadece sert mesajlarla yetiniyor.
Putin, Doğu Avrupa'da, esas olarak şu anda bağımsız olan Estonya, Letonya, Litvanya, Beyaz Rusya, Gürcistan ve Ukrayna gibi eski Sovyet cumhuriyetlerini kapsayan bir Rus nüfuz alanını yeniden inşa etmenin peşinde.
Sovyetler Birliği çöktükten sonra Batı karşısında boynunu büken Rusya, Putin’in yeni politikasıyla hala bir süper güç olduğunu göstermek istiyor.
Putin, Rusya'nın güneybatında stratejik öneme sahip Ukrayna'nın Batı ile asimile olmasından korkuyor. NATO'ya artan yakınlığına da bu yüzden karşı.
Ayrıca Kiev'in AB ile gelişen bağlantılarına da karşı çıkıyor.
Putin’in hedefi belli. NATO'nun Ukrayna'yı, Gürcistan’ı ve Moldova'yı asla üye olarak kabul etmeyeceğine söz vermesini istiyor.
Peki bu bilek güreşinin bize, yani Doğu Akdeniz’e yansımaları nasıl olacak?
Ukrayna krizinde Türkiye’nin Rusya yanından yer almasında çekinen ABD, Ankara’yı bir şekilde yatıştırmak istedi.
EastMed projesinin dondurulması, ABD’nin bu bağlamda Türkiye’ye altın tepside sunduğu çiçekti.
Yunanistan, Rum yönetimi ve Avrupa Birliği EastMed projesi ile Avrupa’nın enerjide Rusya’ya olan bağımlılığını sona erdirmeyi vaat ediyordu.
Ancak kısa vadede Türkiye’yi kaybetmenin bölgesel çıkarları için büyük bir tehlike olduğunu düşünen ABD, tercihini Ankara’dan yana kullandı.
Sözün özü Doğu Akdeniz’de Türkiye ve dolayısıyla KKTC’yi etkisiz kılmak için kurulan çember, Ukrayna krizinde Türkiye’yi yanında tutmak isteyen ABD tarafından şimdilik kırıldı.
Ancak Doğu Akdeniz satrancı daha çok su kaldırır. İzleyip göreceğiz…


Bu haber 1128 defa okunmuştur

:

:

:

: